09 Kasım 2007

DOSTLARA MEKTUPLAR-13-YEMİN ÜZERİNE

YEMİN ÜZERİNE

MİLLETVEKİLLERİ GÖREVLERİNE BAŞLARKEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE ANT İÇERLER:
“DEVLETİN VARLIĞINI VE BAĞIMSIZLIĞINI, YURDUN VE HALKIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ, HALKIN KAYITSIZ ŞARTSIZ EGEMENLİĞİNİ KORUYACAĞIMA; HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ VE ATATÜRK İLKELERİNE BAĞLI KALACAĞIMA; HALKIMIN REFAH VE MUTLULUĞU İÇİN ÇALIŞACAĞIMA; HER YURTTAŞIN İNSAN HAKLARINDAN VE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YARARLANMASI ÜLKÜSÜNDEN VE ANAYASAYA BAĞLILIKTAN AYRILMAYACAĞIMA; NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE AND İÇERİM.”
BİZDE ROGG GRUBU OLARAK İŞE BAŞLARKEN BUNA BENZER BİR YEMİN ETDİK ŞİMDİ ONU SİZE SUNUYORUZ.
DEVLETİN VARLIĞINI VE BAĞIMSIZLIĞINI, YURDUN VE HALKIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ, HALKIN KAYITSIZ ŞARTSIZ EGEMENLİĞİNİ KORUYACAĞIMA; HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ VE ATATÜRK İLKELERİNE BAĞLI KALACAĞIMA; HALKIMIN REFAH VE MUTLULUĞU İÇİN ÇALIŞACAĞIMA; HER YURTTAŞIN İNSAN HAKLARINDAN VE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YARARLANMASI ÜLKÜSÜNDEN VE ANAYASAYA BAĞLILIKTAN AYRILMAYACAĞIMA BU YEMİN EDEN HER KİM OLURSA OLSUN YEMİNİNİ ARKASINDA DURMAZ İSE ONUN PEŞİNDE OLACAĞIMIZA HİÇ BİR SİYASİ GÜDÜME GİRMEDEN TARAFSIZ OLARAK BU SUÇLARI YAYINLAYACAĞIMIZA VE KESİNLİLE KİMSEDEN DESTEK ALMADAN TEK HAKIN DÜŞÜNCELERİN YASITACAĞIMIZA KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR BU MİLLETİN HİZMETİNDE OLACAĞIMIZA ; NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE AND İÇERİM.
SAYGILARIMIZLA ARZ EDERİZ.
ROGGHABER

YUKARIYA İKİ YEMİN METNİNİ YAZDIM…YAŞAMIM BOYUNCA BU İLKELERDEN AYRILMAYAN BİRİ OLARAK YENİDEN İMZAMI ATIYORUM……

Yemine o kadar önem veriyorsunuz...veriyoruz….doğrudur...kişi bir şekilde söz verir...ve sözünü tutar..genel anlamda yeminin manası budur.Sorumluluğu da vicdanında duyar...buna –Allah-tanrı-yaradan-god ne derseniz deyin adı ne olursa olsun-sorumluluğunun karşılığında karar verecek bir-yetkili-olacağının bilinci olmalıdır....söz veririm ....ama tutmasam da olur düşüncesi hiç bir din anlayışında yoktur.Ya da iyi bir toplum yeminini tutmayan o kişiyi dışlar…Utanma yoksa yapılacak şey de yoktur….Takiyye bizimkilerce icad edilmiştir......verilen söz tutulmayı gerektirir....ayettir...arasınlar bulsunlar ...yada bilmiyorlarsa -ulema-larına sorsunlar....hem o anayasa denilen milli mutabakat metni gereğince yapılan işlem sonucu,o metinin getirdiği koşullarla görev alacak,hem ona sadakat yemini-söz verme-yapacak,hem de ona uymayacak,uymamayı marifet sayacak..hem de onu değiştirmek için elinden geleni yapacaksın....bu en YÜCE MAKAM-YARADAN katında nasıl kabul edilebilir??.........Akıl buna nasıl izin verir??İnandık dedikleri Kur’an’ın neresinde yazıyorsa açıklasınlar...hadis dedikleri ile,kendi uydurdukları ve uydurduklarına kılıf için ..filandan...falandan...diye onlara da iftira niteliği taşıyanlarla değil.....Kur’an’dan.....bütün ulemalarını da bir araya getirsinler... Ne yalan ne takiyye....yok böyle bir şey...ama işlerine öyle geliyor....mahşer yerinde nasılsa görüşeceğiz....inanmasalar da........inanıp gibi görünüp…nasılsa ateş bize birkaç gün değer ve geçer diye kendilerini –nefislerini aldatsalar da….
Bakınız bir geçmiş olay ve hatıra..kimse yanlış anlamasın ve alınmasın gerçeklere yaklaşın biraz..
Yıllarca önce(30 yıldan fazla eski-zaman aşımı var) görev yaptığım bir yerde...önemli bir konuda şikayet gelmiş..inceleme ve soruşturma yapmak zorunda kalmıştım...olay ciddi idi ve sonunda bazılarının canı yanacaktı...eğer gerçeği öğrenemezsem ben de hata ile birine -birilerine zarar verebilecektim....vicdanim elvermedi ve tüm gerçeği öğrenmek arzumu yenemedim...yasadaki yemin şekli olan ...namusum...şerefim üzerine diye verilen yemini bir kenara bırakıp.....laikliğe aykırı olduğunu bilerek...yazıcı yeminli katip de bulunan bir odada tanıklık yapan kişiye,dini yemin teklif ettim. Orada gelişi güzel, Allah-Kur’an üzerine sözlü olarak and verildiğine daha önce tanık olmuştum...o zamanki kısır dini bilgi-belki de yabancı filmlerdeki İncil üzerine el basılmasını görmüş olmamın etkisinden—ile Kur’an üzerine el basar ve doğru söyleyeceğine yemin eder misin dedim.......kişi tereddütsüz evet..tabii ...dedi......ben getirin bir Kur’an diye görevliye talimat verdiğim sıra,yeminli katip olarak görevlendirdiğim ve beni çok seven ....efendim bir dakika özel bir şey söyleyebilir miyim dedi ..ve ben merakla tabii söyle deyince....izninizle dışarıda ayrı söyleyeyim dedi.....olaya dikkatle bakar mısınız.....dışarı çıktık......efendim bu şekilde doğruyu öğrenemezsiniz ...bu da dini yemin yerine geçmez,siz gerçekten kesin doğruyu öğrenmek istiyor musunuz dedi....
Tabii dedim ..ne demek..yoksa bile bile neden,sana da güvenerek..yasada olmayan bir yemin şekli teklif edeyim…..beni iyi-kötü tanıyorsun,bu konuda hata yapmak istemiyor,gerçeği öğrenmek istiyorum…..biliyorsun dedim….Nasıl yani??...Başka türlü nasıl dini yemin oluyor,diye merakla ve öğrenmek için ..devam et ...açıkla dedim.
Buna-üç taşını atar da yemin eder misin-diye soracaksınız ki doğruyu söylesin,dedi.Ne anlamı var diye merakla tekrar sordum.Efendim,ben de yeminli katip ve tanık olarak bulunuyorum...eğer bu şekilde yemin verir ve yalan söylerse...inanca göre eşi-karısı boş olur,ve yeniden evlenmesi için hülle gerekir...bunu göze alamaz ,ve size mutlak gerçeği söyler…. ya da yalan söyleyecekse yemin şeklini kabul etmez dedi. Ama bunları anlatırken sıkıntı çektiği de yüzünden-gözünden boşalan terlerden belli oluyordu...Anladım ki bana yardımcı olmaya çalışıyor… ama tanığa da kötülük mü ediyorum diye vicdani rahatsızlık duyuyordu.Hülle’nin ne olduğunu biliyordum…Tamam….anlamadım ama anlamış olayım....ne de olsa onların geleneklerini henüz öğrenecek bir süre geçmemiş...ya da öğrenme fırsatım olmamıştı demek ki....odaya geçtik....ve ben soruyu yeniden sordum...ama bu sefer -üç(3) taşını atıp da yemin edeceksin -dedim.....adam bir bana bir katibe baktı....ne olduğunu anladı..sanırım.....biraz duraladı....sonra...Kur’an üzerine el basmayı kabul ettim,bu da nereden çıktı….,dedi.Ben,öyle icap etti...ne diyorsun diye ısrar ettim....mazur görün ama bunu kabul edemem...yasal yemin dışına çıkamam ….mecbur değilim…siz de buna zorlayamazsınız…dedi.....ve red etti.Olayı uzatmamak için yasal yeminle yetinmek zorunda kaldım....ama ben öğreneceğimi öğrenmiştim…….
Kimse yanlış anlamasın diye hatıramı anlatmaya başlamıştım….Üzerine de almasın…kişi kendini elbet bilir…..DİLEYEN DE KENDİNE DERS ÇIKARIR…

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa