10 Aralık 2008

NASİHAT-DİNLENİRSE-EK-YORUM

20 KASIM 2008 DE BİR YORUM YAZMIŞTIM….OĞUL ÖMER’DEN BENİ BAĞIŞLAMASINI DİLERİM…HER NE KADAR KENDİSİ OĞUL İSE DE BÜYÜKLERE DE BİR DAVRANIŞ DÜŞMESİ GEREKTİĞİNİ GÖZ ÖNÜNE ALMAMIŞIM…BU GELENEKSEL ATA-ERKİL YAPIMIZIN SONUCU HEP ATA HAKLIDIR DÜŞÜNCESİNİ YANSITIYOR..KURAN NASİHAT-ÖĞÜT’TÜR…AMA HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMAMIŞTIR…ATA’YA DA GÖREV DÜŞER…BU BAKIMDAN BABA-OĞUL ARASINA GİRMEK HADDİMİZE DÜŞMEMİŞ..SADECE HATIRLATMAK İÇİN İYİ NİYETLE YAPILAN UYARIYI UMARIM DİKKATE ALIRLAR…OĞUL HATA DA YAPSA AF DİLER VE BABAYA DA HOŞGÖRMEK-AFFETMEK-BAĞIŞLAMAK DÜŞER…MUSTAFA BAĞCI DA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPAR VE SONU HAYROLUR..DİLERİM…
İŞTE O YÖNDEN BİR İKAZ GELDİ..BUNU DA AÇIKLAMAK ZORUNDA HİSSETTİM KENDİMİ….
İNANILSIN YA DA İNANILMASIN BAZI RÜYALAR İKAZDIR…ÇOK RÜYAM VAR DA BUNU AÇIKLAMAK ZORUNDA HİSSETTİĞİMİ SÖYLEMEM GEREK…
RÜYAMDA 64-TEGABÜN SURESİNİN 14-15 NCİ AYETLERİNİ OKUDUM..UYANDIĞIMDA NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLDİĞİM HALDE DÜŞÜNDÜM…BEN, ÇOCUKLARIM DAHİL TÜM YARATILANLARDAN EĞER BİR HAKKIM VARSA BAĞIŞLADIĞIMI,GELECEKTE MEYDANA GELEBİLECEK OLANLARI DA DAHİL EDEREK HACCA GİDİP KABE’Yİ İLK ZİYARETTE VE GÖRDÜĞÜMDE DİLEMİŞTİM….KABE’Yİ İLK GÖRDÜĞÜNDE YAPACAĞIN DİLEK TUTAR DEMİŞLERDİ…VE İNANMIŞTIM…YETER Kİ YARADAN-ALEMLERİN RABBİ –BENİM DE SİZİN DE RABBİNİZ ZÜL-CELAL-İ-VEL İKRAM BENİ DE BAĞIŞLASIN …….BUNU WEB SAYFAMDA DA AÇIKLAMIŞTIM BİR VESİLE İLE…DOLAYISIYLA BU RÜYA NEDENİYLE BU AİLEYE DE BİR MESAJ VERMEMİN GEREKTİĞİ KANISINA VARDIM…..

BÜYÜKLÜK YARADAN’A AİTTİR….O’NUN HOŞ GÖRMEDİĞİ HER HALDEN O’NA SIĞINIRIM…


45-CASİYE-
36. Fe lillahil hamdü rabbis semavati ve rabbil erdı rabbil alemın

37. Ve lehül kibriyaü fis semavati vel erdı ve hüvel azızül hakım

36. o halde hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve bütün alemlerin Rabbi olan Allah'adır.
37. Göklerde ve yerde büyüklük O'na aittir. 0, öyle güçlüdür. öyle hikmet sahibidir

AF EDEN ALLAH’A YAKLAŞIR..HAC GÖREVİNDE ÖĞRETTİĞİM BİR DOSTUM HALA AYNİ DUAYI HATIRLATIYOR….YA RABBİ SEN AFFI SEVERSİN KERİMSİN BİZİ DE AFFET…
YİNE KURAN KONUŞUYOR…DİLEYEN KENDİNE BİR YOL TUTAR..BUNDAN SONRASI YORUMSUZ….



64-TEGABUN-Aldanış ve aldatış


Bismillahirrahmanirrahim
14. Ya eyyuhelleziyne amenu inne min ezvacikum ve evladikum 'aduvven lekum fahzeruhum ve in ta'fu ve tasfehu ve tağfiru feinnallahe ğafurun rahıymun.
15. Ennema emvalukum ve evladukum fitnetun vallahu 'ındehu ecrun 'azıymun.

16. Fettekullahe mesteta'tum vesme'u ve etiy'u ve enfiku hayren lienfusikum ve men yuka şuhha nefsihi feulaike humulmufluhune.
17. İn tukridullahe kardan hasenen yuda'ıfhu lekum ve yağfir lekum vallahu şekurin haliymun.
18. 'Alimulğaybi veşşehadetil'aziyzulhakiymu

QURAN ( ENGLISH ) (BY A. YUSUF ALİ)
64 Loss And Gain

In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.

14. O ye who believe! Truly, among your wives and your children are (some that are) enemies to yourselves: so beware of them! But if ye forgive and overlook, and cover up (their faults), verily Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
15. Your riches and your children may be but a trial: whereas Allah, with Him is the highest, Reward.

16. So fear Allah as much as ye can; listen and obey and spend in charity for the benefit of your own soul and those saved from the covetousness of their own souls,- they are the ones that achieve prosperity.
17. If ye loan to Allah a beautiful loan, He will double it to your (credit), and He will grant you Forgiveness: for Allah is All-Thankful, Most Forbearing,-
18. Knower of what is hidden and what is open, Exalted in Might, Full of Wisdom.


LE SAINT CORAN ( FRENCH )
64 - La grande perte (At-Tagabun)
Au nom d'Allah, le Tout Miséricordieux, le Très Miséricordieux

14. Ô vous qui avez cru, vous avez de vos épouses et de vos enfants un ennemi [une tentation]. Prenez-y garde donc. Mais si vous [les] excusez passez sur [leurs] fautes et [leur] pardonnez, sachez qu'Allah est Pardonneur, Très Miséricordieux.
15. Vos biens et vos enfants ne sont qu'une tentation, alors qu'auprès d'Allah est une énorme récompense.

16. Craignez Allah, donc autant que vous pouvez, écoutez, obéissez et faites largesses. Ce sera un bien pour vous. Et quiconque a été protégé contre sa propre avidité... ceux-là sont ceux qui réussissent.
17. Si vous faites à Allah un prêt sincère, Il multipliera pour vous et vous pardonnera. Allah cependant est très Reconnaissant et Indulgent.
18. Il est le Connaisseur du monde Invisible et visible, et Il est le Puissant, le Sage.



Diyanet Vakfı 14. Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olan vardır, o halde onlardan sakının! Ne var ki, affeder, kusurlarına bakmaz, örterseniz, şüphe yok ki, Allah, çok bağışlayandır, merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Ey iman edenler! Şu bir gerçek ki, eşlerinizin ve evlatlarınızın içinden size bir düşman vardır; onlara karşı dikkatli olun! Eğer affeder, ellerini tutar, hatalarını görmezden gelirseniz, kuşkusuz, Allah da affedici, merhamet edici olur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükâfat ise Allah'ın yanındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız bir fitne (imtihan)dir. Büyük mükafat ise Allah katındadır.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Şu da bir gerçek ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihan aracıdır. Allah'a gelince, onun katında büyük bir ödül vardır.
________________________________________

Diyanet Vakfı 16. O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Onun için gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin ve harcayın, kendiniz için hayır yapın. Her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 16 -O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin. Ve benlikleriniz için bir hayır olarak infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Eğer Allah'a (rızası uğruna) ödünç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah çok mükâfat verendir, ceza vermekte acele etmeyendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Eğer Allah'a bir güzel borç sunarsanız onu sizin için katlayıverir ve sizi bağışlar. Allah, çok mükafat verendir, cezalandırmada acele etmeyendir.
Yaşar Nuri Öztürk 17 Eğer Allah'a gönül hoşluğuyla bir şey borç verirseniz O, onu sizin için katlayarak artırır ve sizin hatalarınızı bağışlar. Allah Şekûr'dur, şükredenlere karşılık verir; Halîm'dir, yumuşak ve merhametli davranır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Görünmeyeni de görüneni de bilir, güçlüdür, hikmet sahibidir!
Yaşar Nuri Öztürk 18 Görünmeyen ve görünen âlemleri bilendir O; Azîz'dir, Hakîm'dir.


VE SON SÖZÜM YİNE KURAN İÇİNDEN…….:

81-TEKVİR
27. İn huve illa zikrun lil'alemiyne.
28. Limen şae minkum en yestekıyme,.
29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

ENGLISH…………………81-The Covering Up
27. Verily this is no less than a Message to (all) the Worlds:
28. (With profit) to whoever among you wills to go straight:
29. But ye shall not will except as Allah wills,- the Cherisher of the Worlds.


FRENCH…………….81-L'obscurcissement (At-Takwir)

27. Ceci n'est qu'un rappel pour l'univers,

28. pour celui d'entre vous qui veut suivre le chemin droit.

29. Mais vous ne pouvez vouloir, que si Dieu veut, [Lui], le Seigneur de l'Univers;



TÜRKÇE…………ANLAMI…………
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.




Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.




Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!



TEKRAR ETMEK İSTİYORUM…NASİHATI BEN VERMİYORUM….KURAN VERİYOR…..BENİMKİ SADECE HATIRLATMAK……..BU İLAHİ BİR İKAZ İDİ…. UMARIM BABA-OĞUL İŞİN SONUNU TATLIYA BAĞLARLAR…
HER ŞEYİNİZ YETERLİ OLSUN…(BENİM VE SİZİN DE RABBİNİZ OLAN ALEMLERİN RABB’İNİN DİLEMESİNİ DE DİLEYEREK)

NEML……..(27-/59)
………………. Kulil hamdü lillahi ve selamün ala ibadihillezinastafa

DİYANET…………….Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına.
ELMALILI……………………………Hamdolsun Allah'a ve selam olsun O'nun seçtiği kullarına!'
YNURİ-………………………………"Hamd Allah'a, selam O'nun seçip yücelttiği kullarına!


09-12-2008
AHMET ÜLKÜ AKTUĞ
EMEKLİ VALİ YRD

22 Kasım 2008

BİR OLAY-BİR YORUM

NASİHAT-DİNLENİRSE



AYDINPOST ÖZEL- 14 Kasım 2008 Cuma 08:36-Aydın"ın ünlü işadamlarından “Mustafa Bağcı" adam öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı zor günler geçiriyor.
OĞLU DAVA AÇTI
Umurlu Organize Sanayi Bölgesi"nde kurulu bulunun alabalık tesislerinin kurucusu ve sahibi Mustafa Bağcı"nın oğlu Ömer Bağcı ile problemler yaşadığı ve şirkette tartışması sonrasında oğlunu bıçakladığı ve olayın Savcılık"a intikal ettiği öğrenildi.
SÖZLÜ KAVGA BÜYÜDÜ
Oğlu Ömer Bağcı"nın şirket içi taleplerinin karşılanmaması dolayısıyla babası Mustafa Bağcı ile tartışması sonrasında, baba Bağcı itirazında direnince tartışmalar daha da büyüdü. Ardından sinirlerine hakim olamayan işadamı Mustafa Bağcı oğlunu bıçaklayarak yaraladı.
Olaydan sonra babası Mustafa Bağcı hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenilen Ömer Bağcı"nın davadan vazgeçmemesi üzerine ünlü işadamı zor günler geçiriyor.
SÜRENİN DOLMASINI BEKLİYOR
Enerji, balık ve balık yemi üretimi sektöründe faaliyet gösteren Bağcı Ailesi"nde yaşanan bu olay sonrasında işadamı Mustafa Bağcı, bir süredir olayların yatışmasını beklediği avukatı aracılığıyla açıklandı.
http://www.aydinpost.com/news_detail.php?id=14923&interstitial=true&uniq_id=1227552585


YUKARDA YAZILI HABER ÜZERİNE AYNI WEB YAYININA BİR YORUM GÖNDERDİM.AYNEN EKLİYORUM.BAŞKA YORUM YOK.DİLEYEN KENDİNE BİR YOL TUTAR……
http://www.aydinpost.com/news_view_comment.php?id=14923

HERKESE SELAMLARLA EN İYİ DİLEKLERİMİ SUNUYORUM…YORUMLARI OKUDUM…GENEL OLARAK İYİYE YÖNLENDİREN YORUMLAR….ANCAK…EĞER OKUMA FIRSATI OLURSA OĞLU ÖMER BAĞCI İÇİN BİR NASİHAT OLSUN……BİR KONUYU BİLGİLERİNİZE SUNMAK İSTEDİM….
BEN 1989-92 ARASI AYDIN’DA VALİ YRD.LIĞI YAPTIĞIM SIRA BAĞCI AİLESİNİ TANIDIM…ARALIKLARLA DA OLSA İNSANİ İLİŞKİLERİMİZ SÜRDÜ….İSLAMIN GEREKTİRDİĞİ AHLAKİ –İNSANİ VE MEDENİ DEĞERLERE SAHİP OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜM VE KENDİLERİNE GÜVENDİĞİM BU AİLEDE MEYDANA GELDİĞİ SÖYLENENLERE İNANMAK İSTEMEDİM VE HALEN DE İNANMAK İSTEMİYORUM….
BU BAĞLAMDA YAKINDAN TANIMADIĞIM,ÇOCUKLUĞUNU BİLDİĞİM OĞLU ÖMER’E…..(Kİ BENİMDE İKİNCİ OĞLUMUN ADI ÖMER….BİRAZ DA ONDAN…VE HENÜZ KIRK YAŞINA GİRMEDİĞİNİ BİLDİĞİMDEN) BİR HATIRLATMA YAPMAK İSTEDİM…SONU İYİ OLUR…UMAR VE DİLERİM………BEN DİN ALİMİ DEĞİLİM..SADECE KURAN İÇİNDEN AYETLERİ HATIRLATMA İÇİN YAZIYORUM….TEKRAR SELAM VE SEVGİLERLE…..
ÖNCE ZÜMER SURESİNDEN……


39-ZÜMER
9. Emmen hüve kanitün anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahırate ve yercu rahmete rabbih kul
hel yestevillezıne ya'lemune vellezine la ya'lemun
innema yetezekkeru ülül elbab



Ali Bulaç 9- Yoksa o, gece saatinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umud eden (gibi) midir? De ki:
'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler.'

Diyanet Vakfı 9. Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse (o inkarcı gibi) midir? (Resûlüm!) De ki:
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.

Edip Yüksel 9. Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak meditasyonda bulunan, ahiretin bilincinde olan ve Rabbinin rahmetini uman birine ne dersiniz? De ki,
"Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Ancak akıl sahipleri öğüt alır

Elmalılı Hamdi Yazır 9 -Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki:
"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Ancak temiz akıllı olanlar anlar.

Süleyman Ateş 9. Yoksa o, gece sa'atlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki:
"Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Doğrusu ancak sağduyu sahipleri öğüt alır.

Yaşar Nuri Öztürk 9 Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, âhiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki:
"Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?
Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır."
________________________________________
46-AHKAF SURESİNDEN

15. Ve vessaynel insane bi valideyhi ıhsana hamelethü ümmühu kürhev ve vedaathü kürha ve hamlühu ve fisalühu selasune şehra hatta iza beleğa eşüddehu ve
belğa erbeıyne seneten
kale rabbi evzı'nı en eşküra nı'metekelletı en'amte aleyye ve ala valedeyye ve en a'mele salihan terdahü ve aslıh lı fı zürriyyetı innı tübtü ileyke ve innı minel müslimın

Diyanet Vakfı 15. Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip
kırk yaşına varınca
der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.

Elmalılı Hamdi Yazır 15-Biz o insana anne-babasına güzel davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaşıp
kırk yaşına girdiği zaman:
"Ey Rabbim, beni öyle yönlendir ki, bana ve anama-babama verdiğin nimetine şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi kimseler eyle. Çünkü ben, gerçekten tevbe ile Sana yüz tuttum ve ben gerçek müslümanlardanım." der.

Yaşar Nuri Öztürk 15 Biz insana, anne-babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip
kırk yıla erdiğinde
şöyle der: "Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt! Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!"




46-AHKAF 15 NCİ AYET İLE BENZEŞEN NEML SURESİ 19 U DA AŞAĞIYA ÇIKARTIYORUM…DİKKAT LUTFEN….

27-NEML/19. Fe tebesseme dahıkem min kavliha ve kale
rabbi evzı'nı en eşküra nı'metekelletı en'amte aleyye ve ala valideyye ve en a'mele salihan terdahü ve edhılnı bi rahmetike fı ıbadikes salihıyn

Diyanet Vakfı 19. (Süleyman) onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki:
Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat.

Elmalılı Hamdi Yazır 19-O da, onun bu sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve:
"Ey Rabbim, beni nefsime hakim kıl ki, bana ve anama-babama verdiğin nimetlere şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım ve beni rahmetinle iyi kulların arasına sok!"
dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 19 Bunun üzerine Süleyman, karıncanın sözüne güldü ve dedi:
"Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok."





VE ……17 İSRA…..SURESİNDEN….ANLAMAK İSTEYENLER İÇİN İNGİLİZCE VE FRANSIZCASINI DA EKLEYEREK…:


17-İSRA-23

23. Ve kada rabbüke elle ta'büdu illa iyyahü ve bil valedeyni ıhsana imma yeblüğanne ındekel kibera ehadühüma ev kilahüma fe
la tekul lehüma üffiv
ve la tenher hüma ve kul lehüma kavlen kerıma

ENGLISH….
23. And your Lord has commanded that you shall not serve (any) but Him, and goodness to your parents. If either or both of them reach old age with you,
say not to them (so much as) "Ugh"
nor chide them, and speak to them a generous word.

FRENC…..
23. et ton Seigneur a décrété: "n'adorez que Lui; et (marquez) de la bonté envers les père et mère: si l'un d'eux ou tous deux doivent atteindre la vieillesse auprès de toi;
alors ne leur dis point: "Fi!"
et ne les brusque pas, mais adresse-leur des paroles respectueuses



DİYANET-17-

İsra
(23) Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa,
sakın onlara "öf!" bile deme;
onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.



Ali Bulaç 23- Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi yanında yaşlılığa ulaşırsa,
onlara: 'Öf' bile deme
ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.

Diyanet Vakfı 23. Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa,
kendilerine "of!" bile deme;
onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

Edip Yüksel 23. Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anaya babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa
onlara "Öf" bile deme
ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş

Elmalılı Hamdi Yazır 23-Rabbin kesin olarak şunları emretti: "O'ndan başkasına ibadet etmeyin; ana-babaya iyilik edin; onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa
sakın onlara "öf!" deme
ve onları azarlama; ikisine de tatlı söz söyle.

Süleyman Ateş 23. Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa
sakın onlara "Öf!" deme
, onları azarlama! Onlaragüzel söz söyle.

Yaşar Nuri Öztürk 23 Rabbin şöyle hükmetti: O'ndan başkasına kulluk/ibadet etmeyin, anaya-babaya çok güzel davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına gelirse
sakın onlara "Öf!" bile deme;
onları azarlama, onlara tatlı-iltifatlı söz söyle.

VE SON SÖZÜM YİNE KURAN İÇİNDEN…….:


81-TEKVİR
27. İn huve illa zikrun lil'alemiyne.
28. Limen şae minkum en yestekıyme,.
29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

ENGLISH…………………81-The Covering Up
27. Verily this is no less than a Message to (all) the Worlds:
28. (With profit) to whoever among you wills to go straight:
29. But ye shall not will except as Allah wills,- the Cherisher of the Worlds.


FRENCH…………….81-L'obscurcissement (At-Takwir)

27. Ceci n'est qu'un rappel pour l'univers,

28. pour celui d'entre vous qui veut suivre le chemin droit.

29. Mais vous ne pouvez vouloir, que si Dieu veut, [Lui], le Seigneur de l'Univers;


TÜRKÇE…………ANLAMI…………
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.




Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.




Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!



TEKRAR ETMEK İSTİYORUM…NASİHATI BEN VERMİYORUM….KURAN VERİYOR…..BENİMKİ SADECE HATIRLATMAK……..
HER ŞEYİNİZ YETERLİ OLSUN…(BENİM VE SİZİN DE RABBİNİZ OLAN ALEMLERİN RABB’İNİN DİLEMESİNİ DE DİLEYEREK)


NEML……..(27-/59) Kulil hamdü lillahi ve selamün ala ibadihillezinastafa

DİYANET…………….Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına.
ELMALILI……………………………Hamdolsun Allah'a ve selam olsun O'nun seçtiği kullarına!'
YNURİ-………………………………"Hamd Allah'a, selam O'nun seçip yücelttiği kularına!


20-11-2008
AHMET ÜLKÜ AKTUĞ
EMEKLİ VALİ YRD

12 Mayıs 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-41-KURAN HER TÜRLÜ AÇIKLAMAYI YAPMIŞTIR

BU MEKTUP İLE KURAN KONUSUNDA YAZDIKLARIMA SON VERİYORUM.GERÇEKTEN DİLEYEN KENDİNE YOL TUTAR.KURAN İÇİNDE BULMAYA ÇALIŞIP DA BULAMADIKLARINIZ SİZİN FERASETİNİZE BIRAKILMIŞTIR.BOŞA TARTIŞMA GEREKSİZDİR.ZATEN KURAN BUNU DA SÖYLER...İNSANIN İŞİ GÜCÜ BOŞA TARTIŞMADIR DER..GÖZ ATINIZ....
ASLINDA KURAN DERYADIR VE ARADIĞINIZ HER ŞEYİ BULMANIZ OLASIDIR...ARAMAYI BİLİRSENİZ...
BEN SADECE BAZI GÖZÜME TAKILANLARI HATIRLATMAYA ÇALIŞTIM...GERİSİ SİZE KALMIŞ....
HER ŞEYİNİZ GÖNLÜNÜZCE VE YETERLİ OLSUN....SELAM VE SEVGİLER....



17-İSRA
41.
Ve le kad sarrafna fi hazel kur'ani li yezzekkeru
ve ma yezidühüm illa nüfura

Diyanet Vakfı 41.
Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik.
Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor.
Elmalılı Hamdi Yazır 41-
Biz bu ikazı bu Kur'an'da türlü şekillerde açıkladık ki; düşünüp akıllarını başlarına alsınlar;
oysa bu onların ancak ürkekliğim artırıyor!
Yaşar Nuri Öztürk 41
Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler.
Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.


89.
Ve le kad sarrafna lin nasi fi hazel kur'ani min külli meselin
fe eba ekserun nasi illa küfura

Diyanet Vakfı 89.
Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık.
Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 89-
Andolsun ki Biz bu Kur'an'da dillere destan olacak her manadan türlü türlü anlattık; ifadeler yaptık
yine insanların çoğu gavurlukta ısrar ettiler;
Yaşar Nuri Öztürk 89
Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık.
Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.


18-KEHF
54.
Ve le kad sarrafna fi hazel kur'ani lin nasi min külli mesel
ve kanel insanü eksera şey'in cedela


Diyanet Vakfı 54.
Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür.
Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.


Elmalılı Hamdi Yazır 54-
Andolsun ki, gerçekten Biz bu Kuran'da insanlara ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır.
İnsan ise herşeyden çok mücadelecidir.


Yaşar Nuri Öztürk 54
Yemin olsun, biz, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk.
İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.


20-TAHA
113. Ve kezalike enzelnahü kur'anen arabiyyev ve sarrafna fihi minel veiydi leallehüm yettekune ev yuhdisü lehüm zikra

Diyanet Vakfı 113. (Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.
Elmalılı Hamdi Yazır 113-İşte böylece Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü şekillerde tekrarladık ki, belki korunur takva yolunu tutarlar ya da o onlarda bir düşünme, ibret alma meydana getirir.
Yaşar Nuri Öztürk 113 Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.

25-FURKAN

50. Ve le kad sarrafnahü beynehüm li yezzekkeru fe eba ekserun nasi illa küfura

Diyanet Vakfı 50. Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 50-Andolsun ki onu aralarında, düşünsünler ve ibret alsınlar diye evirip çevirmekteyiz. Yine de insanların çoğu dayatmakta ve nankörlükten başkasına yanaşmamaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk 50 Yemin olsun, onu aralarında çeşitli biçimlerde ifade ettik ki öğüt alabilsinler. Ama insanların çoğu sadece nankörlükte ısrar etmektedir



46-AHKAF

27. Ve le kad ehlekna ma havleküm minel kura ve sarrafnel ayati leallehüm yarciun

Diyanet Vakfı 27. Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Andolsun ki Biz, çevrenizdeki memleketleri helak etmiştik ve belki dönerler diye, ayetleri çeşitli şekillerde açıklamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Yemin olsun, sizi çevreleyen kentleri/medeniyetleri de helâk ettik. Belki dönerler diye ayetleri değişik biçimlerde sıralayıp durmuştuk.



39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne

Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.

81-TEKVİR

27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.
28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!



7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.



2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.


12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"

2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)



rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

10 Nisan 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-40-ÇARESİZ-SİNİZ-ÇARE-SİZSİNİZ

SEÇME HAKKINIZI KULLANIN.....



10-YUNUS

62. Ela inne evliyaellahi la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun


Diyanet Vakfı 62. Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.
Elmalılı Hamdi Yazır 62-Uyan! Allah dostlarına ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar!
Yaşar Nuri Öztürk 62 Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.
________________________________________


63. Ellezıne amenu ve kanu yettekun
Diyanet Vakfı 63. Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 63-Onlar ki Allah'a iman edip, takva ile kötülüklerden korunur dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk 63 Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.
________________________________________


64. Lehümül büşra fil hayated dünya ve fil ahirah la tebdile li kelimatillah zalike hüvel fevzül aziym

Diyanet Vakfı 64. Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 64-Onlara dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde değişme yoktur; İşte bu büyük kurtuluş!
Yaşar Nuri Öztürk 64 Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın kelimelerinde değişme/değiştirme olmaz. İşte budur o büyük kurtuluş.


65. Ve la yahzünke kavlühüm innel izzete lillahi cemia hüves semiul alim

Diyanet Vakfı 65. (Resûlüm) Onların (inkârcıların) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün izzet (ve üstünlük) Allah'ındır. O, işitendir, bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 65-Ötekilerin lafları seni üzmesin! Çünkü güç ve kuvvet Allah'ındır. O, hepsini işitiyor, hepsini biliyor!
Yaşar Nuri Öztürk 65 Onların sözü seni üzmesin. Tüm onur ve kudret Allah'ındır. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.


66. Ela inne lillahi men fis semavati ve men fil ard ve ma yettebiullezine yed'une min dunillahi şüraka'
iy yettebiune illez zanne ve in hüm illa yahrusun


Diyanet Vakfı 66. İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. (O halde) Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar!
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.


Elmalılı Hamdi Yazır 66-Uyan! Göklerde kim var ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır! Allah'tan başkasına tapanlar dahi, ortakların tebeası olmazlar; ancak
zanna uyar ve sadece kendi mızraklarıyla ölçer yalan uydurup söylerler.


Yaşar Nuri Öztürk 66 Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır! Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar, ortak koştuklarına uymuyorlar/Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra gidiyorlar?
Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.



6-ENAM

116. Ve in tütı'eksera men fil ardı yüdılluke an sebilillah
iy yettebiune illez zanne ve in hüm illa yahrusun


Diyanet Vakfı 116. Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar.
Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.


Elmalılı Hamdi Yazır 116-Yer(yüzün)dekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar.
Onlar yalnızca zannın ardından gider ve sade atarlar.


Yaşar Nuri Öztürk 116 Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.
Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.




10-YUNUS

107.
Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsiybü bihı mey yeşaü
min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym
Diyanet Vakfı 107.
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur.
O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 107-
Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O'ndan başka açacak yoktur; ve eğer O, sana bir hayır dilerse o zaman da O'nun lütfunu reddedecek yoktur.
O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk 107
Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur.
Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafûr'dur O, Rahîm'dir.



108. Kul ya eyyühen nasü kad caekümül hakku mir rabbiküm fe menihteda fe innema yehtedi li nefsih ve men dalle fe innema yehtedi li nefsih ve men dalle fe innema yedıllü aleyha ve ma ene aleyküm bi vekil
Diyanet Vakfı 108. De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim. (Sadece tebliğ etmekle memurum).
Elmalılı Hamdi Yazır 108-De ki: "Ey insanlar, işte size Rabbinizden hak geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur; sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim."
Yaşar Nuri Öztürk 108 De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki hak size Rabbinizden gelmiştir. Artık doğruya yönelen kendi benliği için yönelir; sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim."



109. Vettebı'ma yuha ileyke vasbir hatta yahkümallah ve hüve hayrul hakimin


Diyanet Vakfı 109. (Resûlüm!) Sen, sana vahyolunana uy ve Allah hükmedinceye kadar sabret. O hakimlerin en hayırlısıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 109-Sana ne vahyolunursa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret; hakimlerin en hayırlısı O'dur!
Yaşar Nuri Öztürk 109 Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır.


39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"

2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

09 Nisan 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-39-HUZURA KAVUŞMA ÇOK KOLAY

13-RAD

28. Ellezıne amenu ve tatmeinü kulubühüm bi zikrillah e la bi zikrillahi tatmeinül kulub
Diyanet Vakfı 28. Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!"
Yaşar Nuri Öztürk 28 Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.


8-ENFAL

64. Ya eyyühen nebiyyü hasbükellahü ve menittebeake minel mü'minin
Diyanet Vakfı 64. Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.
Elmalılı Hamdi Yazır 64-Ey peygamber, Allah, sana ve arkandan gelen mü'minlere yeter!
Yaşar Nuri Öztürk 64 Ey Peygamber! Allah ve inanananlardan seni izleyenler sana yeter/Allah, sana da seni izleyen müminlere de yeter!



10-YUNUS

10. Da'vahüm fiyha sübhanekellahümme ve tehiyyetühüm fiyha selam ve ahiru da'vahüm enil hamdü lillahi rabbil alemin
Diyanet Vakfı 10. Onların oradaki duası: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir). Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selâm" dır. Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Oradaki duaları: "Münezzehsin her türlü eksikliklerden Allah'ım!" ; sağlık dilekleri: "Selam!" ; dualarının sonu da: "Alemlerin Rabbı olan Allah'a hamdolsun!" olacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Orada onların yakarışı, "Tespih ederiz seni ey Allahımız!" ve birbirlerine esenlik dilemeleri, "Selam!" şeklindedir. Ve onların son çağırışları şudur: Bütün övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır.



100. Ve ma kane li nefsin en tü'mine illa bi iznillah ve yec'alür ricse alellezıne la ya'kılun
Diyanet Vakfı 100. Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.
Elmalılı Hamdi Yazır 100-Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!
Yaşar Nuri Öztürk 100 Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

YUNUS-100 DEN HİÇ VAZGEÇEMİYORUM...HATIRLATMADA FAYDA VAR....İLLE DE AKIL....



29-ANKEBUT

45. Ütlü ma uhiye ileyke minel kitabi ve ekimis salah innes salate tenha anil fahşai vel münker ve
lezikrullahi ekber
vallahü ya'lemü ma tasneun

Diyanet Vakfı 45. (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.
Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.
Allah yaptıklarınızı bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 45-Sana vahyedilen Kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl! Muhakkak sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar.
Muhakkak Allah'ı anmak en büyük iştir
ve Allah, her ne işlerseniz bilir.

Yaşar Nuri Öztürk 45 Kitap'tan sana vahyedileni oku! Namazı/duayı yerine getir! Çünkü namaz/dua, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar.
Elbette ki, Allah'ın zikri/Kur'an'ı daha büyüktür!
Allah, neler yaptığınızı biliyor.
________________________________________


10-YUNUS

57. Ya eyyühen nasü kad caetküm mev'izatüm mir rabbiküm ve
şifa
ül lima fis suduri ve hüdev ve rahmetül lil mü'minin
Diyanet Vakfı 57. Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir
şifa,
müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 57-Ey insanlar, işte size Rabbinzden bir öğüt, gönüller derdine bir
şifa
ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi.
Yaşar Nuri Öztürk 57 Ey insanlar! İşte, size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir
şifa,
inananlara bir kılavuz ve bir rahmet geldi.



96-ALAK

1. Ikre' bismi rabbikelleziy halak
Diyanet Vakfı 1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Oku O yaratan Rabbinin adıyla!
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır!




19. Kella la tütı'hü
vescüd vakterib


Diyanet Vakfı 19.Hayır! Ona uyma!
Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


Elmalılı Hamdi Yazır 19-Hayır, sakın onu dinleme de,
secde et ve yaklaş!


Yaşar Nuri Öztürk 19 Sakın, sakın! Ona boyun eğme;
secde et ve yaklaş!
________________________________________


39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"

2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

07 Nisan 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-38-DERS BİTMEZ-SON NEFESE KADAR

8-ENFAL-24
24. Ya eyyühellezıne amenüstecibü lillahi ve lir rasuli iza deaküm lima yühyıküm
va'lemu ennellahe yehulü beynel mer'i ve kalbihi
ve ennehu ileyhi tuhşerun

Diyanet Vakfı 24. Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resûlüne uyun.
Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer
ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır 24-Ey iman edenler, sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği zaman Peygamberi ile Allah'a icabet edin!
Ve bilin ki, Allah gerçekten kişi ile onun kalbi arasını girer
ve siz, kesinlikle O'nun huzurunda toplanacaksınız!

Yaşar Nuri Öztürk 24 Ey iman sahipleri! Sizi, size hayat verecek şeye çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!"
Şunu da bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer.
Ve bilin ki, en son O'nun huzurunda haşredileceksiniz.



8-ENFAL-25

25. Vetteku fitnetel la tüsıybennellezine zalemu minküm hassah va'lemu ennellahe şedidül ıkab








________________________________________
Diyanet Vakfı 25. Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk 25 İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden korkun. Bilin ki Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.



8-ENFAL-28
28. Va'lemu ennema emvalüküm ve evladüküm fitnetüv ve ennellahe indehu ecrun aziym
Diyanet Vakfı 28. Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandan ibarettir. Allah yanında ise büyük mükafatlar vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 28 Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihan aracıdır. Allah'a gelince, büyük ödül O'nun katındadır.
________________________________________


64-TEGABUN-15

TEGABUN
(15) Ennema emvalukum ve evladukum fitnetun vallahu indehu ecrun 'aziymun.


Diyanet Vakfı 15. Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükâfat ise Allah'ın yanındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız bir fitne (imtihan)dir. Büyük mükafat ise Allah katındadır.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Şu da bir gerçek ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihan aracıdır. Allah'a gelince, onun katında büyük bir ödül vardır.
________________________________________


21-ENBİYA-35

ENBİYA
(35) Küllü nefsin zaikatül mevt ve nebluküm biş şerri vel hayri fitneh ve ileyna türceun


Diyanet Vakfı 35. Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Her canlı ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilik ile deneyeceğiz; hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk 35 Her canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz


5-MAİDE-32


32. Min ecli zalike ketebna ala benı israıle
ennehu men katel nefsem bi ğayri nefsin ev fesadin fil erdı fe keennema katelen nase cemıa ve men ahyaha fe keennema ahyan nase cemıa
ve le kad caethüm rusülüna bil beyyinati sümme inne kesıram minhüm ba'de zalike fil erdı le müsrifun

Diyanet Vakfı 32. İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları'na şöyle yazmıştık:
Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.
Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır 32-Bunun için İsrailoğullarına kitapta şunu bildirmiş idik:
"Her kim bir kişiyi, bir kişi karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur."
Andolsun ki, peygamberlerimiz onlara apaçık delillerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu, bütün bunların arkasından hala yeryüzünde bozgunculuk ve cinayette çizgiyi aşmaktadırlar.

Yaşar Nuri Öztürk 32 İşte bu yüzden biz, İsrailoğulları üzerine şunu yazdık:
Kim bir kişiyi, bir kişiye karşılık yahut yeryüzünde bir fesat sebebiyle olmaksızın öldürürse, insanları toptan öldürmüş gibidir. Ve kim bir kişiye hayat verirse insanlara toptan hayat vermiş gibidir.
Andolsun, resullerimiz onlara açık-seçik kanıtlar getirmişlerdir. Ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır.
________________________________________









2-Bakara-191-
………………………….vel fitnetü eşeddü minel katl

DİYANET-Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür.

ELMALILI-O fitne, adam öldürmekten daha kötüdür

Y.NURİ-Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür.



BENDEN HATIRLATMA..GERİSİ-KARAR VERMEK VE UYGULAMAK SİZE KALMIŞ...



39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"
2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

28 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-37-SONUCA BAKALIM

7-ARAF
128. Kale musa li kavmihisteıynu billahi vasbiru innel erda lillah yurisüha mey yeşaü min ıbadih
vel akıbetü lil müttekıyn


Ali Bulaç 128- Musa kavmine: 'Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar.
En güzel sonuç muttakiler içindir.'
dedi.
Diyanet Vakfı 128. Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar.
Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır."

Edip Yüksel 7:128 Musa, halkına: "ALLAH'tan yardım dileyin, sabırla direnin. Yeryüzü ALLAH'ındır ve onu kullarından dilediğine verir.
Sonuç erdemli davrananlarındır,"
dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 128-Musa kavmine: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve acıya tahammül edip dayanın. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. O'na kullarından dilediğini mirasçı kılar,
mutlu son, Allah'tan korkanlarındır."
dedi.
Süleyman Ateş 128. Musa, kavmine; "Allah'tan yardım isteyin, sabredin!" dedi; yeryüzü Allah'ındır, onu kullarından dilediğine verir.
Sonuç, korunanlarındır!"

Yaşar Nuri Öztürk 128 Mûsa kendi toplumuna şöyle dedi: "Allah'tan yardım dileyin, sabırlı olun. Yeryüzü Allah'ındır, Allah ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar.
Sonuç, takvaya sarılanlarındır."



11-HUD
49. Tilke min embail ğaybi nuhıyha ileyk ma künte ta'lemühü ente ve la kavmüke min kabli haza fasbirv
innel akıbete lil müttekıyn


Ali Bulaç 49- Bunlar: Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları sen ve kavmin bundan önce bilmiyordun. Şu halde sabret.
Şüphesiz (güzel olan) sonuç takva sahiplerinindir.

Diyanet Vakfı 49. (Resûlüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret.
Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır.

Edip Yüksel 49. Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberleridir. Ne sen, ne de senin halkın bundan önce onları bilmezdi. Sabret.
Sonuç, erdemlilerindir.

Elmalılı Hamdi Yazır 49-İşte bunlar, sana vahyile bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret,
iyi sonuç Allah'tan korkanlarındır.

Süleyman Ateş 49. (Ey Muhammed), bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Ne sen, ne de kavmin, daha önce bunları bilmiyordunuz. O halde sabret,
sonuç korunanlarındır.

Yaşar Nuri Öztürk 49 İşte bunlar, sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları sen de bilmiyordun, toplumun da... Artık sabırlı ol!
Sonuç, takvaya sarılanlarındır.


20-TAHA
132. Ve'mur ehleke bis salati vastabir aleyha la nes'elüke rizka nahnü nerzükuk
vel akıbetü lit takva


Ali Bulaç 132- Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz, biz sana rızık veriyoruz.
(Güzel) Sonuç takvanındır.

Diyanet Vakfı 132. Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.
Edip Yüksel 132. Ailene namazı emret ve bu konunun üstünde önemle dur. Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz.
Sonuç, erdemlilerindir.

Elmalılı Hamdi Yazır 132-Hem ailene (ümmetine) namazı emret, hem de kendin ona sabırla devam et! Biz, senden bir rızık istemiyoruz, seni Biz rızıklandırırız;
güzel sonuç takvanındır.

Süleyman Ateş 132. Ailene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz.
Sonuç takva(sahipleri)nindir.

Yaşar Nuri Öztürk 132 Aileni namaza/duaya özendir kendin de ona sabırla devam et! Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz.
Sonuç takvanındır!


28-KASAS
83. Tilked darul ahıratü nec'alüha lillezıne la yürıdune ulüvven fil erdı ve la fesada
vel akıbetü lil müttekıyn

Ali Bulaç 83- İşte ahiret yurdu; biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız. (
Güzel) Sonuç takva sahiplerinindir.

Diyanet Vakfı 83. İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz.
(En güzel) âkıbet, takvâ sahiplerinindir.

Edip Yüksel 83. Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemiyenlere ayırdık.
Sonuç erdemlilerindir.

Elmalılı Hamdi Yazır 83-O ahiret evini (son yurdu) onu, yeryüzünde ne böbürlenme ve ne de bozgunculuk yapmak isteyenlere veririz. Ve o
mutlu son takva sahiplerinindir.
Süleyman Ateş 83. İşte ahiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. (Güzel) sonuç, (günahlardan) sakınanlarındır.
Yaşar Nuri Öztürk 83 İşte âhiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde üstünlük taslamayanlarla bozgunculuk peşinde koşmayanlara veririz.
Sonuç, takva sahiplerinindir.
________________________________________


28-KASAS

88. Ve la ted'u meallahi ilahen ahar la ilahe illa hüve küllü şey'in halikün illa vecheh lehül hukmü ve ileyhi türceun
Ali Bulaç 88- Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Diyanet Vakfı 88. Allah ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.
Edip Yüksel 88. ALLAH ile birlikte hiç bir tanrıyı çağırma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun varlığı hariç her şey yok olmaya mahkumdur. Yargı tümüyle O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 88-Allah'la birlikte diğer bir tanrıya daha çağırma; O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zatından başka herşey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve nihayet döndürüIüp O'na götürüleceksiniz.
Süleyman Ateş 88. Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun yüzü(zatı)ndan başka herşey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk 88 Allah'ın yanında diğer bir tanrıya daha kulluk etme. İlah yok O'ndan başka. O'nun yüzü dışında her şey helâk olacaktır. Hüküm yalnız O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
________________________________________


55-RAHMAN
26. Kullu men 'aleyha famin
Ali Bulaç26- (Yer) Üzerindeki her şey yok olucudur;
Diyanet Vakfı26. Yer yüzünde bulunan her canlı yok olacak.
Edip Yüksel26. Üzerinde bulunan herkes ölümlüdür.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Yeryüzünde bulunan herşey fanidir;

S.Ateş26. (Yer) Üzerinde bulunan her şey yok olacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk26 Yer üzerinde bulunan herkes yok olacaktır.


27. Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel'ikrami.
________________________________________
Ali Bulaç27- Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (kendisi) baki kalacaktır.
Diyanet Vakfı27. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak.
Edip Yüksel27. Sadece Görkemli ve Onurlu Rabbinin varlığı kalıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır27-Yüce ve iyilik sahibi Rabbinin yüzü bakidir;
Süleyman Ateş27. Yalnız Rabbinin celal ve ikram sahibi yüzü baki kalacaktır .
Yaşar Nuri Öztürk27 Sadece o bağış ve celal sahibi Rabbinin yüzü kalacaktır.
________________________________________







55-RAHMAN


78. Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram.
Ali Bulaç 78- Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne yücedir.
Diyanet Vakfı 78. Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir.
Edip Yüksel 78. Görkemli ve Onurlu Rabbinin ismi ne yücedir!
Elmalılı Hamdi Yazır 78-Ululuk ve ikram sahibi Rabbinin adı yüce, çok yücedir!
Süleyman Ateş 78. Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!
Yaşar Nuri Öztürk 78 İkram ve kudret sahibi Rabbinin ismi öyle yüce ki...




39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"
2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

24 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-36-YERYÜZÜNÜN ACI AMA GEÇERLİ TEK İLACI:SABIR

ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR


2-BAKARA
(45) Vesteiynu bis
sabri
ves salah* ve inneha le kebiratün illa alel haşiiyn


Diyanet Vakfı 45.
Sabır
ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 45-Bir de
sabır
ve namazla yardım isteyin. gerçi bu ağır gelir; ancak saygılı kimselere değil.
Yaşar Nuri Öztürk 45
Sabra
ve namaza/duaya sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir.



BAKARA
(153) Ya eyyühellezine amenüsteiynu bis
sabr
i ves salah*
innellahe meas sabirın

Diyanet Vakfı 153. Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü
Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.

Elmalılı Hamdi Yazır 153-Ey iman edenler, sabır ve namazla yardım isteyin! Şüphe yok ki,
Allah sabredenlerle beraberdir.
Yaşar Nuri Öztürk 153 Ey iman sahipleri! Sabra ve namaza/duaya sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkunuz olmasın ki,
Allah sabredenlerle beraberdir.


155. Ve le neblüvenneküm bi şey'im minel havfi vel cuı ve naksım minel emvali vel enfüsi ves semerat* ve
beşşiris sabirın


Diyanet Vakfı 155. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! )
Sabredenleri müjdele !


Elmalılı Hamdi Yazır 155-Çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve ürünlerden eksiklik ile imtihan edeceğiz.
Müjdele o sabırlılara


Yaşar Nuri Öztürk 155 Yemin olsun ki, sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvelerden eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz.
Sabredenlere müjdele.



BAKARA
(177) Leysel birra en tüvellu vücuheküm kıbelel meşrikı vel mağribi ve lakinnel birra men amene billahi vel yevmil ahıri vel melaiketi vel kitabi ven nebiyyın* ve atel male ala hubbihı zevil kurba vel yetama vel mesakıne vebnes sebıli ves sailıne ve fir rikab* ve ekames salate ve atez zekah* vel mufune bi ahdihim iza ahedu* ves
sabirıne
fil be'sai ved darrai ve hıynel be's* ülaikellezıne sadeku* ve ülaike hümül müttekun

Diyanet Vakfı 177. İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında
sabreder.
İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!
Elmalılı Hamdi Yazır 177-Erginlik, yüzlerinizi bir doğu bir batı tarafına çevirmeniz değildir. Ancak eren Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman edip yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve seve mal veren, hem namazı kılan, hem zekatı veren, sözleştikleri vakit sözlerini yerine getiren, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve savaşın kızıştığı anda
sabır gösterenlerdir
. İşte bunlardır doğru olanlar ve bunlardır Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlar.
Yaşar Nuri Öztürk 177 Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz hayırda erginlik/dürüstlük değildir. Hayırda erginlik/dürüstlük o kişinin hakkıdır ki, Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı/duayı yerine getirir,zekâtı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da
sabırlıdırlar.
İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. İşte bunlardır takva sahipleri.



BAKARA
(249) Fe lemma fesale talutü bil cünudi kale innellahe mübtelıküm bi neher* fe men şeribe minhü fe leyse minnı* vemel lem ya'amhü fe innehu minnı illa menığterafe gurfetem bi yedih* fe şeribu minhü illa kalılem minhüm* fe lemma cavezehu hüve vellezıne amenu meahu kalu la takate lenel yevme bi calute ve cünudih*kalellezıne yezunnune ennehüm mülakullahi kem min fietin kalıletin ğalebet fieten kesıratem bi iznillah*
vallahü meas sabirın


Diyanet Vakfı 249. Tâlût askerlerle beraber (cihad için) ayrılınca: Biliniz ki Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Eliyle bir avuç içen müstesna kim ondan içmezse bendendir, dedi. İçlerinden pek azı müstesna hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve iman edenler beraberce ırmağı geçince: Bugün bizim Câlût'a ve askerlerine karşı koyacak hiç gücümüz yoktur, dediler. Allah'ın huzuruna varacaklarına inananlar: Nice az sayıda bir birlik Allah'ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir.
Allah sabredenlerle beraberdir,
dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 249-Talut ordusuyla hareket ettiği zaman: "Allah sizi bir ırmakla deneyecek, kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa işte o, bendendir, ancak eliyle bir avuç alanlara izin var." dedi. Derken oraya varır varmaz pek azı hariç hepsi ondan içtiler. Talut ve beraberinde iman edenler ırmağı geçtiler. O zaman da: "Bizim bugün Calut ve ordusuyla savaşacak gücümüz yok." dediler. Allah'a ulaşacaklarına inananlar: "Nice az bir topluluk, Allah'ın izniyle sayıca çok bir topluluğu yenmiştir.
Allah sabırlılarla beraberdir."
dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 249 Tâlût, askerleriyle yola çıkınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. O halde, ondan içen benden değildir. Ama onu tatmayan bendendir. Eliyle bir avuç alan kişi başka." Bunun ardından, pek azı müstesna olmak üzere ondan içtiler. Nihayet o ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçtiklerinde şöyle dediler: "Bugün bizim Câlût'a ve ordusuna karşı hiçbir gücümüz yoktur." Allah'a kavuşacaklarını düşünenler ise şöyle konuştular: "Sayıca az nice topluluk vardır ki, sayıca çok nice topluluğa Allah'ın izniyle galip gelmiştir.
Allah sabredenlerle beraberdir."






BAKARA
(250) Ve lemma berazu li calute ve cünudihı kalu
rabbena efrığ aleyna sabrav
ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirın

Diyanet Vakfı 250. Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında:
Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır.
Bize cesaret ver ki tutunalım. Kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 250-Calut ve ordusuna karşı meydana çıktıklarında şöyle dediler: "Ey bizleri yetiştiren
Rabbimiz, üzerimize sabır dök
, ayaklarımıza sebat ve dayanıklılık ver ve bizi bu kafirler topluluğuna karşı zafere ulaştır."
Yaşar Nuri Öztürk 250 Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar:
"Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır
. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşı bize yardım et."



3-ALİ İMRAN
(142) Em hasibtüm en tedhulül cennete ve lemma ya'lemillahüllezıne cahedu minküm ve ya'lemes
sabirın

Diyanet Vakfı l42. Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden,
sabredenleri
ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Elmalılı Hamdi Yazır 142-Yoksa siz, Allah içinizden savaşanları ve
sabredenleri
hiç belirlemeden cennete gireceğinizi mi sandınız.
Yaşar Nuri Öztürk 142 Yoksa siz, Allah içinizden uğraşıp didinenleri seçmeden,
sabredenleri
seçmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?


ALİ İMRAN
(146) Ve keeyyim min nebiyyin katele meahu ribbiyyune kesır* fe ma vehenu li ma esabehüm fı sebılillahi ve ma daufu ve mestekanu*
vallahü yühıbbüs sabirın

Diyanet Vakfı 146. Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler.
Allah sabredenleri sever.

Elmalılı Hamdi Yazır 146-Nice peygamberler vardır ki, bir çok Allah erleri onların maiyyetinde savaştı ve Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, zaaf göstermediler ve baş eğmediler.
Allah da sabredenleri sever.

Yaşar Nuri Öztürk 146 Nice peygamber, beraberinde kendisini Rabb'e adayan birçok kişi bulunduğu halde savaşmıştır. Onlar, Allah yolunda kendilerine gelip çatan zorluklar yüzünden gevşememiş, zayıflık göstermemiş, susup pusmamışlardır.
Allah sabredenleri sever.


ALİ İMRAN
(200) Ya eyyühellezıne
amenusbiru ve sabiru
ve rabitu vettekullahe lealleküm tüflihun

Diyanet Vakfı 200-Ey iman edenler!
Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin.
(Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.


Elmalılı Hamdi Yazır 200-Ey iman edenler,
sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin,
savaş için hazır ve tetikte bulunun ve Allah'tan korkun ki arzularınıza eresiniz!

Yaşar Nuri Öztürk 200 Ey iman sahipleri!
Sabredin, sabır yarışı yapın,
nöbet tutarak savaşa hazırlıklı bulunun ve Allah'tan sakının ki, kurtuluşa erebilesiniz.



7-ARAF
(126) Ve ma tenkımü minna illa en amenna bi ayati rabbina lemma caetna
rabbena efrığ aleyna sabrav
ve teveffena müslimın

Diyanet Vakfı 126. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun.
Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver,
müslüman olarak canımızı al,
dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 126-Senin bize kızman da sırf Rabbimizin ayetleri gelince onlara iman etmemizden ötürü.
Ey bizim Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır
ve canımızı iman selametiyle al!"
dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 126 "Sen bizden, sırf Rabbimizin ayetleri bize gelince, onlara iman ettiğimizden ötürü intikam alıyorsan.
Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır.
Canımızı müslümanlar olarak al."




8-ENFAL
(46) Ve etıy'ullahe ve rasulehu ve la tenazeu fe tefşelu ve tezhebe rıhuküm vasbiru
innellahe meas sabirın


Diyanet Vakfı 46. Allah ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin.
Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Elmalılı Hamdi Yazır 46-Allah'a ve peygamberlerine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer ve devletiniz elden geçer. Bir de sabırlı olun, çünkü
Allah sabredenlerle beraberdir.

Yaşar Nuri Öztürk 46 Allah'a ve resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; yoksa korkuya kapılırsınız, rüzgârınız kesilir. Sabredin;
Allah sabredenlerle beraberdir

ENFAL
(65) Ya eyyühen nebiyyü harridıl mü'minıne alel kıtal iy yeküm minküm işrune
sabirune
yağlibu mieteyn ve iy yeküm minküm mietüy yağlibu elfem minellezıne keferu bi ennehüm kavmül la yefkahun

Diyanet Vakfı 65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden
sabırlı
yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır 65-Ey peygamber, mü'minleri cihada teşvik et! Eğer sizden
sabreden
yirmi kişi olursa ikiyüz kişinin üstesinden gelir ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden binini alteder. Çünkü onlar, gerçeği kavrayamayan anlayışsız bir topluluktur.
Yaşar Nuri Öztürk 65 Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden
sabırlı
yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.


ENFAL
(66) El ane haffefellahü anküm ve alime enne fıküm da'fa fe iy yeküm minküm mietün sabiratüy yağlibu mieteyn ve iy yeküm minküm elfüy yağlibu elfeyni bi iznillah
vallahü meas sabirın


Diyanet Vakfı 66. Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler.
Allah sabredenlerle beraberdir.

Elmalılı Hamdi Yazır 66-Şimdi Allah sizin yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulunduğunu bildi. Şimdi sizden sabredecek yüz kişi olursa, ikiyüz kişiyi alteder. Sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle ikibin kişiye üstün gelir.
Allah sabredenlerle beraberdir.
Yaşar Nuri Öztürk 66 Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar.
Allah, sabredenlerle beraberdir!

________________________________________


12-YUSUF
(18) Ve cau ala kamısıhı bi demin kezib kale bel sevvelet leküm enfüsüküm
emra fe sabrun cemıl
vallahül müsteanü ala ma tesıfun

Diyanet Vakfı 18. Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yakub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık
(bana düşen) hakkıyla sabretmektir.
Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah'tır.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. Babaları:"Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış, böyle bir işe sevketmiştir. Artık
bana düşen güzelce sabretmektir.
Sizin söyledikleriniz karşısında yardımına sığınılacak Allah'tır ancak!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 18 Yûsuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: "İş, söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi aldatıp bir işe itmiş. Artık
bana düşen, güzelce sabretmek.
Anlattıklarınıza karşı yalnız Müsteân olan Allah'tan yardım istenir."


YUSUF
(83) Kale bel sevvelet leküm enfüsüküm
emra fe sabrun cemıl
asellahü ey ye'tiyenı bihim cemıa innehu hüvel alımül hakım

Diyanet Vakfı 83. (Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi.
(Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır.
Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."
Elmalılı Hamdi Yazır 83-Babaları dedi ki: "Yok sizi nefsiniz aldatmış; artık
(bana düşen) güzel bir sabır!
Umulur ki Allah bana hepsin! birden getirir. Gerçek şu ki, herşeyi bilen O'dur, her yaptığım bir hikmete göre yapan O'dur."
Yaşar Nuri Öztürk 83 Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş.
Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak.
Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."


16-NAHL
(127)
Vasbir ve ma sabruke illa billahi
ve la tahzen aleyhim ve la tekü fı daykım mimma yemkürum

Diyanet Vakfı 127.
Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir.
Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!
Elmalılı Hamdi Yazır 127-
Sabret, sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir
ve onlar için üzülme, kurdukları tuzaktan dolayı telaş da etme!
Yaşar Nuri Öztürk 127
Sabret! Senin sabrın da Allah'ın yardımıyladır.
Onlar için tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden de telaşlanma!


16-NAHL
128. İnnellahe meallezınettekav vellezıne hüm muhsinun

Diyanet Vakfı 128. Çünkü Allah, (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 128-Zira muhakkak ki Allah, takva sahibi olanlar ve hep güzellik yapanlarla beraberdir.
Yaşar Nuri Öztürk 128 Hiç kuşkusuz, Allah, sakınanlar ve güzel düşünüp güzel iş yapanlarla beraberdir.


18-KEHF
(67) Kale inneke len testetıy'a meıye
sabra

Diyanet Vakfı 67. Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe
sabr
edemezsin.
Elmalılı Hamdi Yazır 67-O: "Doğrusu sen benimle beraber olmaya
sabr
edemezsin.
Yaşar Nuri Öztürk 67 Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe
dayan
amazsın."


KEHF
(69) Kale setecidünı in şaellahü
sabirav
ve la a'sıy leke emra

Diyanet Vakfı 69. Musa: İnşaallah, dedi, sen beni
sabreder
bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.
Elmalılı Hamdi Yazır 69-Musa: "İnşallah beni
sabırlı
bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmem." dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 69 Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni
sabırlı
bulacaksın"


KEHF
(72) Kale e lem e kul inneke len testetıy'a meıye
sabra

Diyanet Vakfı 72. (Hızır:) Ben sana, benimle beraberliğe
sabr
edemezsin, demedim mi? dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 72-O: "Demedim mi ki sen benimle beraber olmaya
sabr
edemezsin?" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 72 Dedi: "Ben söylemedim mi, sen benimle beraberliğe asla
dayan
amazsın!"
________________________________________


KEHF
(75) Kale elem e kul leke inneke len testetıy'a meıye
sabra

Diyanet Vakfı 75. (Hızır:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara)
sabr
edemezsin, demedim mi? dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 75-"Doğrusu sen benimle asla
sabr
edemezsin demedim mi sana?" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 75 Dedi: "Ben sana söylemedim mi, sen benimle beraberliğe asla
dayan
amazsın."
________________________________________



KEHF
(78) Kale haza firaku beynı ve beynik se ünebbiüke bi te'vıli ma lem testetı' aleyhi
sabra

Diyanet Vakfı 78. (Hızır) şöyle dedi: "İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana,
sabr
edemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."
Elmalılı Hamdi Yazır 78-O: "İşte bu, seninle benim ayrılmamız olacak! Şimdi sana o
sabr
edemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim.
Yaşar Nuri Öztürk 78 Dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır. Şimdi sana
tahammül
edemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."
________________________________________


KEHF
(82) Ve emmel cidaru fe kane li ğulameyni yetımeyni fil medineti ve kane tahtehu kenzül lehüma ve kane ebuhüma saliha fe erade rabbüke ey yeblüğa eşüddehüma ve yestahrica kenzehüma rahmetem mir rabbik ve ma fealtühu an emrı zalike te'vılü ma lem testı' aleyhi
sabra


Diyanet Vakfı 82. "Duvara gelince, şehirde iki yetim çocuğun idi; altında da onlara ait bir hazine vardı; babaları ise iyi bir kimse idi. Rabbin istedi ki, o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ben bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte, hakkında
sabr
edemediğin şeylerin iç yüzü budur."
Elmalılı Hamdi Yazır 82-Gelelim duvara; o,şehirde iki yetim oğlanındı, altında onlar için saklanmış bir define vardı ve babaları iyi bir zat idi. Onun için Rabbin onların erginlik çağına ermelerini, definelerini çıkarmalarını diledi. Bütün bunlar, Rabbinden bir rahmet olmak üzeredir ve ben hiçbirini kendi görüşümle yapmadım. İşte senin
sabr
edemediğin şeylerin açıklaması!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 82 "Ve duvar. Duvar, o kentte yaşayan iki yetim oğlanındı. Altında, oğlanlara ait bir define vardı. Oğlanların babası da hayır ve barış seven bir kimse olarak yaşamıştı. Rabbin istedi ki, o çocuklar ergenliklerine ulaşsınlar da Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarsınlar. Ben bunları kendi buyruğumun sonucu olarak yapmadım. İşte senin
sabr
etmeye güç yetiremediğin şeylerin içyüzü budur."


21-ENBİYA
(85) Ve ismaıyle ve idrıse ve zel kifl
küllüm mines sabirın


Diyanet Vakfı 85. İsmail'i, İdris'i ve Zülkifi de (yâdet).
Hepsi de sabreden kimselerdendi.
Elmalılı Hamdi Yazır 85-İsmail, İdris ve Zülkifl'i de.
Hepsi sabredenlerdendi.

Yaşar Nuri Öztürk 85 İsmail, İdris, Zülkifl,
hepsi sabredenlerdendi.






22-HACC
(35) Ellezıne iza zükirallahü vecilet kulubühüm ves
sabirıne
ala ma esabehüm vel mükıymis salati ve memma razaknahüm yünfikun

Diyanet Vakfı 35. Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene
sabrederler,
namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Ki Allah anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen musibete
sabreder;
namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz şeylerden başkalarına dağıtırlar.
Yaşar Nuri Öztürk 35 Onlar öyle insanlardır ki, Allah anıldığında kalpleri titrer; başlarına gelene
sabrederler,
namazı/duayı yerine getirirler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.



28-KASAS
(80) Ve kalellezıne utül ılme veyleküm sevabüllahi hayrul li men amene ve amile saliha ve la yülekkaha illes
sabirun

Diyanet Vakfı 80. Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle dediler: Yazıklar olsun size! İman edip iyi işler yapanlara göre Allah'ın mükâfatı daha üstündür. Ona da ancak
sabredenler
kavuşabilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 80-Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise: "Yazıklar olsun size! Allah'ın sevabı, iman edip iyi işler yapanlar için daha hayırlıdır. Ona ise sadece
sabredenler
kavuşturulur." dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 80 Kendilerine ilim verilmiş olanlar şöyle demişti: "Yazıklar olsun size! İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapan kişi için Allah'ın vereceği karşılık daha üstündür. Ama buna, sadece
sabredenler
ulaştırılır."
________________________________________


33-AHZAB
(35) İnnel müslimıne vel müslimati vel mü'minıne vel mü'minati vel kanitıne vel kanitati ves sadikıyne ves sadikati
ves sabirıne ves sabirati
vel haşiıyne vel haşiati vel mütesaddikıyne vel mütesaddikati ves saimıne ves saimati vel hafizıyne fürucehüm vel hafizate vez zakirınellahe kesırav vez zakirati eaddelahü lehüm mağfiratev ve ecran azıyma

Diyanet Vakfı 35. Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar,
sabreden erkekler ve sabreden kadınlar
, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Bütün müslüman erkekler, müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, doğruluk yapan erkekler, doğruluk yapan kadınlar,
sabreden erkekler sabreden kadınlar
, mütevazi erkekler, mütevazi kadınlar, zekat veren erkekler, zekat veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah'ı Çok anan erkekler ve kadınlar yok mu, işte bunlara Allah bir bağışlama ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.
Yaşar Nuri Öztürk 35 Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar,
sabreden erkekler, sabreden kadınlar,
Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.
________________________________________






37-SAFFAT
(102) Felemma beleğa meahüs sa'ye kale ya büneyye inni era fil menami enni ezbehuke fenzur maza tera kale ya ebetif'al ma tü'meru setecidünı in şaellahü mines
sabirın

Diyanet Vakfı 102. Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni
sabredenlerden
bulursun, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 102-(Oğlu) yanında koşma çağına gelince : "Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?" dedi. (Çocuk da): "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap! Beni inşaallah
sabredenlerden
bulacaksın!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 102 Çocuk onunla birlikte koşacak yaşa gelince, İbrahim dedi: "Yavrucuğum, uykuda/düşte görüyorum ki ben seni boğazlıyorum. Bak bakalım sen ne görürsün/sen ne dersin?" "Babacığım, dedi, emrolduğun şeyi yap! Allah dilerse beni
sabredenlerden
bulacaksın."
________________________________________


38-SAD
(44) Ve huz biyedike dığsen fadrib bihu ve la tahnes inna vecednahü
sabira
nı' mel abd innehu evvab

Diyanet Vakfı 44. Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub'u
sabırlı
(bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 44-Bir de: "Elinle bir demet al da onunla(Eşine) vur; yemininde durmamazlık etme." dedik. Gerçekten Biz onu
sabırlı
bulduk; ne güzel kul! Hakikaten o bir evvabtır (daima Allah'a yönelmektedir).
Yaşar Nuri Öztürk 44 "Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminine ters düşmüş olma!" dedik. Biz onu
sabırlı
bulduk. Ne güzel kuldu o! Bize yönelen, yakaran biriydi o.


39-ZÜMER
(10) Kul ya ıbadillezıne amenütteku rabbeküm lillezıne ahsenu fı hazihid dünya haseneh ve erdullahi vasiah innema yüveffes
sabirune
ecrahüm bi ğayri hısab


Diyanet Vakfı 10. (Resûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız
sabredenlere
, mükâfatları hesapsız ödenecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinize takva ile sığının. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın toprağı geniştir. Ancak
sabredenler
mükafatlarına hesapsız erdirilir."
Yaşar Nuri Öztürk 10 Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davranalara güzellik var. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece
sabredenlere,
ücretleri hesapsız ödenecektir."



70-MEARİC
(5) Fasbir sabren cemiylen.

Diyanet Vakfı 5. (Resûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-O halde sabret biraz, güzel bir sabır ile!
Yaşar Nuri Öztürk 5 Artık güzel bir sabırla sabret!
________________________________________


ASR
(3) İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis
sabr

Diyanet Vakfı 3.Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve
sabrı
tavsiye edenler müstesnadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve
sabrı
tavsiyeleşenler başka.
Yaşar Nuri Öztürk 3 İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine
sabrı
önerenler müstesnadır.



VE KURAN ÖZETİ SAYILABİLECEK BİR SURE....BİRARAYA GELEN

MÜMİNLERİN AYRILMA ZAMANI

OKUYARAK BİRBİRLERİNE HATIRLATTIKLARI...



103 - ASR
Bismillahirrahmanirrahim



1. Vel asr

2. İnnel insane le fi husr

3. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr


Diyanet Vakfı Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
Elmalılı Hamdi Yazır Bismillahirrahmanirrahim
Yaşar Nuri Öztürk Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla...
________________________________________
Diyanet Vakfı 1. Asra yemin ederim ki
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Andolsun Asra ki,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yemin olsun zamana/çağa/gündüzün iki ucuna/sabah namazına/ikindi vaktine/Asrısaadet'e ki,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. İnsan gerçekten ziyan içindedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 2-insan mutlaka bir ziyandadır.
Yaşar Nuri Öztürk 2 İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!
________________________________________
Diyanet Vakfı 3.Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiyeleşenler başka.
Yaşar Nuri Öztürk 3 İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır.
________________________________________


1-İNANANLAR,
2-İYİ AMEL YAPANLAR,
3-HAKKI,
4-SABRI TAVSİYE EDENLER......ZİYANDAN KURTULUR.....

HER ŞEYİNİZ YETERLİ OLSUN...





39-ZÜMER-9-hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”


17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"

2-BAKARA-153-innellahe meas sabirin .....ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.....


7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

23 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-35-O'NUN İNTİKAMI ÖNÜNDE DURABİLECEK VAR MI?

GİDEBİLEĞİM BAŞKA KAPI MI VAR..??...TÜM BENLİĞİM İLE O'NA SIĞINIRIM....


İNTİKAM


KURANDA İNTİKAM


1-3-ALİ İMRAN
(4) Min kablü hüdel lin nasi ve enzelel fürkan* innellezıne keferu bi ayatillahi lehüm azabün şedıd*
vallahü azızün züntikam

Diyanet Vakfı 4.Daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Furkan'ı indirmiştir. Bilinmeli ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır.
Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır 4-Allah'ın ayetlerini tanımayanlara şüphesiz şiddetli bir azap vardır.
Öyle ya, Allah'ın izzeti var, intikamı var.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Daha önce insanlara bir yol gösterici olarak Furkan'ı da indirdi. Şu bir gerçek ki, Allah'ın ayetlerini örtüp inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır.
Ve Allah hem Azîz'dir hem intikam alıcı...
________________________________________



2-5-MAİDE
(95) Ya eyyühellezıne amenu la taktülüs sayde ve entüm hurram ve men katelehu minküm müteammiden fe ceazüm mislü ma katele minen neami yahkümü bihı zeva adlim minküm hedyem baliğal ka'beti ev keffaratün taamü mesakıne ev adlü zalike sıyamel li yezuka ve bale emrih afallahü amma selef ve men ade fe yentekımüllahü minh
vallahü azızün züntikam


Elmalılı Hamdi Yazır 95-Ey iman edenler, sizler ihramda iken av hayvanını öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse Kabe'ye varacak bir kurbanlık olmak üzere öldürdüğü hayvanın dengi bir ceza vardır ki, buna aranızdan adalet sahibi iki kişi hükmeder. Veya bir keffaret vardır ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki bu şekilde yaptığının vebalini tatsın. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim bir daha yaparsa Allah onun intikamını alacak.
Allah, azizdir, intikamı vardır.


Yaşar Nuri Öztürk 95 Ey iman sahipleri! İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası şudur: Öldürdüğü hayvana denk deve-sığır, davar cinsinden, Kâbe'ye varacak kurbanlık bir hediye ki, içinizden adalet sahibi iki kişi belirleyecektir. Yahut yoksullara yedirme şeklinde bir keffâret, yahut buna denk oruç. Taki yaptığının vebalini tatsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim bir daha yaparsa, Allah ondan öc alacaktır.
Allah çok güçlüdür, öc alıcıdır.







3-7-Araf
(126) 126. Ve ma tenkımü minna illa en amenna bi ayati rabbina lemma caetna rabbena efrığ aleyna sabrav ve teveffena müslimın


Diyanet Vakfı 126. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 126-Senin bize kızman da sırf Rabbimizin ayetleri gelince onlara iman etmemizden ötürü. Ey bizim Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve canımızı iman selametiyle al!" dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 126 "Sen bizden, sırf Rabbimizin ayetleri bize gelince, onlara iman ettiğimizden ötürü intikam alıyorsan. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı müslümanlar olarak al."



4-7-Araf Suresi
(136) 136. Fentekamna minhüm fe ağraknahüm fil yemmi bi ennehüm kezzebu bi ayatina ve kanu anha ğafilın



Diyanet Vakfı 136. Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.
Elmalılı Hamdi Yazır 136-Biz de ayetlerimize yalan dedikleri ve onlara kulak asmadıkları için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk.
Yaşar Nuri Öztürk 136 Bunun üzerine biz de onlardan öc aldık: Ayetlerimizi yalanladıkları, onlara aldırmazlık ettikleri için hepsini suda boğduk.
________________________________________




5-9-Tevbe Suresi

74. Yahlifune billahi ma kalu ve le kad kalu kelimetel küfri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bi ma lem yenalu ve ma nekamu illa en ağnahümüllahü ve rasulühu min fadlih fe iy yetubu yekü hayral lehüm ve iy yetevellev yüazzibhümüllahü azaben elımen fid dünya vel ahırah ve ma lehüm fil erdı miv veliyyiv ve la nasıyr


Diyanet Vakfı 74. (Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kâfir oldular. Başaramadıkları bir şeye (Peygambere suikast yapmaya) de yeltendiler. Ve sırf Allah ve Resûlü kendi lütuflarından onları zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar. Eğer tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur. Yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de elem verici bir azaba çarptıracaktır. Yeryüzünde onların ne dostu ne de yardımcısı vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 74-Allah'a, söylemediklerine dair yemin ediyorlar. Andolsun ki, o küfür sözünü söylediler, müslüman olduktan sonra yine kafirlik ettiler ve başaramadıkları cinayeti kurdular. Oysa öç almaya kalkmaları için kendilerini Allah'ın peygamberiyle, ilahı lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur, şayet yan çizerlerse Allah onları dünyada ve ahirette acı bir azaba uğratır; onların yeryüzünde ne bir kayırıcısı ne de bir yardımcısı bulunur.
Yaşar Nuri Öztürk 74 Söylemediklerine ilişkin Allah'a yemin ediyorlar. Yemin olsun ki, o küfür sözünü söylediler. İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar. Başaramadıkları bir şeyi tasarladılar. Oysaki intikal almaları için, Allah'ın ve resulünün, Allah'ın lütfuyla kendilerini zengin etmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Eğer yan çizerlerse Allah onlara dünyada da âhirette de acıklı bir azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onların ne bir dostu olacaktır ne de bir yardımcısı.
________________________________________




6-14-İBRAHİM
(47) Fe la tahsebennellahe muhlife va'dihı rusüleh
innellahe azızün züntikam


Diyanet Vakfı 47. O halde, sakın Allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Çünkü Allah mutlak üstündür,
kimsenin yaptığını yanına bırakmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır 47-O halde sakın Allah'ı, peygamberlerine verdiği sözden cayacağım sanma!
Şüphesiz Allah güçlüdür, intikam sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk 47 Sakın Allah'ı, resullerine verdiği söze ters düşer sanma.
Allah Azîz'dir, intikam da alır.
________________________________________





7- 15-Hicr Suresi
(79) Fentekamna minhüm ve innehüma le bi imamim mübın


Diyanet Vakfı 79. Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 79-Onlardan da intikam aldık, kişi de apaçık önde bulunuyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 79 Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.
________________________________________


8-30-Rum Suresi

47. Ve le kad erselna min kablike rusülen ila kavmihim fe cauhüm bil beyyinati fentekamna minellezıne ecramu ve kane hakkan aleyna nasrul mü'minın



Diyanet Vakfı 47. Andolsun ki, biz senden önce kendi kavimlerine nice peygamberler gönderdik de onlara açık deliller getirdiler. (Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir. Müminlere yardım etmek de bize düşer.
Elmalılı Hamdi Yazır 47-Andolsun ki, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım ise üzerimizde bir hak oldu.
Yaşar Nuri Öztürk 47 Yemin olsun biz, senden önce de resulleri toplumlarına gönderdik, onlara açık kanıtlar getirdiler. Nihayet, günah işleyenlerden öc aldık. İnananlara yardım etmek bizim üzerimizde bir haktı.
________________________________________




9-32-Secde Suresi
22. Ve men azlemü mimmem zükkira bi ayati rabbihı sümme a'rada anha inna minel mücrimiyne müntekımun


Diyanet Vakfı 22. Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Rabbinin ayetleriyle (kendisine) öğüt verilip de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir. Muhakkak Biz, suçlulardan intikam alırız.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Rabbinin ayetleri kendilerine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim vardır? Suçlulardan mutlaka intikam alacağız biz!





10-39-Zümer Suresi
(37) Ve mey yehdillahü fema lehu mim müdıll
e leysellahü bi azızin zintikam

Diyanet Vakfı 37. Allah kime de hidayet ederse, artık onu saptıracak yoktur.
Allah, mutlak güç sahibi ve intikam alıcı değil midir?

Elmalılı Hamdi Yazır 37-Her kime de Allah hidayet verirse onu da şaşırtacak yoktur.
Allah, intikam sahibi, çok güçlü değil midir?!

Yaşar Nuri Öztürk 37 Allah'ın kılavuzluk ettiğini ise saptıran olamaz.
Allah Azîz ve intikam alıcı değil mi?





11-43-Zuhruf Suresi
(25) Fentekamna mihüm fenzur keyfe kane akıbetül mükezzibın



Diyanet Vakfı 25. Biz de onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Bunun üzerine Biz de onlardan intikamım aldık. Bak o yalan söylüyorsun diyenlerin sonu nasıl oldu?
Yaşar Nuri Öztürk 25 Bunun üzerine onlardan öc aldık. Bir bak, nice olmuştur o yalanlayanların sonu!






12-43-Zuhruf Suresi

41. Fe imma nezhebenne bike fe inna minhüm müntekımun


Diyanet Vakfı 41. Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız.
Elmalılı Hamdi Yazır 41-Şu halde şayet Biz seni alıp götürürsek (hayatını sona erdirsek), elbette onlardan intikam alacağız.
Yaşar Nuri Öztürk 41 Ya biz, seni alıp götürdükten sonra onlardan öc alırız;





13-41-ZUHRUF-

55. Felemma asefununtekamna minhüm fe ağraknahüm ecmeıyn

Diyanet Vakfı 55. Böylece bizi öfkelendirince onlardan intikam aldık, hepsini suda boğduk.
Elmalılı Hamdi Yazır 55-Böylece Bizi gazaplandırdıkları zaman Biz de kendilerinden intikam aldık, hepsini birden boğuverdik.
Yaşar Nuri Öztürk 55 Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince, biz de onlardan öc aldık; hepsini suya gömüverdik.



14-44-Duhan
(16) 16. Yevme nebtışül batşetel kübra inna müntekımun


Diyanet Vakfı 16. Fakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Ama (kendilerini) o büyük şiddetle sıkıvereceğimiz gün, muhakkak Biz intikam alacağız.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Gün gelir, en büyük vuruşla vururuz biz. Şu bir gerçek ki, intikam da alırız biz!


15-47-Muhammed

4. Fe iza lekıytümüllezıne keferu fe darber rikab hatta iza eshantümuhüm fe şüddül vesaka fe imma mennem ba'dü ve imma fidaen hatta tedaal harbü evzaraha zalik ve lev yeşaüllahü lentesara minhüm ve lakil li yeblüve ba'daküm bi ba'd vellezıne kutilu fı sebılillahi fe ley yüdılle a'malehüm


Diyanet Vakfı 4. (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. Durum şu ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Onun için küfredenlerle muharebeye tutuştuğunuz da hemen boyunlarını vurmaya bakın! Ta kuvvetlerini derinden kırıp tepeleyinceye kadar (üstünlük sağladıgınızda) bağı sıkı basın (sıkıca bağlayın kalanlarını); harp ağırlıklarını atana kadar (savaş sona erinceye değin), sonra ister karşılıksız salıverin, ister fidye karşılığında. Böyledir bu; şayet Allah dilese kesinlikle onlardan intikamını alır, ancak sizi birbirinizle imtihan edecek. Allah yolunda öldürülenlere gelince, onların amellerini asla boşa çıkarmaz.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Küfre batmışlarla burun buruna geldiğinizde, boyunlar vurulur. Nihayet onları bastırıp sindirdiğinizde, antlaşma bağını sıkı bağlayın. Artık bundan sonrası ya bir bağışlama ya bir fidyedir. Nihayet, harp, ağırlıklarını yere bırakır. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, onlardan öc alırdı. Ama kiminizi kiminizle denemek için böyledir. Allah yolunda öldürülenlerin amelleri asla göz ardı edilmeyecektir.



VE BAŞKA BİR DEYİMLE ÖÇ ALMA....




17-İSRA

69. Em emintüm ey yüıydekim fıhi taraten uhra fe yürsile aleyküm kasıfem miner rıhı fe yuğrikaküm bima kefartüm sümme la tecidu leküm aleyna bihı tebıa

Diyanet Vakfı 69. Yahut O'nun, sizi bir kez daha oraya (denize) gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak, inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra, bundan dolayı kendinize (intikamınızı almak için) bizi arayıp soracak bir destekçi de bulamazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır 69-Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize herşeyi kırıp büken bir fırtına salıvererek hepinizi yaptığınız nankörlük sebebiyle boğmayacağından, sonra da Bize karşı onun öcünü alacak birini bulamamanızdan emin misiniz?
Yaşar Nuri Öztürk 69 Yoksa sizi bir kez daha oraya gönderip üstünüze kırıp geçiren bir fırtına salarak, inkâr ettiğinizden dolayı sizi boğmayacağından emin misiniz? Sizin adınıza, bizden bunun öcünü alacak birini de bulamazsınız.
________________________________________


21-ENBİYA
68. Kalu harrikuhü vensuru aliheteküm in küntüm faılın

Diyanet Vakfı 68. (Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 68-(Onlar): "Siz bunu yakın da tanrılarınızın öcünü alın, eğer birşey yapacaksanız!" dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 68 Dediler: "Yakın bunu! Eğer birşey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."





77. Ve nasarnahü minel kavmillezıne kezzebu bi ayatina innehüm kanu kavme sev'in fe ağraknahüm ecmeyın

Diyanet Vakfı 77. Onu, âyetlerimizi inkâr eden kavimden koruduk. Gerçekten onlar, fena bir kavim idi; bu yüzden topunu birden (suya) gömdük.
Elmalılı Hamdi Yazır 77-Ayetlerimize yalan diyen kavimden öcünü aldık. Gerçekten onlar kötü bir kavimdiler, Biz de hepsini birden boğuverdik.
Yaşar Nuri Öztürk 77 Ona, ayetlerimizi yalanlayan topluluğa karşı yardım ettik. Kötülüğün toplumuydu onlar. Hepsini birden batırıp boğduk.
________________________________________


23-MÜMİNUN


39. Kale rabbinsurnı bima kezzebun
Diyanet Vakfı 39. O peygamber: Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!
Elmalılı Hamdi Yazır 39-O peygamber: "Ey Rabbim, bana yalan söylüyorsun demelerinin öcünü al!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 39 O peygamber şöyle yakardı: "Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana!"


26-ŞUARA


227. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve zekerullahe kesırav ventesaru mim ba'di ma zulimu ve seya'lemüllezıne zalemu eyye münkalebiy yenkalibun

Diyanet Vakfı 227. Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 227-Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çokça zikredenler ve kendilerine haksızlık edildikten sonra öclerini alanlar müstesna. O haksızlık edenler hangi inkılaba münkalib olacaklarını (hangi akibete yuvarlanacaklarını) yarın bilecekler.
Yaşar Nuri Öztürk 227 İman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.
________________________________________

42-ŞURA

41. Ve lemenintesara ba'de zulmihı fe ülaike ma aleyhim min sebıl


Diyanet Vakfı 41. Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır 41-Her kim zulme uğradıktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza vermek için herhangi bir) yol yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk 41 Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.
________________________________________




85-BURUC

8. Ve ma nekamu minhüm illa en yü'minu billahil'aziyzilhamiydi.

Diyanet Vakfı 8. Onlardan, sırf, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Onlara sadece güçlü ve övgüye layık Allah'a iman etmeleri yüzünden kızıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Onlardan sadece, Azîz ve Hamîd Allah'a iman ettikleri için öc alıyorlardı.



VE...O'NUN İNTİKAMI VE ÖÇ ALMASINDAN KORKUN AMA....SAKIN OLA Kİ

UMUDUNUZU


KAYBETMEYİN...YETER Kİ O'NA DÖNECEĞİNİZİ BİLİN....



YUSUF-(12/87 ) ayete bakalım, “la tey'esü min ravhillah, innehu la yey'esü min ravhillahi illel kavmil kafirun" (Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin, kafir kavimden başkası O'ndan ümid kesmez, yani ancak kafir olan ümid keser)


(ZUMER-39/53) "ya ibadiyelleziyne esrefu ala enfüsihim la taknetu min rahmetillah, innallahe yağfiruzzunube cemia, innehu huvelgafururrahiym" (nefislerine zulmeden israfa giden itaatle emredilen kullarım, Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin, Allah bütün günahları bağışlar, 0 gafur ve rahimdir). Bu ayet bütün günahların affedileceğini söylüyor. Yani ümidsizlik yok.


24-NUR

42. Ve lillahi mülküs semavati vel ard ve ilellahil masiyr


42-Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. dönüş de ancak Allah'adır.

BU SÖZ COK YERDE GECER..SADECE HATIRLATMA İÇİN BUNU ALDIM....


40-MÜMİN
1. Ha mim

2. Tenzilül kitabi minellahil azizil alim

3. Ğafiriz zembi ve kabilit tevbi şedidil ıkabi zit tavl la ilahe illa hu ileyhil masiyr


2-3-Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. dönüş ancak O'nadır.


50-KAF

43. İnna nahnu nuhyi ve numitu ve ileynel masiyr

43-Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. dönüş de ancak bizedir.


BENDEN HATIRLATMA...GERİSİ SİZE KALMIŞ..KARARI KENDİNİZ VERECEKSİNİZ..HESABI DA....

BUYURUN TEKRAR İŞTE KURAN SİZE DE SÖYLÜYOR....


88-GAŞİYE

25. İnne ileyna iyabehüm.

Diyanet Vakfı 25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Onlar, mutlaka döne dolaşa Bize geleceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Hiç kuşkusuz, onların dönüşleri bizedir.


26. Sümme inne 'aleyna hisabehüm.
Diyanet Vakfı 26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Sonra da mutlaka Bize hesap vereceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Bunun ardından, hesapları da bizim elimizde olacaktır.


39-ZÜMER-9-hel yestevillezıne ya'lemune vellezine la ya'lemun

9-“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”



17-İSRA-34…..evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
17-34-…………Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!






7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati vel ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"



7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

20 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-34-HER AN VEDA OLABİLİR

39-ZÜMER
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
Kuran-ı Kerim, 39-Zümer:9.


39-9-Emmen hüve kanitün anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahırate ve yercu rahmete rabbih kul
hel yestevillezıne ya'lemune vellezine la ya'lemun
innema yetezekkeru ülül elbab


Ali Bulaç 9- Yoksa o, gece saatinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umud eden (gibi) midir? De ki:
'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler.'
Diyanet Vakfı 9. Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse (o inkarcı gibi) midir? (Resûlüm!) De ki:
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.
Edip Yüksel 9. Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak meditasyonda bulunan, ahiretin bilincinde olan ve Rabbinin rahmetini uman birine ne dersiniz? De ki,
"Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Ancak akıl sahipleri öğüt alır.
Elmalılı Hamdi Yazır 9 -Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki:
"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Ancak temiz akıllı olanlar anlar.
Süleyman Ateş 9. Yoksa o, gece sa'atlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki:
"Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Doğrusu ancak sağduyu sahipleri öğüt alır.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, âhiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki:
"Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?
Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır."
________________________________________



40-MÜMİN

27. Ve kale musa
inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab


Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________
68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.





Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.



81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!




7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-. leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* ….rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…

12-YUSUF

21-……vallahü galibün ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun


DİYANET-21-….Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

ELMALILI-21-…….Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Y.NURİ-21-………..Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.





12-YUSUF
100…….inne rabbi latiyfül lima yeşa' innehu hüvel alimül hakim
100…. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."


101-….fatırıssemavati el ard ente veliyyi fid dünya vel ahirah teveffeni müslimev ve elhıkni bis salihiyn
101…. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!"



7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59)

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun (37-/180) ve selamün alel mürselin (37-/181)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin(37-/182)

DOSTLARA MEKTUPLAR-33-KALU BELA-İNANDIK-BİLİYORUZ-EMİNİZ-VE-CAHİLLERDEN OLMAKTAN ALLAH'A SIĞINIRIM

7-ARAF


172. Ve iz ehaze rabbüke mim beni ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim
elestü bi rabbiküm
kalu bela
şehidna
en tekulu yevmel kıyameti inna künna an haza ğafilın


Ali Bulaç 172- Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı:
'Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' (demişti de)
onlar: 'Evet (
Rabbimizsin), şahid olduk'
demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' dememeniz içindir.

Diyanet Vakfı 172. Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki:
Ben sizin Rabbiniz değil miyim?
(Onlar da),
Evet (buna) şâhit olduk
, dediler.

Edip Yüksel 7:172 Rabbin, Adem oğullarının bellerinden soylarını çıkarırken onları kendi kendilerine tanık tutar:
"Ben, Rabbiniz değil miyim?"
"Evet, tanıklık ediyoruz,"
derler. Böylece diriliş günü, "Biz bundan habersizdik," diyemezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır 172-Hem Rabbin Ademoğullarının bellerinden zürriyetlerini alıp onları nefislerine karşı şahit tutarak:
"Rabbiniz değil miyim?"
diye şahit gösterdiği zaman
"Evet Rabbimizsin, şahidiz !"
dediler. Kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu!" demeyesiniz,

Süleyman Ateş 172. Rabbin, Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve:
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"
diye onları kendilerine şahid tutmuştu.
"Evet, (buna) şahidiz!"
dediler. kıyamet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz.

Yaşar Nuri Öztürk 172 Hani, Rabbin, âdemoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu:
"Rabbiniz değil miyim?"
Onlar:
"Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz
." demişlerdi. Kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" demeyesiniz.




173. Ev tekulu innema eşrake abaüna min kablü ve künna zürriyyetem mim ba'dihim e fetühliküna bima fealel mübtilun

Ali Bulaç 173- Ya da: 'Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir nesiliz; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?' dememeniz için.
Diyanet Vakfı 173. Yahut "Daha önce babalarımız Allah'a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onların izinden gittik). Bâtıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?" dememeniz için (böyle yaptık).
Edip Yüksel 7:173 Yahut, "Atalarımız önceden ortak koştu ve biz de onlardan sonra gelen soylarıyız, bizi bidat ve hurafelere dalanlardan dolayı mı yok edeceksin," diyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 173-Yahut, "Ancak, atalarımız şirk koştular, biz ise onlardan sonra gelen bir nesil idik; şimdi o batılı tesis edenlerin yaptıklarıyla bizi helak mı edeceksiniz?" demeyesiniz diye.
Süleyman Ateş 173. Yahut: "(Ne yapalım) daha önce babalarımız (Allah'a) ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesil old(uğumuz için öyle yapt)ık. (Gerçekleri) iptal edenlerin yaptıkları yüzünden bizi helak mı ediyorsun?" demeyesiniz diye (sizin Rabbiniz olduğumhakkında sizleri şahid tutmuştuk).
Yaşar Nuri Öztürk 173 Şöyle de demeyesiniz: "Daha önce atalarımız şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir soyuz. Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helâk mı edeceksin?"



6-ENAM

123. Ve kezalike cealna
fı külli karyetin ekabira
mücrimiha li yemküru fiha ve ma yemkürune illa bi enfüsihim ve ma yeş'urun




Ali Bulaç 123- Böylece biz,
her ülkenin önde gelenlerini
-orada hileli- düzenler kursunlar diye- oranın suçlu-günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Diyanet Vakfı 123. Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için,
günahkârlarını liderler yaptık.
Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Edip Yüksel 6:123 Her ülkenin önde gelen suçlularına, orada hile ve entrika yapmaları için izin verdik. Aslında kendilerinden başkasını kandırmıyorlar. Ama farkında değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır 123-Böylece her şehirde
o şehrin günahkarlarının büyüklerini,
orada hilekarlık yapsınlar diye, işbaşında bulundurmaktayız. Oysa onlar, hilekarlığı başkalarına değil, kendilerine yapıyorlar da farkına varamıyorlar.
Süleyman Ateş 123. Böylece
her kentin büyüklerini,
oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.
Yaşar Nuri Öztürk 123 Biz bu şekide
her kentte/her medeniyette kodamanları
, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgâhlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değillir.
________________________________________



17-İSRA


(16) Ve iza eradna en nühlike
karyeten emarna
mütrafiha fe fesku fiha fe hakka aleyhel kavlü fe demmernaha tedmira

Ali Bulaç 16- Bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman, onun
'varlık ve güç sahibi önde gelenlerine' e
mrederiz, böylelikle onda bozgunculuk çıkarırlar. Artık onun üzerine söz hak olur da, onu kökünden darmadağın ederiz.
Diyanet Vakfı 16. Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde, o
ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elebaşılarına
(iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler. Böylece o ülke, helâke müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz.
Edip Yüksel 16. Biz bir toplumu yok etmek istediğimiz zaman onun
ileri gelen varlıklılarının
orada kötülük yapmasına izin veririz. Böylece o topluma verilmiş söz gerçekleşir ve onu yerle bir ederiz.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman oranın
devletlilerine (ileri gelenlerine)
emrederiz; onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece o ülke aleyhine hüküm hak olur! Artık onu yerle bir ederiz.
Süleyman Ateş 16. Biz bir kenti helak etmek istediğimiz zaman onun
varlıklılarına
emrederiz, orada kötü işler yaparlar, böylece o ülkeye (azab) karar(ı) gerekli olur, biz de orayı darmadağın ederiz.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun
servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına
emirler yöneltiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke/medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz.
________________________________________





7-ARAF

179. Ve le kad zera'na li cehenneme kesıram minel cinni vel insi lehüm kulubül la yefkahune biha ve lehüm a'yünül la yübsırune biha ve lehüm azanül la yesmeune biha
ülaike kel en'ami bel hüm edall
ülaike hümül ğafilun


Ali Bulaç 179- Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler.
Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar.
İşte bunlar gafil olanlardır.


Diyanet Vakfı 179. Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler.
İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar.
İşte asıl gafiller onlardır.


Edip Yüksel 7:179 İnsanlardan ve cinlerden çok sayıda kişiyi cehenneme mahkum ettik. Kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gözleri var, fakat görmezler; kulakları var, fakat işitmezler.
Onlar, çiftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kötü...
Ve onlar, olup bitenden habersizdirler.


Elmalılı Hamdi Yazır 179-Andolsun ki, cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar, gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler.
İşte bunlar hayvan gibidirler,
hatta daha şaşkındırlar. İşte o gafiller ancak bunlardır.


Süleyman Ateş 179. Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler.
İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık...
Ve işte gafiller onlardır!


Yaşar Nuri Öztürk 179 Yemin olsun ki, biz, cehennem için, cinlerden ve insanlardan, birçok kişiye vücut verdik/birçoğunu döllendirip yaydık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler.
Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın.
Gafillerin ta kendileridir bunlar.
________________________________________





CAHILLERDEN OLMAKTAN ALLAH'A SIĞINIRIM


2-BAKARA
(67) Ve iz kale musa li kavmihi innellahe ye'müruküm en tezbehu bekarah *kalu etettehızüna hüzüva *kale
euzü billahi en ekune minel cahilin

Ali Bulaç 67- Hani Musa kavmine: 'Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor' demişti. 'Bizi alaya mı alıyorsun?' dediler. (Musa)
'Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım'
dedi.
Diyanet Vakfı 67. Musa, kavmine: Allah bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti de: Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. O da:
Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım,
demişti.
Edip Yüksel 2:67 Hani, Musa halkına: "ALLAH bir düve boğazlamanızı emrediyor," demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun," deyince de
"Cahilce davranmaktan ALLAH'a sığınırım,"
dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 67-Bir vakit de Musa, kavmine demişti ki: "Allah size bir sığır boğazlamanızı emrediyor." Onlar da: "Ay! Bizimle eğlenip alay mı ediyorsun?" dediler. O da: "O gibi
cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım.
" dedi.
Süleyman Ateş 67. Musa, kavmine: "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler.
"cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım!"
dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 67 Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki:
"Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."

________________________________________





7-ARAF
(199) Huzil afve ve'mür bil urfi ve
a'rıd anil cahilin

Ali Bulaç 199- Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, örf ile emret ve
cahillerden yüz çevir.

Diyanet Vakfı 199. (Resûlüm!) Sen afyolunu tut, iyiliği emret ve
cahillerden yüz çevir.

Edip Yüksel 7:199 Affedici ol, toleransı öğütle ve
cahillere aldırış etme.
Elmalılı Hamdi Yazır 199-Sen af yolunu tut, iyilikle emret ve
kendilerini bilmezlerden yüz çevir!

Süleyman Ateş 199. Affı al, iyiliği emret,
cahillere aldırış etme.

Yaşar Nuri Öztürk 199 Affetmeyi esas al! İyiyi ve güzeli emret,
cahillerden yüz çevir!



16-NAHL
(119) Sümme inne rabbeke lillezıne amilüs sue bi cehaletin sümme tabu mim ba'di zalike ve aslehu inne rabbeke mim ba'diha le ğafurur rahiym

Ali Bulaç 119- Sonra gerçekten Rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir.
Diyanet Vakfı 119. Sonra şüphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzeltenleri (bağışlayacaktır). Çünkü onlar tevbe ettikten sonra Rabbin elbet çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Edip Yüksel 119. Bunlara rağmen Rabbin, bilgisizlik yüzünden kötülük işledikten sonra ardından tevbe edip düzelenlere, evet senin Rabbin ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 119-Sonra muhakkak Rabbin, bir cehaletle kötülük isteyen sonra arkasından tevbe edip düzelen kimselerin lehinedir; şüphesiz ki, Rabbin, bunun arkasından elbette çok bağışlayandır, merhamet sahibidir.
Süleyman Ateş 119. Sonra Rabbin şunlardan yanadır ki, cehaletle kötülük işlediler, sonra onun ardından tevbe ettiler, uslandılar. Bütün bunlardan sonra Rabbin, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.
Yaşar Nuri Öztürk 119 Şu da var: Rabbin, bilgisizlik yüzünden kötülük işleyip de bunun ardından tövbe edip hallerini düzeltenler lehindedir. Sonra senin Rabbin gerçekten Gafûr ve Rahîm'dir.






25-FURKAN
(63) Ve ibadür rahmanillezine yemşune alel erdı hevnev ve iza hatabehümül cahilune kalu selama

Ali Bulaç 63- O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman 'Selam' derler.
Diyanet Vakfı 63. Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler);
Edip Yüksel 63. Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki yeryüzünde gösterişsizce yürürler. Cahiller kendilerine laf atınca da barış önerirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 63-Ve Rahman'ın kullan: O kimseler ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller kendilerine laf attıkları zaman "Selametle!" derler;
Süleyman Ateş 63. Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevazi olarak yürürler, cahiller kendilerine laf atarsa "Selam" derler.
Yaşar Nuri Öztürk 63 Rahman'ın kulları, yeryüzünde böbürlenmeden/rahatsız etmeden yürüyen kişilerdir. Cahiller onlara hitap edince, "Selam!" derler.





33-AHZAB
(72) İnna aradnel emanete ales semavati vel erdı vel cibali fe ebeyne ey yahmilneha ve eşfakne minha ve hamelehel insan innehu kane zalumen cehula

Ali Bulaç 72- Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.
Diyanet Vakfı 72. Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.
Edip Yüksel 72. Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zalim ve cahil olmuştu.
Elmalılı Hamdi Yazır 72-Evet Biz, o emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar ve ondan korktular da insan yüklendi onu. O gerçekten çok zalim, çok cahil bulunuyor
Süleyman Ateş 72. Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zalim, çok cahildir.
Yaşar Nuri Öztürk 72 Biz emâneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi.



TEKRAR SÖYLEYEYİM....;

2-BAKARA-67-....euzü billahi en ekune minel cahilin

CAHİLLERDEN OLMAKTAN YARADAN'IMA SIĞINIRIM


SİZ BİLİRSİNİZ KARAR SİZİN....

81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!





7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-..rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…






7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59) ve selamün alel mürselin (37-/182)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin

17 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-32-KURAN'DA AHSEN-GÜZEL

Aranan Kelime : ahsen
Aranan Meal : KURAN-I KERİM ( ARAPÇA - LATİN HARFLİ )
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 50

2-BAKARA
(138) Sıbğatellah* ve men
ahsen
ü minellahi sıbğatev ve nahnü lehu abidun

Diyanet Vakfı 138. Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz (deyin).
Elmalılı Hamdi Yazır 138-Sen Allah'ın boyasına bak! (Vaftiz de ne ki!) Kim Allah'tan daha güzel boya vurabilir? İşte biz O'na ibadet edenleriz!
Yaşar Nuri Öztürk 138 Allah'ın boyasını esas alın. Allah'tan daha güzel kim boya vurabilir! Biz yalnız O'na kulluk ederiz.



3-ALİ İMRAN
(172) Ellezınestecabu lillahi ver rasuli mim ba'di ma esabehümül karhu lillezıne
ahsen
u minhüm vettekav ecrun azıym

Diyanet Vakfı 172. Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 172-Hele yara aldıktan sonra Allah'ın ve peygamberin emrine uyanların. Müminler içinden özellikle iyilik yapıp fenalıktan sakınanlara pek büyük bir mükafat vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 172 O müminler ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah'ın ve resulün çağrısına cevap verdiler. Onlar içinden, güzel işler yapıp takvaya sarılanlara büyük bir ödül vardır.


4-NİSA
(59) Ya eyyühellezıne amenu etıy'ullahe ve etıy'ur rasule ve ülil emri minküm fe in tenaze'tüm fı şey'in fe rudduhü ilellahi ves rasuli in küntüm tü'minune billahi vel yevmil ahırv zalike hayruv ve
ahsen
ü te'vıla

Diyanet Vakfı 59. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
Elmalılı Hamdi Yazır 59-Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, sizden olan yetkililere de. Sonra bir şeyde anlaşmazlığa düştünüz mü, hemen Allah'a ve Peygamberine arz edin onu, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanan müminler iseniz. Bu hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.
Yaşar Nuri Öztürk 59 Ey iman sahipleri! Allah'a itaat edin. Resule ve sizin içinizden olan/sizin seçtiğiniz hüküm ve yetki sahiplerine de itaat edin. Sonra bir şeyde tartışmaya girdiniz mi, eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, onu Allah'a ve resule arz edin. Böyle yapmanız hem daha hayırlı hem de sonuç bakımından daha güzeldir.


4-NİSA
(86) Ve iza huyyıtüm bi tehıyyetin fe hayyu bi
ahsen
e minha ev rudduha innellahe kane ala külli şey'in hasıba

Diyanet Vakfı 86. Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır 86-Size herhangi bir şekilde sağlık (selam) verildiği zaman, siz de ondan daha güzeli ile sağlık (selam) verin veya yanısı ile mukabele edin! Allah, herşeyi hesaba çekmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk 86 Bir selam ile selamlandığınızda, onun daha güzeliyle yahut aynısıyla karşılık verin. Hiç kuşkusuz Allah Hasîb'dir, herşeyi güzelce hesaplamaktadır.


4-NİSA
(125) Ve men
ahsen
ü dınem mimmen esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinüv vettebea millete ibrahıme hanıfa vetetehazellahü ibrahıme halila
Diyanet Vakfı 125. İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i dost edinmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 125-Din bakımından o kimseden daha iyi kimdir ki, özü iyi olarak yüzünü İslam ve Allah'a tutmuş ve muvahhid olarak İbrahim'in dinine uymuştur. Allah ki, İbrahim'i dost edinmişti.
Yaşar Nuri Öztürk 125 Güzel düşünüp/güzellikler sergileyerek ve özü-sözü doğru bir halde İbrahim'in milletine uyarak yüzünü Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kim olabilir! Allah İbrahim'i dost edinmişti.



5-MAİDE
(50) E fe hukmel cahiliyyeti yebğun ve men
ahsen
ü minellahi hukmel li kavmiy yukınun

Diyanet Vakfı 50. Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?
Elmalılı Hamdi Yazır 50-Durmuşlar da onlar cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kimmiş Allah'tan daha güzel hüküm verecek? Fakat bunu inancı kesin bir kavim anlar.
Yaşar Nuri Öztürk 50 Yoksa cahiliye devrinin hükmünü mü arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için, Allah'tan daha güzel hüküm veren kim vardır?


5-MAİDE
(93) Leyse alellezıne amenu ve amilus salihati cünahun fıma taımu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati sümmettekav ve amenu sümmettekav ve
ahsen
u vallahü yühabbül muhsinın

Diyanet Vakfı 93. İman eden ve iyi işler yapanlara, hakkıyle sakınıp iman ettikleri ve iyi işler yaptıkları, sonra yine hakkıyle sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyle sakınıp yaptıklarını, ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıklarından dolayı günah yoktur. (Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel yapanları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır 93-İman edip yararlı işler yapan kimseler bundan böyle (Allah'tan) korktukları, imanlarında sebat ettikleri, yararlı işler yapmaya devam ettikleri, sonra sakındıkları ve imanlarında iyice sağlamlaştıkları, yine sakınmakla beraber her yaptığını güzel yapan kişi mertebesine erdikleri takdirde, daha önce (haramı) tatmalarından ötürü kendilerine bir günah yoktur. Allah iyi davrananları sever.
Yaşar Nuri Öztürk 93 İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara; bundan böyle korunup iman ederek iyi işler yaptıkları, sonra takvaya sarılıp imanda kemale erdikleri, sonra bir mertebe daha korunup güzellikler sergiledikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever


6-ENAM
(152) Ve la takrabu malel yetımi illa billetı hiya
ahsen
ü hatta yeblüğa eşüddeh ve evfül keyle vel mizane bil kıst la nükellifü nefsen illa vüs'aha ve iza kultüm fa'dilu ve lev kane za kurba ve bi ahdillahi evfu zaliküm vassaküm bihı lealleküm tezekkerun
Diyanet Vakfı 152. Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti.
Elmalılı Hamdi Yazır 152-Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar en güzel şekilden başka türlü yaklaşmayın; ölçeği ve tartıyı tam ve denk tutun. Biz, hiçbir kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz. Söz sahibi olduğunuz zaman yakınlarınıza ait de olsa adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin. Duydunuz ya, O, düşünüp tutasınız diye bunları size emretti.
Yaşar Nuri Öztürk 152 "Yetimin malına yaklaşmayın! Ancak rüştüne erişinceye kadar en güzel yolla ilgilenme hali müstesna. Ölçme ve tartmayı tam bir dürüstlükle yerine getirin. Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde yükümlülük getirmiyoruz. Konuştuğunuz zaman, yakınlarınız/aleyhine de olsa, adaleti gözetin. Ve Allah'a verdiğiniz söze sadık kalın. Düşünüp öğüt alasınız diye O size bunları önerdi.



6-ENAM
(154) Sümme ateyna musel kitabe temamen alellezı
ahsen
e ve tefsıylel likülli şey'iv ve hüdev ve rahmetel leallehüm bi likai rabbihim yü'minun

Diyanet Vakfı 154. Sonra iyilik edenlere nimetimizi tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayete erdirmek ve rahmet etmek maksadıyla Musa'ya da Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır 154-Sonra Siz, Musa'ya, güzelce tatbik edene nimetlerimizi tamamlamak, herşeyi detaylı açıklamak, doğru yolu göstermek ve rahmet olmak üzere o kitabı verdik ki, Rablerine kavuşacaklarına inansınlar...
Yaşar Nuri Öztürk 154 Sonra, güzel davrananlara nimetimizi tamamlamak, her şeyi ayrıntılı kılmak, bir kılavuz ve rahmet olmak üzere Mûsa'ya o Kitap'ı verdik ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanabilsinler.


7-ARAF
(145) Ve ketebna lehufil elvahı min külli şey'im mev'ızatev ve tefsıylel li külli şey' fe huzha bi kuvvetiv ve'mür kavmeke ye'huzha bi
ahsen
iha seürıküm daral fasikıyn

Diyanet Vakfı 145. Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.
Elmalılı Hamdi Yazır 145-Ve onun için levhalarda herşeyden yazdık; öğüt ve hükümlerin ayrıntılarına dair herşeyi. Dedik ki: "Haydi bunları sıkı tut, kavmine de emret, onları ne güzeliyle tutsunlar! İleride sizi o fasıkların yurduna göndereceğim!"
Yaşar Nuri Öztürk 145 Biz Mûsa için levhalarda her şeyi yazdık: Öğüt olarak, her şeyin ayrıntısı olarak. "Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar. Sapıklar yurdunu göstereceğim size."
________________________________________


9-TEVBE
(121) Ve la yünfikune nefekaten sağıyratev ve la kebıratev ve la kebıratev ve la yaktaune vadiyen illa kütibe lehüm li yecziyehümullahü
ahsen
e ma kanu ya'melun

Diyanet Vakfı 121. Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vâdi mutlaka onların lehine yazılır.
Elmalılı Hamdi Yazır 121-Onlar, -küçük olsun, büyük olsun- bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi aşmazlar ki, Allah kendilerini işlediklerinden daha güzeliyle mükafatlandırmak için onların hesaplarına yazmış olmasın!
Yaşar Nuri Öztürk 121 Küçük-büyük bir infakta bulunmaları, bir vadiyi geçmeleri, kendileri lehine mutlaka yazılır ki, Allah onlara yapıp ettiklerinden daha güzeliyle karşılık versin.
________________________________________



10-YUNUS
(26) Lillezıne
ahsen
ül husna ve ziyadeh ve la yerheku vücuhehüm kateruv ve la zilleh ülaike ashabül cenneh hüm fıha halidun

Diyanet Vakfı 26. Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-İyi işler yapanlara daha güzeli; bir de fazlası var; yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de aşağılık. Onlar cennet ehli, hep orada ebedi kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de... Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada.


11-HUD
(7) Ve hüvellezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamiv ve kane arşühu alel mai li yeblüveküm eyyüküm
ahsen
ü amela ve le in kulte inneküm meb'usune mim ba'dil mevti le yekulennellezıne keferu in haza illa sıhrum mübın

Diyanet Vakfı 7. O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resûlüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-O, hanginizin daha güzel davranacağı hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri attı günde yarattı; Arşı su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir ya, sen onlara: " Siz öldükten sonra diriltileceksiniz." dersen, küfredenler kesinlikle: " Bu apaçık aldatmadan başka birşey değildir!" derler.
Yaşar Nuri Öztürk 7 O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir."


12-YUSUF
(3) Nahnü nekussu aleyke
ahsen
el kasası bima evhayna ileyke hazel kur'ane ve in künte min kablihı le minel ğafilın

Diyanet Vakfı 3. (Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Biz sana bu Kuran'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Doğrusu, senin bundan önce hiç haberin yoktu.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikâyelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın



12-YUSUF
(23) Ve ravedethülletı hüve fı beytiha an nefsihı ve ğallekatil ebvabe ve kalet heyte lek kale meazellahi innehu rabbı
ahsen
e mesvay innehu la yüflihuz zalimun

Diyanet Vakfı 23. Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve "Haydi gel!" dedi. O da" (Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Derken evinde bulunduğu hanım, bunun nefsinden kam almak istedi (onu birlikte olmaya çağırdı) ve kapıları kilitledi;"Haydi gel, seninim!"dedi. O:"Allah'a sığınırım, doğrusu O, benim efendim, bana iyi baktı ve gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz." dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Yûsuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden gönlünü tatmin etmek istedi. Kapıları kilitledi, "Hadi gel!" dedi. Yûsuf: "Allah'a sığınırım, Rabbim beni güzel bir barınağa kavuşturmuştur. Zalimler iflah etmez." dedi


12-YUSUF
(100) Ve rafea ebeveyhi alel arşi ve harru lehu sücceda ve kale ya ebeti haza te'vılü rü'yaye min kablü kad cealeha ribbı hakka ve kad
ahsen
e bı iz ahracenı mines sicni ve cae biküm minel bedvi mim ba'di en nezeğaş şeytanü beynı ve beyne ıhvetı inne rabbı latıyfül lima yeşa' innehu hüvel alımül hakım

Diyanet Vakfı 100. Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."
Elmalılı Hamdi Yazır 100-Ana ve babasını taht üzerine çıkardı, hepsi Yusuf için secdeye kapandılar. Yusuf da:"Ey babacığım, işte bundan önceki rüyamın yorumu bu; gerçekten Rabbim onu gerçekleştirdi, cidden bana iyilikte bulundu;çünkü beni zindandan çıkardı; şeytan benimle kardeşlerimin arasını dürtüştürdükten (bozduktan) sonra sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim, dilediği şey için aldığı tedbirde çok hoş davranır. Gerçek şu ki, O, herşeyi çok iyi bilen, her yaptığın bir hikmete göre yapandır!
Yaşar Nuri Öztürk 100 Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yakumluk soktuktan sora, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."


16-NAHL
(30) Ve kıyle lillezınettekav maza enzele rabbüküm kalu hayra lillezıne
ahsen
u fı hazihıd dünya haseneh ve le darul ahırati hayr ve le nı'me darul müttekıyn

Diyanet Vakfı 30. (Kötülüklerden) sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiğinde, "Hayır (indirdi)" derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir!
Elmalılı Hamdi Yazır 30-Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda : "Hayır indirdi." demişlerdir. Bu dünyada iyi işler yapanlara güzel bir mükafat vardır. Elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne hoş!
Yaşar Nuri Öztürk 30 Korunup sakınanlara, "Rabbiniz ne indirdi" dendiğinde şöyle dediler: "Hayır indirdi." Bu dünyada güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Âhiret yurdu elbette ki daha hayırlıdır. Gerçekten ne güzelmiş takva sahiplerinin yurdu!
________________________________________


16-NAHL
(96) Ma ındeküm yenfedü ve ma ındellahi bak ve le necziyennellezıne saberu ecrahüm bi
ahsen
i ma kanu ya'melun

Diyanet Vakfı 96. Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir, Allah katındakiler ise bâkidir. Elbette sabırlı davrananlara yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır 96-Sizin yanınızdaki tükenir. Allah'ın katındaki ise kalıcıdır. Biz, mutlaka o sabredenlere, yaptıkları işin daha güzeli ile mükafatlarını vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk 96 Sizin yanınızdaki tükenir ama Allah'ın yanındaki sonsuza dek kalıcıdır. Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka vereceğiz.
________________________________________


16-NAHL
(97) Men amile saliham min zekerin ev ünsa ve hüve mü'minün fe le nuhyiyennehu hayaten tayyibeh ve la necziyennehüm ecrahüm bi
ahsen
i ma kanu ya'melun

Diyanet Vakfı 97. Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır 97-Erkekten, dişiden her kim mümin olarak iyi bir iş yaparsa, muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları işlerin daha güzeli ile mükafatlarım mutlaka vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk 97 Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa, onu tertemiz bir hayatla yaşatırız. Ve böylelerinin ücretlerini, işleyip ürettiklerinin en güzelleriyle karşılarız.


16-NAHL
(125) Üd'u ila sebıli rabbike bil hıkmeti vel mev'ızatil haseneti ve cadilhüm billetı hiye
ahsen
inne rabbeke hüve a'lemü bi men dalle an sebılihı ve hüve a'lemü bil mühtedın


Diyanet Vakfı 125. (Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 125-Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele yap! Çünkü Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir ve doğru yolda gidenleri en iyi biten de ancak O'dur.
Yaşar Nuri Öztürk 125 Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et ve onlarla, en güzel olan neyse o yolla mücadele et. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, gerçeğe kılavuzlananları da en iyi bilendir.
________________________________________





17-ISRA
(7) İn
ahsen
tüm
ahsen
tüm li enfüsiküm ve in ese'tüm feleha fe iz cae va'dül ahırati li yesuu vücuheküm ve li yedhulül mescide kema dehaluhü evvele merrativ ve liyütebbiru ma alev tetbıra

Diyanet Vakfı 7. Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Eğer güzellik yaparsanız, kendinize güzellik etmiş olursunuz; eğer kötülük yaparsanız yine kendinizedir. Artık sonraki fesadınızın vakti geldimi, yüzünüzü kötületsinler, ilk defa girdikleri gibi yine Mescidi Aksa' ya girsinler ve bütün ele geçirdiklerini temelinden yıksınlar diye.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Eğer güzel davranırsanız, kendi benlikleriniz için güzellik sergilemiş olursunuz. Ve eğer kötülük yaparsanız o da benlikleriniz aleyhine olur. Bu sırada, yüzlerinizi çirkinleştirsinler, ilk kez girdikleri gibi mabede girsinler ve egemenlik altına aldıklarını yerle bir etsinler diye ikinci vaat geldi



17-ISRA
(34) Ve la takrabu malel yetımi illa billetı hiye
ahsen
ü hatta yeblüğa eşüddehu ve
evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula


Diyanet Vakfı 34. Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın.
Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
Elmalılı Hamdi Yazır 34-Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne erişinceye kadar en güzel şekilde yaklaşma başka;
verdiğiniz sözü yerine getirin; çünkü verilen sözde muhakkak bir sorumluluk vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 34 Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar, güzel bir yolla ilgilenebilirsiniz.
Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.


17-ISRA
(53) Ve kul li ıbadı yekulülletı hiye
ahsen
inneş şeytane yenzeğu beynehüm inneş şeytane kane lil insani adüvvem mübına

Diyanet Vakfı 53. Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 53-Kullarıma de ki: "En güzel olan sözü söylesinler; çünkü şeytan aralarını gıcıklar; zira şeytan insana açık bir düşmandır.
Yaşar Nuri Öztürk 53 Kullarıma de ki: En güzel olan neyse onu söylesinler. Çünkü şeytan, aralarına yamukluk sokar. Şeytan, insan için apaçık bir düşmandır


18-KEHF
(7) İnna cealna ma alel erdı zınetel leh ali neblüvehüm eyyühüm
ahsen
ü amela

Diyanet Vakfı 7. Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Biz yeryüzünde olan şeyleri ona bir süs yaptık ki insanları imtihan edelim: Hangisi daha güzel bir amel yapacak?
Yaşar Nuri Öztürk 7 Biz, yeryüzündeki şeyleri ona bir süs yaptık ki, insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim


18-KEHF
(30) İnnellezıne amenu ve amilus salihati inna la nüdıy'u ecra men
ahsen
e amela

Diyanet Vakfı 30. İman edip de güzel davranışlarda bulunanlar (bilmelidirler ki) biz, güzel işler yapanların ecrini zâyi etmeyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır 30-İman edip iyi iyi amel işleyenlerin, şüphesiz ki, Biz öyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk 30 İman edip hayra ve barışa yönelik ameller sergileyenlere gelince, kuşkusuz ki biz, güzel iş yapanların ödülünü yitirmeyeceğiz.
________________________________________


19-MERYEM
(73) Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatin kalellezıne keferu lillizıne amenu eyyül ferıkayni hayrum mekamev ve
ahsen
ü nediyya

Diyanet Vakfı 73. Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okunduğu zaman inkâr edenler, iman edenlere: İki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makamı daha iyi, meclis ve topluluğu daha güzeldir? dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 73-Ayetlerimiz kendilerine açık açık tecvidli okunduğu zaman da o küfredenler iman edenlere: "Bu iki topluluktan hangisi makamca daha iyi ve meclis olarak daha güzel?" dediler.
Yaşar Nuri Öztürk 73 Onlara ayetlerimiz açık-seçik okunduğunda, inkâr edenler inananlara şöyle derler: "İki zümreden hangisi makamca daha üstün, meclisce daha güzel?"


19-MERYEM
(74) Ve kem ehlekna kablehüm min karnin hüm
ahsen
ü esasev ve ri'ya

Diyanet Vakfı 74. Onlardan önce de, eşya ve görünüş bakımından daha güzel olan nice nesiller helâk ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır 74-Oysa Biz, kendilerinden önce mal ve görünüm bakımından daha güzel nice kuşakları helak etmişiz.
Yaşar Nuri Öztürk 74 Onlardan önce nice kuşaklar helak ettik ki, malca ve manzaraca daha alımlıydılar.
________________________________________


23-MUMİNUN
(14) Sümme halaknen nutfete alekaten fe halaknel alekate mudğaten fe halaknel mudğate ızamen fe kesevnel ızame lahmen sümme enşe'nahü halkan ahar
fe tebarakellahü
ahsen
ül halikıyn



Diyanet Vakfı 14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik.
Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.


Elmalılı Hamdi Yazır 14-Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik,derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik.
Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!


Yaşar Nuri Öztürk 14 Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk.
Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir!


23-MUMİNUN
(96) İdfa' billetı hiye
ahsen
üs seyyieh nahnü a'lemü bi ma yasıfun

Diyanet Vakfı 96. Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır 96-Sen o kötülüğü en güzel bir davranışla defet; Biz onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz.
Yaşar Nuri Öztürk 96 En güzel olan neyse onunla sav kötülüğü. Onların nasıl nitelendirme yaptıklarını biz daha iyi biliriz.
________________________________________


24-NUR
(38) Li yecziyehümüllahü
ahsen
e ma amilu ve yezıdehüm min fadlih vallahü yerzüku mey yeşaü bi ğayri hısab

Diyanet Vakfı 38. Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.
Elmalılı Hamdi Yazır 38-Çünkü Allah, kendilerini yaptıkları işlerin en güzeli ile mükafatlandıracak, onlara lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Yaşar Nuri Öztürk 38 Ki Allah kendilerine, yapıp işlediklerinin en güzelini versin ve lütfundan onlara artışlar sağlasın. Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.


25-FURKAN
(24) Ashabül cenneti yemeizin hayrum müstekarrav ve
ahsen
ü mekıyla

Diyanet Vakfı 24. O gün cennetliklerin kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer pek güzeldir.
Elmalılı Hamdi Yazır 24-O gün cennetliklerin kaldıkları yer çok iyi, dinlendikleri yer pek güzeldir.
Yaşar Nuri Öztürk 24 O gün, konakladıkları yer çok hayırlı, dinlenip eğlendikleri yer çok güzel olanlar, cennet halkıdır.
________________________________________


25-FURKAN
(33) Ve la ye'tuneke bi meselin illa ci'nake bil hakkı ve
ahsen
e tefsıra

Diyanet Vakfı 33. Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (onun karşılığında) sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.
Elmalılı Hamdi Yazır 33-Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, Biz sana (ona karşılık) gerçeği ve en güzel yorumu getirmiş olmayalım.
Yaşar Nuri Öztürk 33 Onlar sana bir mesel getirdikçe,biz sana hakkı ve en güzel yorumu getiririz.


28-KASAS
(77) Vebteğı fıma atakellahüd daral ahırate ve la tense nesıybeke mined dünya ve ahsin kema
ahsen
ellahü ileyke ve la tebğıl fesade fil ard innellahe la yühıbbül müfsidın

Diyanet Vakfı 77. Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır 77-Allah'ın sana bu vergisi içinde ahiret evini ara ve dünyadan nasibini de unutma; Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah, bozguncuları sevmez!"
Yaşar Nuri Öztürk 77 "Allah'ın sana verdikleri içinde âhiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah'ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."
________________________________________


29-ANKEBUT
(7) Vellezıne amenu ve amilus salihati le nükeffiranne ahüm seyyiatihim ve le necziyennehüm
ahsen
ellezı kanu ya'melun

Diyanet Vakfı 7. İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Bununla birlikte iman edip iyi iyi işler yapanların kötülüklerini örter ve onlara elbette yaptıkları işlere karşılık daha güzelini veririz.
Yaşar Nuri Öztürk 7 İman edip hayra/barışa yönelik hareketler sergileyenlere gelince, biz onların çirkinliklerini elbette ki örteceğiz! Ve biz onları, yapmakta oldukları işlerin en güzeliyle elbette ödüllendireceğiz!


29-ANKEBUT
(46) Ve la tücadilu ehlel kitabi illa billetı hiye
ahsen
ü illellezıne zalemu minhüm ve kulu amenna billezı ünzile ileyna ve ünzile ileyküm ve ilahüna ve ilahüküm vahıdüv ve nahnü lehu müslimun

Diyanet Vakfı 46. İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.
Elmalılı Hamdi Yazır 46-Kitap ehli ile zulmedenleri bir yana ancak en iyi bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: "Biz, hem bize indirilene iman ettik, hem size indirilene ve bizim ilahımız ile sizin ilahınız birdir. Ancak biz yalnız O'na teslim olmuşuzdur."
Yaşar Nuri Öztürk 46 Ehlikitap'la, en güzel olan yöntem dışında bir yolla mücadele etmeyin! Onların zulme sapanları müstesna. Şöyle deyin: "Bize indirilene de size indirilene de iman ettik; tanrımız ve tanrınız bir. Ve biz O'na teslim olanlarız."


32-SECDE
(7) Ellezı
ahsen
e külle şey'in halekahu ve bedee halkal insani min tıyn

Diyanet Vakfı 7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-O ki, yarattığı herşeyi güzel yarattı ve insanı yaratmaya da bir çamurdan başladı.
Yaşar Nuri Öztürk 7 O, odur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı. Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı.


37-SAFFAT
(125) E ted'une ba'lev ve tezerune
ahsen
el halikıyn

Diyanet Vakfı 125.Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır 125-O en güzel yaratanı bırakıp da Ba'le mi yalvarıyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk 125 "Bal'e yalvarıp yakarıyor, yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz?"


39-ZÜMER
(10) Kul ya ıbadillezıne amenütteku rabbeküm lillezıne
ahsen
u fı hazihid dünya haseneh ve erdullahi vasiah innema yüveffes sabirune ecrahüm bi ğayri hısab

Diyanet Vakfı 10. (Resûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinize takva ile sığının. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın toprağı geniştir. Ancak sabredenler mükafatlarına hesapsız erdirilir."
Yaşar Nuri Öztürk 10 Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davranalara güzellik var. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."


39-ZÜMER
(18) Ellezıne yestemiünel kavle feyettebiune
ahsen
eh ülaikellezıne hedahümüllahü ve ülaike hüm ülül elbab

Diyanet Vakfı 18. O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelin! uygularlar. işte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk 18 Onlar ki, sözü dinler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlardar, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.


39-ZÜMER
(23) Allahü nezzele
ahsen
el hadısi kitabem müteşebihem mesaniye takşeırru minhü ccüludüllezıne yahşevne rabbehüm sümme telınü cüludühüm ve kulubühüm ila zikrillah zalike hüdellahi yehdı bihı mey yeşa' ve mey yudlilillahü fe ma lehu min had


Diyanet Vakfı 23. Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Allah tözün en gözelini, ikizli (uyumlu ve ahenkli) bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri (tüyleri) ürperir. Sonra derileri de kalpleri de Allah'ın zikrine karsı yumuşar: işte bu, Allah'ın rehberidir. Allah onunla dilediğin; doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Allah, sözün/hadisin en güzelini, bibirine benzer iç içe ikili mânalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.
________________________________________


39-ZÜMER
(35) Li yükeffirallahü anhüm esveellezı amilu ve yecziyehüm ecrahüm bi
ahsen
illezı kanu ya'melun

Diyanet Vakfı 35. Böylece Allah, onların geçmişte yaptıkları en kötü hareketleri bile örtecek ve yaptıklarının en güzeline denk olarak mükâfatlarını verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Çünkü Allah, onların önceden yaptıklarının en kötüsünü bile silip bağışlayacak ve yapmakta oldukları güzel amellerin en güzeline göre mükafatlarım kendilerine verecektir.
Yaşar Nuri Öztürk 35 Böylece, Allah onların yaptıklarının en kötülerini örtecek, ödüllerini, yaptıklarının en güzeliyle verecek.


39-ZÜMER
(55) Vettebiu
ahsen
e ma ünzile ileyküm mir rabbiküm min kabli ey ye'tiyekümül azabü bağtetev ve entüm la teş'urun

Diyanet Vakfı 55. Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.
Elmalılı Hamdi Yazır 55-Haberiniz olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce samimi müslüman olun da, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ve uygulayın!
Yaşar Nuri Öztürk 55 Farkında olmadığınız bir sırada, azap ansızın karşınıza çıkmadan önce size Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun!


40-MUMİN
(64) Allahüllezı ceale lekümül erda kararav ves semae binaev ve savveraküm fe
ahsen
e suveraküm ve razekaküm minet tayyibat zalikümüllahü rabbükam
fe tebarakellahü rabbül alemın

Diyanet Vakfı 64. Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran Allah'tır. İşte Allah, sizin Rabbinizdir.
Alemlerin Rabbi Allah, yücelerden yücedir.


Elmalılı Hamdi Yazır 64-Allah O'dur ki, sizin için yeri bir karargah, göğü de bir bina yaptı, size şekil verdi, sonra da şekillerinizi güzelleştirdi ve hoş nimetlerden size rızık verdi, işte o Allah'tır Rabbiniz!
Ne yücedir O alemlerin Rabbi olan Allah!


Yaşar Nuri Öztürk 64 Allah odur ki, yeryüzünü sizin için durulacak yer, göğü bir bina yaptı; sizi yaratıp donattı ve görünüşünüzü güzel yaptı, sizi temiz ve güzel nimetlerle rızıklandırdı. İşte bu Allah'tır sizin Rabbiniz!
Âlemlerin Rabbi olan Allah ne kadar yücedir!


41-FUSSİLET
(33) Ve men
ahsen
ü kavlem mimmen dea ilellahi ve amile salihav ve kale innenı minel müslimın

Diyanet Vakfı 33. (İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden kimin sözü daha güzeldir?
Elmalılı Hamdi Yazır 33-"Ben şüphesiz müslümanlardanım." deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir?
Yaşar Nuri Öztürk 33 Allah'a çağırıp/yakarıp hayra ve barışa yönelik iş yapan ve "Ben, Müslümanlardanım/Allah'a teslim olanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?!


41-FUSSİLET
(34) Ve la testevil hasenetü ve les seyyieh idfa' billetı hiye
ahsen
ü fe izellezı beyneke ve beynehu adavetün keennehu veliyyün hamım

Diyanet Vakfı 34. İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.
Elmalılı Hamdi Yazır 34-Hem hasene (güzellik, iyilik) de bir değildir kötülük de. Kötülüğü, en güzel olan hasene ile önle. O zaman bakarsın ki, seninle arasında bir düşmanlık bulunan kimse yakılgan(şefkatli) bir hısım gibi olmuş!
Yaşar Nuri Öztürk 34 Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavarla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.


46-AHKAF
(16) Ülaikellezıne netekabbelü anhüm
ahsen
e ma amilu ve netecavezü an seyyiatihim fı ashabil cenneh va'des sıdkıllezı kanu yuadun

Diyanet Vakfı 16. İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru bir sözdür.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-İşte kendilerinden yaptıklannın en güzelini kabul buyuracağımız ve günahlarını sileceğimiz bu kimseler, cennetlikler arasında seçkin kişilerdir. Bu, va'dolunmakta oldukları şaşmaz doğru va'd iledir.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Bunlar, cennet halkı arasında o kimselerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz, çirkinliklerini görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.


53-NECM
(31) Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil erdı li yecziyellezine esau bima amilu ve yecziyellezine
ahsen
u bil husna

Diyanet Vakfı 31. Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Bu, Allah'ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.
Elmalılı Hamdi Yazır 31-Bütün göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır! Sonunda kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak; güzellik yapanları da daha güzeliyle mükafatlandıracak!
Yaşar Nuri Öztürk 31 Göklerde ne var yerde ne varsa Allah'ındır. Bu, Allah'ın; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, güzel davranıp güzel düşünenleri de güzellikle ödüllendirmesi içindir.


65-TALAK
(11) Resulen yetlu 'aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve 'amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel'enharu halidiyne fiyha ebeden kad
ahsen
allahu lehu rizkan.

Diyanet Vakfı 11. İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Allah'ın nurlar saçan, yollar açan ayetlerini sizlere karşı okuyan bir peygamber gönderdi, iman edip yararlı işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye. Her kim Allah'a iman edip dürüstçe çalışırsa, onu, içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Bir elçi indirmiştir ki, iman edip barışa/hayra yönelik işler sergileyenleri, karanlıklardan nura çıkarmak için Allah'ın ayetlerini açık-seçik okur. Allah'a inanıp barışa/hayra yönelik bir iş yapanı Allah, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Böyleleri, orada sürekli kalacaklardır. Allah böylesi için rızkı gerçekten güzelleştirmiştir.


67-MÜLK
(2) Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum
ahsen
u 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.

Diyanet Vakfı 2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 2-O ki, ölümü ve dirimi yarattı, sizi imtihana çekip hanginizin davranış bakımından daha güzel olduğunu bildirmek için. O öyle güçlü, bağışlayandır
Yaşar Nuri Öztürk 2 Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur.



95-TİN
(4) Lekad halaknel'insane fiy
ahsen
i takviymin.

Diyanet Vakfı 4.Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.



YAŞAMINIZ YARADAN'IN YARATMASINDAKİ GÜZELLİKLERLE DOLU VE HER ŞEYİNİZ YETERLİ

OLSUN...



81-TEKVİR


27. In huve illa zikrun lil'alemiyne.
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.



28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.



29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.

Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!



7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.




2-BAKARA-286-..rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…






7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yü'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59) ve selamün alel mürselin (37-/182)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin

09 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-31-ALDAT-MA-ALDANMA-SENİ KURAN İLE ALDATMASINLAR

Aranan Kelime :
aldat

Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM DİYANET MEALİ
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 23



Bakara Suresi
(9) Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini
aldat
ırlar da farkında değillerdir.


Al-i İmran Suresi
(24) Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini
aldat
mıştır.


Al-i İmran Suresi
(185) Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı,
aldat
ıcı metadan başka bir şey değildir.


Al-i İmran Suresi
(196) Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni
aldat
masın.


Nisa Suresi
(120) Şeytan onlara (birçok) va'dde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak
aldat
mak için onlara vaadde bulunuyor.


Nisa Suresi
(142) Münafıklar, Allah'ı
aldat
maya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.


Enam Suresi
(130) (O gün Allah şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları
aldat
tı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.


Enam Suresi
(112) İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar
aldat
mak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.


Enam Suresi
(70) Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini
aldat
mış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.


Araf Suresi
(51) Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini
aldat
mıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkar edip durdularsa biz de onları bugün öyle unuturuz.


Enfal Suresi
(49) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri
aldat
mış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


Enfal Suresi
(63) Eğer seni
aldat
mak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır.Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz o mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


Yusuf Suresi
(18) Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi
aldat
ıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."


İsra Suresi
(64) "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara
aldat
madan başka bir şey va'detmez.


Lokman Suresi
(33) Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah'ın va'di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldat
masın. O
aldat
ıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.


Ahzab Suresi
(12) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resülü bize, ancak
aldat
mak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.


Fatır Suresi
(40) De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine
aldat
madan başka hiçbir şey vaadetmezler.


Fatır Suresi
(5) Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldat
masın. Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi
aldat
masın.


Mümin Suresi
(4) Allah'ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni
aldat
masın.


Casiye Suresi
(35) "Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi
aldat
masıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.


Muhammed Suresi
(25) Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisin geri dönenleri, şeytan
aldat
ıp peşinden sürüklemiş, ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.


Hadıd Suresi
(14) (Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler de) derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi
aldat
tı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi
aldat
tı."


İnfitar Suresi
(8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne
aldat
tı?












Aranan Kelime : aldat
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM E.HAMDİ YAZIR
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 23


Bakara
(9) Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sadece kendilerini
aldat
ırlar da farkına varmazlar.


Ali İmran
(24) Çünkü onlar: "Sadece sayılı bir kaç gün dışında asla bize ateş dokunmaz." demekte ve uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini
aldat
maktadır.


Ali İmran
(185) Herkes ölümü tadacaktır. Mükafatlarınız ancak kıyamet günü tamamlanacaktır. Her kim o vakit ateşten uzaklaştırılır da cennete konulursa, işte o, murada erdi. Yoksa, dünya hayatı,
aldat
ıcı bir eşyadan başka bir şey değildir.


Ali İmran
(196) Sakın, o Allah'ı tanımayanların refah içinde diyar diyar dolaşmaları seni
aldat
masın!


Nisa
(119) Ve mutlaka onları saptıracağım ve her durumda onları kuruntulara düşürüp, olmayacak kuruntularla
aldat
acağım. Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Ve her kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, şüphesiz açıktan açığa bir zarara düşmüştür!


Nisa
(120) Şeytan onlara vaadde bulunur, kuruntu ve ümitlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir
aldat
madan başka ne va'deder?


Enam
(70) Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının kendilerini
aldat
tığı kimseleri bırak! Bu vesile ile şunu da ihtar et ki: "Bir kimse yaptıkları yüzünden azabın pençesine düşmeye görsün, o zaman Allah'ın yüce huzurunda O'ndan başka ne bir koruyucu, ne de bir şefaatçi bulunur. Her türlü fidyeyi denkleştirse bile kabul edilmez. Onlar azabın pençesine düşmüş kimselerdir. Nankörlük ettiklerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içecek ve gayet acı bir azap vardır.


Enam
(112) Böylece Biz, her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar,
aldat
mak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!


Enam
(130) Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimizi anlatan ve bu gününüzün geleceğini haber veren peygamberler gelmedi mi?" Onlar: "Ey Rabbimiz, biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları
aldat
tı da kendi aleyhlerine kafir olduklarına şahitlik ettiler.


Araf
(51) O kafirlere ki, oyunu ve eğlenceyi kendilerine din edindiler ve dünya hayatı kendilerini
aldat
tı. Nasıl ki, onlar bu günlerine kavuşacaklarını unutup ayetlerimizi inkar ettilerse Biz de bugün onları öyle unutacağız.


Enfal
(49) O sırada münafıklar ve kalplerinde bir hastalık bulunanlar: "Şunları dinleri
aldat
tı." diyorlardı. Oysa, her kim Allah'a dayanırsa, bilsin ki, Allah, üstündür, hikmet sahibidir.


Hud
(7) O, hanginizin daha güzel davranacağı hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı; Arşı su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir ya, sen onlara: " Siz öldükten sonra diriltileceksiniz." dersen, küfredenler kesinlikle: " Bu apaçık
aldat
madan başka birşey değildir!" derler.


Yusuf
(18) Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. Babaları:"Hayır, nefisleriniz sizi
aldat
mış, böyle bir işe sevketmiştir. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Sizin söyledikleriniz karşısında yardımına sığınılacak Allah'tır ancak!" dedi.


Yusuf
(83) Babaları dedi ki: "Yok sizi nefsiniz
aldat
mış; artık (bana düşen) güzel bir sabır! Umulur ki Allah bana hepsin! birden getirir. Gerçek şu ki, herşeyi bilen O'dur, her yaptığım bir hikmete göre yapan O'dur."


Lokman
(33) Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve öyle bir günü sayın (öyle bir günden ürperti duyun) ki, baba, çocuğundan (taraf) birşey ödeyemez; evlat da babasından taraf birşey ödeyecek değildir. Muhakkak Allah'ın va'di gerçektir. O halde sakın dünya hayatı sizi
aldat
masın ve sakın o mağrur (şeytan) sizi Allah('ın affın)a güvendir(erek aldatıp cehenneme sürükle) mesin!


Fatir
(5) Ey insanlar, haberiniz olsun ki, Allah'ın va'di muhakkak gerçektir; sakın o dünya hayatı sizi
aldat
masın ve sakın o aldatıcı şeytan, sizi Allah'a karşı
aldat
masın!


Fatir
(40) De ki: "Gördünüz ya, O Allah'tan başka yalvardığınız ortaklarınızı! Gösterin bana onların bu yeryüzünün hangi parçasını yarattıklarını!" Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var, ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır, o zalimler, birbirlerini
aldat
madan başka bir vaadde bulunmuyorlar!


Sad
(82) (İblis): "Öyle ise yüceliğine yemin ederim ki, ben onların hepsini mutlaka
aldat
ıp saptırırım.


Mumin
(4) Allah'ın ayetleri hakkında yalnızca nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların memleketler içinde dönüp dolaşmaları seni
aldat
masın!


Casiye
(35) Bunun sebebi, çünkü siz, Allah'ın ayetlerini eğlence yerine tuttunuz ve dünya hayatı sizi
aldat
tı. 0nun için bugün ateşten çıkarılmazlar ve af dilemeleri de kabul edilmez.

Hadid
(14) Münafıklar) onlara şöyle bağrışırlar: "Bizler sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler): "Evet, ama siz kendilerinizi fitneye soktunuz, gözettiniz, şüpheye düştünüz ve Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi
aldat
tı. O aldatıcı şeytan sizi (günahın zararı yoktur diye) Allah'a güvendirdi.


Hadid
(20) Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve aranızda bir övünme, mal ve evlad da bir çokluk yarışından ibarettir. Bu tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, rençberleri imrendirir; sonra heyecana gelir, bir de görürsün sararmışdır, sonra da çörçöp olur! Ahrette ise şiddetli bir azap, birde bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı
aldat
ıcı bir yararlanmadan başka birşey değildir!


İntifar
(6) Ey insan, o lütfu bol olan Rabbine karşı ne
aldat
tı seni?



Aranan Kelime : aldat
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM Y.NURİ ÖZTÜRK
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 22



Bakara
(9) Allah'ı ve inanmış olanları
aldat
ma yoluna giderler. Gerçekte ise onlar öz benliklerinden başkasını
aldat
mıyorlar. Ne var ki, bunun farkında olamıyorlar.


Ali İmran
(24) Bunun sebebi onların, "Ateş bize sayılı birkaç gün dışında asla dokunmayacaktır" demeleridir. Uydurmuş oldukları yalanlar, dinlerinde kendilerini
aldat
maktadır.


Ali İmran
(185) Her benlik ölümü tadacaktır. Hak ettiğiniz karşılıklar size, kıyamet günü, eksiksiz bir biçimde mutlaka verilecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kesinlikle kurtulmuş olacaktır. İğreti-sefil hayat
aldat
ıcı bir yararlanmadan başka şey değildir.


Ali İmran
(196) Küfre sapanların öyle belde belde dolaşmaları seni sakın
aldat
masın.


Nisa
(142) Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı
aldat
maya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor. Onlar namaza/duaya kalktıklarında tembel-miskin bir halde kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar.Onlar Allah'ı çok az hatırlarlar.


Enam
(70) Dinlerini oyun ve eğlence haline getirmiş, dünya hayatı kendilerini
aldat
mış olanları bırak da o Kur'an ile şunu hatırlat: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığına teslim edilirse onun, Allah dışında ne bir dostu kalır ne de şefaatçısı. Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez. İşte bunlar, kazandıklarına teslim edilmişlerdir. Nankörlük ettiklerinden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve korkunç bir azap vardır.


Enam
(112) İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar
aldat
mak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;


Enam
(130) Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve şu gününüzle yüz yüze geleceğiniz hususunda sizi uyaran resuller gelmedi mi? "Kendi aleyhimize tanıklık ettik." dediler. İğreti hayat onları
aldat
tı da küfre saptıklarına ilişkin, öz benlikleri aleyhinde tanıklık ettiler.


Araf
(51) Onlar kendi dinlerini eğlence ve oyun haline getirdiler, iğreti hayat onları
aldat
tı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardı. Ayetlerimize karşı direniyorlardı. Bugün de biz onları unutuyoruz.


Enfal
(49) İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri
aldat
mış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah Azîz ve Hakîm'dir.


Yusuf
(18) Yûsuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: "İş, söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi
aldat
ıp bir işe itmiş. Artık bana düşen, güzelce sabretmek. Anlattıklarınıza karşı yalnız Müsteân olan Allah'tan yardım istenir."


Nahl
(94) Yeminlerinizi aranızda hile ve
aldat
ma aracı yapmayın; aksi halde, ayak sağlam bastıktan sonra kayar ve Allah yolundan alıkoyduğunuz için acıyı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.


Lukman
(33) Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın
aldat
masın. O yaman aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın!


Fatir
(5) Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın
aldat
masın! O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın.


Mumin
(4) Allah'ın ayetleri hakkında, küfre sapmış olanlardan başkası çekişip didişmez. Onların beldelerde dolaşıp durmaları seni
aldat
masın.


Casiye
(35) Bunun sebebi şudur: "Siz, Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yaptınız, dünya hayatı sizi
aldat
tı/gurura itti. Bugün ateşten çıkarılmayacaklar, özür dilemeleri de kabul edilmeyecek."


Hadid
(14) Onlara seslenirler: "Biz sizinle değil miydik?" Derler ki: "Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular/hurafeler/anlamını bilmeden okuyuşlar sizi
aldat
tı; nihayet Allah'ın emri geldi. O yaman
aldat
ıcı, sizi Allah ile aldattı."


Münafikun
(4) Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin. Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan! Allah onları kahretsin! Nasıl da
aldat
ıp döndürülüyorlar!


Tegabun
(9) "Toplanma günü" için sizi bir araya getirdiği gün, karşılıklı
aldat
ış ve aldanışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder, barışa/hayra yönelik bir iş yaparsa Allah onun çirkinliklerini örter ve kendisini altından nehirler akan cennetlere, içlerinde sürekli kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük başarı budur.


İnfitar
(6) Ey insan! O sonsuz cömertliğin sahibi Kerîm Rabbine karşı seni
aldat
ıp gururlu kılan nedir?!

Tekasür
(5) İş, sizin bildiğiniz gibi değil! Ne olurdu, şaşmaz ve
aldat
maz bir bilgiyle bilseydiniz!


Nas
(4) Kıvrılıp kıvrılıp saklanan, sinip sinip gizlenen vesvesenin/o sinsi, o
aldat
ıcı şeytanın şerrinden,



Aranan Kelime : aldatma

Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM DİYANET MEALİ

Bakara Suresi
(9) Bunlar Allah'ı ve mü'minleri
aldatma
ya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.


Al-i İmran Suresi
(24) Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini
aldatm
ıştır.


Al-i İmran Suresi
(196) Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni
aldatma
sın.


Nisa Suresi
(120) Şeytan onlara (birçok) va'dde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak
aldatma
k için onlara vaadde bulunuyor.


Nisa Suresi
(142) Münafıklar, Allah'ı
aldatma
ya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.


Enam Suresi
(112) İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar
aldatma
k için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.


Enam Suresi
(70) Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini
aldatm
ış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.


Araf Suresi
(51) Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini
aldatm
ıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkar edip durdularsa biz de onları bugün öyle unuturuz.


Enfal Suresi
(49) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri
aldatm
ış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


Enfal Suresi
(63) Eğer seni
aldatma
k isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır.Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz o mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


İsra Suresi
(64) "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara
aldatma
dan başka bir şey va'detmez.


Lokman Suresi
(33) Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah'ın va'di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldatma
sın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi
aldatma
sın.


Ahzab Suresi
(12) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resülü bize, ancak
aldatma
k için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.



Fatır Suresi
(40) De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine
aldatma
dan başka hiçbir şey vaadetmezler.



Fatır Suresi
(5) Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldatma
sın. Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi
aldatma
sın.


Mümin Suresi
(4) Allah'ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni
aldatma
sın.


Casiye Suresi
(35) "Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi
aldatma
sıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.






Aranan Kelime : aldatma
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM Y.NURİ ÖZTÜRK
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 12
Bakara
(9) Allah'ı ve inanmış olanları
aldatma
yoluna giderler. Gerçekte ise onlar öz benliklerinden başkasını aldatmıyorlar. Ne var ki, bunun farkında olamıyorlar.


Ali İmran
(24) Bunun sebebi onların, "Ateş bize sayılı birkaç gün dışında asla dokunmayacaktır" demeleridir. Uydurmuş oldukları yalanlar, dinlerinde kendilerini
aldatma
ktadır.


Ali İmran
(196) Küfre sapanların öyle belde belde dolaşmaları seni sakın
aldatma
sın.


Nisa
(142) Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı
aldatma
ya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor. Onlar namaza/duaya kalktıklarında tembel-miskin bir halde kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar.Onlar Allah'ı çok az hatırlarlar.


Enam
(70) Dinlerini oyun ve eğlence haline getirmiş, dünya hayatı kendilerini
aldatm
ış olanları bırak da o Kur'an ile şunu hatırlat: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığına teslim edilirse onun, Allah dışında ne bir dostu kalır ne de şefaatçısı. Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez. İşte bunlar, kazandıklarına teslim edilmişlerdir. Nankörlük ettiklerinden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve korkunç bir azap vardır.


Enam
(112) İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar
aldatma
k için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;


Enfal
(49) İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri
aldatm
ış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah Azîz ve Hakîm'dir.


Nahl
(94) Yeminlerinizi aranızda hile ve
aldatma
aracı yapmayın; aksi halde, ayak sağlam bastıktan sonra kayar ve Allah yolundan alıkoyduğunuz için acıyı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.


Lukman
(33) Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın
aldatma
sın. O yaman aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın!


Fatir
(5) Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın
aldatma
sın! O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile
aldatma
sın.


Mumin
(4) Allah'ın ayetleri hakkında, küfre sapmış olanlardan başkası çekişip didişmez. Onların beldelerde dolaşıp durmaları seni
aldatma
sın.


Tekasür
(5) İş, sizin bildiğiniz gibi değil! Ne olurdu, şaşmaz ve
aldatma
z bir bilgiyle bilseydiniz!






Aranan Kelime : aldatma
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM E.HAMDİ YAZIR
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 12



Bakara
(9) Allah'ı ve müminleri
aldatma
ya çalışırlar. Halbuki sadece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.


Ali İmran
(24) Çünkü onlar: "Sadece sayılı bir kaç gün dışında asla bize ateş dokunmaz." demekte ve uydura geldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini
aldatma
ktadır.


Ali İmran
(196) Sakın, o Allah'ı tanımayanların refah içinde diyar diyar dolaşmaları seni
aldatmas
ın!


Nisa
(120) Şeytan onlara vaadde bulunur, kuruntu ve ümitlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir
aldatma
dan başka ne va'deder?


Enam
(112) Böylece Biz, her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar,
aldatma
k için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!


Hud
(7) O, hanginizin daha güzel davranacağı hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı; Arşı su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir ya, sen onlara: " Siz öldükten sonra diriltileceksiniz." dersen, küfredenler kesinlikle: " Bu apaçık
aldatma
dan başka birşey değildir!" derler.


Yusuf
(18) Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. Babaları:"Hayır, nefisleriniz sizi
aldatm
ış, böyle bir işe sevketmiştir. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Sizin söyledikleriniz karşısında yardımına sığınılacak Allah'tır ancak!" dedi.


Yusuf
(83) Babaları dedi ki: "Yok sizi nefsiniz
aldatm
ış; artık (bana düşen) güzel bir sabır! Umulur ki Allah bana hepsin! birden getirir. Gerçek şu ki, herşeyi bilen O'dur, her yaptığım bir hikmete göre yapan O'dur."


Lokman
(33) Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve öyle bir günü sayın (öyle bir günden ürperti duyun) ki, baba, çocuğundan (taraf) birşey ödeyemez; evlat da babasından taraf birşey ödeyecek değildir. Muhakkak Allah'ın va'di gerçektir. O halde sakın dünya hayatı sizi
aldatma
sın ve sakın o mağrur (şeytan) sizi Allah('ın affın)a güvendir(erek aldatıp cehenneme sürükle) mesin!


Fatir
(5) Ey insanlar, haberiniz olsun ki, Allah'ın va'di muhakkak gerçektir; sakın o dünya hayatı sizi
aldatma
sın ve sakın o aldatıcı şeytan, sizi Allah'a karşı aldatmasın!


Fatir
(40) De ki: "Gördünüz ya, O Allah'tan başka yalvardığınız ortaklarınızı! Gösterin bana onların bu yeryüzünün hangi parçasını yarattıklarını!" Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var, ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır, o zalimler, birbirlerini
aldatma
dan başka bir vaadde bulunmuyorlar!


Mumin
(4) Allah'ın ayetleri hakkında yalnızca nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların memleketler içinde dönüp dolaşmaları seni
aldatma
sın!

İKİ AYETİ YENİDEN MEALLERİ İLE EKLEMEK İSTİYORUM.....

31-LOKMAN

33. Ya eyyühen nasütteku rabbeküm vahşev yevmel la yezı validün av veledihı ve la meludün hüve cazin av validihı şey'a inne va'dellahi hakkun fe la teğurranekümül hayatüd dünya ve la yeğurraneküm billahül ğarur



Ali Bulaç 33- Ey insanlar, Rabb'inizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba, çocuğu için bir karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için bir şeyi verebilecek (durumda) değildir. Şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve
aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın.


Diyanet Vakfı 33. Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Ne babanın evlâdı, ne evlâdın babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan,
Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.


Edip Yüksel 33. Ey halk, Rabbinizi dinleyin, babanın çocuğuna yardım edemiyeceği ne de çocuğun babaya yardım edemiyeceği günden korkun. ALLAH'ın sözü gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın;
kandırıcılar sizi ALLAH ile aldatmasınlar.


Elmalılı Hamdi Yazır 33-Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve öyle bir günü sayın (öyle bir günden ürperti duyun) ki, baba, çocuğundan (taraf) birşey ödeyemez; evlat da babasından taraf birşey ödeyecek değildir. Muhakkak Allah'ın va'di gerçektir. O halde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve
sakın o mağrur (şeytan) sizi Allah('ın affın)a güvendir(erek aldatıp cehenneme sürükle) mesin!


Süleyman Ateş 33. Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve babanın, çocuğunun cezasını çekmeyecei, çocuğun da babasının cezasını çekmeyeceği (hiç kimse, kimsenin borcunu ödemeyeceği) günden çekinin. Allah'ın va'di gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın.
O aldatıcı (şeytan), sizi Allah hakkında (O'nun) yumuşak davranmasına, mühlet vermesine güvendirerek) aldatmasın.


Yaşar Nuri Öztürk 33 Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın aldatmasın.
O yaman aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın!
________________________________________


35-FATIR
5. Ya eyyühen nasü inne va'dellahi hakkun fe la teğurrannekümül hayatüd dünya ve la yeğurranneküm billahil ğarur


Ali Bulaç 5- Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve
aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın.


Diyanet Vakfı 5. Ey insanlar! Allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve
o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!


Edip Yüksel 5. Ey insanlar ALLAH'ın sözü gerçektir; dünya hayatı sizi aldatmasın.
Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında kandırmasın.


Elmalılı Hamdi Yazır 5-Ey insanlar, haberiniz olsun ki, Allah'ın va'di muhakkak gerçektir; sakın o dünya hayatı sizi aldatmasın ve
sakın o aldatıcı şeytan, sizi Allah'a karşı aldatmasın!


Süleyman Ateş 5. Ey insanlar, Allah'ın va'di gerçektir; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın,
o aldatıcı, sizi Allah(ın affına güvendirmek sureti) ile aldatmasın.


Yaşar Nuri Öztürk 5 Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın aldatmasın!
O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın.
________________________________________

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
Kuran-ı Kerim, 39-Zümer:9



68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne



Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.
________________________________________


Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.


81-TEKVİR

27. İn huve illa zikrun lil'alemiyne.

28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne


Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz


7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.

21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"


28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.

2-BAKARA-286-..rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…





7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yu'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)


rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59) ve selamün alel mürselin (37-/182)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin


UMARIM HATIRLATMAMIN FAYDASI OLUR....HER ŞEYİNİZ YETERLİ OLSUN......

DOSTLARA MEKTUPLAR-30-KURAN OKUMAK

“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Bu nice okumaktır.”
Yunus Emre


YAŞAMIN GÜZELLEŞMESİ ELİMİZDE ...YETER Kİ OKUMAYI BİLELİM...OKUMAYI BİLMEYEN BİLGİ EDİNEMEZ..BİLGİ EDİNEMEYEN CAHİLLİKTEN KURTULAMAZ...YA DA BİLMEDİKLERİNİ BİLMEYEN VE BİLDİKLERİNİ ZAN EDENLERİN ELİNE YÖNETİM GEÇERSE...GİR AĞLA..ÇIK AĞLA....ENDÜLÜS EMEVİLERİNİN SON SULTANININ ANNESİNİN KENDİSİNE DEDİĞİ GİBİ..."KADINLAR GİBİ AĞLA"....


Riba-FAİZ

Aranan Kelime : riba
Aranan Meal : KURAN-I KERİM ( ARAPÇA - LATİN HARFLİ )
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 6

2-BAKARA
(275) Ellezıne ye'küluner
riba
la yekumune illa kema yekumüllezı yetehabbetuhüş şeytanü minel mess* zalike bi ennehüm kalu innemel bey'u mislür riba* ve ehalellahül bey'a ve harramer riba* fe min caehu mevızatüm mir rabbihı fenteha fe lehu ma selef* ve emruhu ilellah* ve men ade fe ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun


2-BAKARA
(276) Yemhakullahür
riba
ve yürbis sadekat* vallahü la yühıbbü külle keffarin esım


2-BAKARA
(278) Ya eyyühellezıne amenüttekullahe vezeru ma bekıye miner
riba
in künüm mü'minın


3-ALİ İMRAN
(130) Ya eyyühellezıne amenu la te'külür riba ad'afem müdaafetev vettekullahe lealleküm tüflihun


4-NİSA
(161) Ve ahzihimür
riba
ve kad nühu anhü ve eklihim emvalen nasi bil ba'tıl ve a'tedna lil kafirıne minhüm azaben elıma


8-ENFAL
(60) Ve eıddu lehüm mesteta'tüm min kuvvetiv ve mir
ribatıl
hayli türhibune bihı adüvvellahi ve adüvveküm ve aharıne min dunihim la ta'lemunehüm allahü ya'lemühüm ve ma tünfiku min şey'in fı sebılillahi yüveffe ileyküm ve entüm la tuzlemun

Diyanet Vakfı 60. Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır 60-Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah'ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükafatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız.
Yaşar Nuri Öztürk 60 Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın. Ordugâhlarda atlar besleyin. Böylece hem Allah'ın düşmanını hem kendi düşmanınızı hem de bunlardan başkalarını korkutabilirsiniz. Siz onları bilmezsiniz ama Allah hepsini bilir. Allah yolunda harcadığınız herşey size tam olarak ödenir; hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.





Aranan Kelime : riba
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM DİYANET MEALİ
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 0

riba kelimesinin arama sonucu 0 ayet bulunmuştur.




Aranan Kelime : riba
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM E.HAMDİ YAZIR
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 0

Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM Y.NURİ ÖZTÜRK
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 6

2-Bakara
(275) O
riba
yı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar. Bu böyledir, çünkü onlar, "Alış-veriş de riba gibidir." demişlerdir. Oysaki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kendisine Rabbinden bir öğüt gelip de yaptığından vazgeçenin geçmişi kendisine, işi Allah'a kalmıştır. Yeniden ribaya dönene gelince, böyleleri ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.


2-Bakara
(276) Allah,
riba
dan beklenen artışı mahveder, sadakalar karşılığında artışlar getirir. Allah, nankörlüğe batmış günahkârların hiçbirini sevmez.


2-Bakara
(278) Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız
riba
dan geri kalanı bırakın.


3-Ali İmran
(130) Ey iman sahipleri!
riba
yı öyle kat kat katlayarak yemeyin. Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz.


4-Nisa
(161) Ve
riba
yı almaları yüzünden -oysaki ondan yasaklanmışlardı- ve haksız yollarla insanların mallarını yemeleri yüzünden onların küfre sapanlarına korkunç bir azap hazırladık.


30-Rum
(39) İnsanların malları içinde artsın diye
riba
olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir.



Aranan Kelime : faiz
Aranan Meal : KURAN-I KERİM ( ARAPÇA - LATİN HARFLİ )
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 3


9-TEVBE
(20) Ellezıne amenu ve haceru ve cahdu fı sebılillahi bi emvalihim ve enfüsihim a'zamü deracetem ındellah ve ülaike hümül
faiz
un

Diyanet Vakfı 20. İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-İman edip hicret etmiş ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmiş kimseler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler ve işte muradına erenler onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk 20 İman edip hicret eden, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler, derece bakımından Allah katında daha yücedir. Kurtuluşa erenler de işte bunlardır.



23-MUMİNUN
(111) İnnı cezeytühümül yevme bima saberu ennehüm hümül
faiz
un


Diyanet Vakfı 111. Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muratlarına erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 111-İşte Ben onlara sabretmelerine karşılık bugün bu mükafatı verdim. Murada erenler onlardır, onlar!
Yaşar Nuri Öztürk 111 Bugün onlara ben, sabretmiş olmalarının karşılığını verdim. Başarıya erip kurtulanlar, onlardır.



24-NUR
(52) Ve mey yütııllahe ve rasulehu ve yahşellahe ve yettakhi fe ülaike hümül
faiz
un

Diyanet Vakfı 52. Her kim Allah'a ve Resûlüne itaat eder, Allah'a saygı duyar ve O'ndan sakınırsa, işte asıl bunlar mutluluğa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na sığınırsa, işte murada erecek olanlar bunlardır.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Allah'a ve O'nun resulüne itaat eden, Allah'a saygı duyan ve O'ndan korkan kişiler, zafere ulaşanların ta kendileridir.



Aranan Kelime : faiz
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM DİYANET MEALİ
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 6


2-Bakara Suresi
(275) faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alış veriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.


2-Bakara Suresi
(276) Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.


2-Bakara Suresi
(278) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.


3-Al-i İmran Suresi
(130) Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
4-Nisa Suresi
(161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık.İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.


30-Rum Suresi
(39) İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.





Aranan Kelime : faiz
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM E.HAMDİ YAZIR
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 6

2-Bakara
(275) Faiz yiyen kimseler, şeytan çarpmış kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların: "Ticaret, tıpkı faiz gibidir." demeleri yüzündendir. Oysa, Allah, ticareti helal, faizi haram etti. Bundan böyle her kim Rabbı tarafından kendisine bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, artık geçmişte aldığı onundur ve hakkındaki kararı Allah verecektir. Her kim de döner, yeniden faiz alırsa, işte onlar cehennemin sakinleridirler, hep orada kalacaklardır.


2-Bakara
(276) Allah, faizi mahveder ve sadakaları artırır. Allah, günahkar katı inkarcıların hiçbirini sevmez.


2-Bakara
(278) Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve eğer gerçek inananlar iseniz faiz hesabından kalan miktarı almaktan vazgeçin.


3-Ali İmran
(130) Ey iman edenler, öyle kat kat katlayarak faiz yemeyin ve Allah'tan korkun ki, arzunuza ulaşasınız.


4-Nisa
(161) Bir de kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları ve halkın mallarını halsızlıkla yemeleri sebebiyle. Onların kafir olarak kalanlarına acı bir azap hazırladık.


30-Rum
(39) İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz; Allah'ın yüzünü dileyerek verdiğiniz zekat ise, katlayanlar (kat kat artıranlar) işte onlardır.



Aranan Kelime : faiz
Aranan Meal : TÜRKÇE KURAN-I KERİM Y.NURİ ÖZTÜRK
Arama Sonucu Bulunan Ayet Sayısı : 0



VE ZİNA....

Aranan Kelime : zina
Aranan Meal : KURAN-I KERİM ( ARAPÇA - LATİN HARFLİ )
Bulunan 1



17-ISRA
(32) Ve la takrabüz
zina
innehu kane fahışeh ve sae sebıla

Ali Bulaç 32- Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.
Diyanet Vakfı 32. Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
Edip Yüksel 32. Zinaya yaklaşmayın; çünkü o büyük bir günah ve kötü bir davranıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır 32-Zinaya da yaklaşmayın; çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.
Süleyman Ateş 32. Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, açık bir kötülüktür, çok kötü bir yoldur!
Yaşar Nuri Öztürk 32 Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o iğrenç bir iştir; yol olarak da çok kötüdür.
________________________________________



40-MÜMİN

27. Ve kale musa inni uztü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab

Diyanet Vakfı 27. Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Musa da: "Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabbime ve Rabbinize sığındım!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Mûsa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olana sığındım."
________________________________________


40-MÜMİN-54. Hüdev ve zikra li ülil elbab
Diyanet Vakfı 54.O, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 54-Aklı selim sahiplerine bir yol gösterici ve bir ihtar olmak üzere.
Yaşar Nuri Öztürk 54 Akıl ve gönül sahipleri için bir yol gösterici, bir hatırlatıcıdır o.


OKUDUNUZ MU...??..BANA ŞİMDİ SEÇİP OKUYORSUN DİYECEKSİNİZ..SİZ HEPSİNİ OKUYUN...UYMADIKTAN UYGULAMADIKTAN SONRA...
TARTIŞMALI BİR TÜRBAN-BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİ İSLAMIN OLMAZSA OLMAZ ŞARTI DİYE DAYATANLAR BU YUKARI ÇIKARDIKLARIMA NE DİYECEK...
DEMEKKİ DEVLET KONTROLUNDE RİBA-FAİZ TOPLUMU SÖMÜRÜP BAZILARININ HAKSIZ YERE MALLARINA MAL KATMASINA İZİN VERİP BİRLİK-BERABERLİK SÖZLERİNİ DİLLERİNDEN DÜŞÜRMEDEN
A D A L E T
-İ SAĞLAYACAKLAR....
16-NAHL/90...ALLAH SİZE ADALETİ EMREDER....
3 EMİRDEN BİRİ....ÖYLE Mİ..??...ZENGİNİMİZ BEDEL VERİR..ŞEHİDİMİZ FAKİRDENDİR..ÖYLE YA...
YİNE DEVLET KONTROLÜNDE GENELEVLER ÇALIŞACAK...RESMEN İZİNLİ ZİNA YAPILACAK...ORADAN TOPLANAN VERGİLERDEN İMAM DEDİĞİNİZ-DİN GÖREVLİSİ DEDİĞİNİZ GRUPLARA ÜCRET VERİLECEK...TOPLUM HUZURLU OLACAK...YÖNETENLER DE ÜCRET VERDİKLERİNİN ARKASINDA YATIP-KALKIP CENNET BULACAK..NE KADAR KOLAYMIŞ..HAYRET Kİ HAYRET...

SİZLERE 40- MÜMİN/27 NCİ AYETLE SESLENİYORUM....HESAP GÜNÜNE İNANIYORSANIZ KENDİNİZE GELİN...BEN YARADAN -YÜCE RABBİME SIĞINIYORUM...DAVACI DA DEĞİLİM...KURAN'IN DAVACI OLMASI YETER....



4-Nisa-58- İnnellahe ye'mürüküm en tüeddül emaneti ila ehliha ....
Diyanet-. 58-Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ...
Elmalılı- 58-Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ....
Öztürk-58 Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ...


İŞTE İKİNCİ EMİR.....VE..3 NCÜYÜ DE BİLİYORSUNUZ...HUD/112..DOSDOĞRU OL
...

PROF.HAYRETTİN KARAMAN'IN FAİZ VE RİBA BAŞLIKLI MAKALESİNİ DE EKLEYEYİM...DİĞER KONULARDA SÖYLEDİKLERİNİ ARAYAN BULABİLİR...BENİM ODAMDA İKİ SAAT VAR DURMUŞ..GÜNDE BANA İKİŞER KERE DOĞRU SÖYLÜYORLAR....

Faiz ve riba

İslam'ın, sermaye elde etmek ve arttırmak için tercih ve teklif ettiği teşvik aracı faiz değil, kâr ve zararda ortaklıktır. Benim "www.hayreddinkaraman.net" adresli siteme girilir ve oradan faiz ve riba maddeleri aranırsa veya "İslam'da Banka ve Sigorta" isimli kitabıma bakılırsa, "niçin faiz değil de kâr" sorusunun cevabı görülür. Burada faizin ve faizciliğin zararları, sermaye ile kâr ve zararda ortak olarak ekonomiye katkıda bulunmanın faydaları üzerine duracak değilim. Ancak -bizim gazetenin dünkü sayısında çıkan bir istatistik sebebiyle- modernist takılan bazı ilahiyatçıların, ribâ ile faizi birbirinden farklı kılma ve bugün bankaların alıp verdiği faizin, Kur'an'ın geldiği günlerdeki ribâdan farklı olduğunu ileri sürerek "faizin helal olduğuna dair" delil oluşturma teşebbüslerinde kullandıkları bir argümanın asılsız olduğunu ifade etme fırsatı buldum, onu yazacağım.

İddialarına göre Hz. Peygamber devrinde parayı faiz karşılığında ödünç verenler zenginler, faiz ödeyenler ise yoksullar imiş, İslam bu zulmü ortadan kaldırmak için ribâyı (bu manada faizi) yasaklamış. Halbuki bugün bankalar, yoksul ve dar gelirlilerin tasarruflarını topluyor, bunları zenginlere (sanayici ve tüccara) veriyor, onlardan aldığı faizi yoksullara dağıtıyormuş; bu sebeple mahiyeti ve fonksiyonu değişen fazin artık helal olması gerekiyormuş.

Bir kere fâiz-ribâ ayrımının dinî ve ilmî dayanağı yoktur. Kadim İslamî ıstılahlar arasında "faiz" değil, "ribâ" kelimesi vardır. Bizde fâiz, Araplar'da "fâide" yeni sayılacak bir zamandan beri kullanılmaktadır. Temel fıkıh kitaplarının yazıldığı dönemlerde kullanılan ribâ kelimesinin kavram muhtevası içinde bugün adına faiz denilen fazlalık da vardır ve bunda hiçbir görüş farkı mevcut değildir; yani fıkıh alimlerinin tamamına göre, enflasyonun bulunmadığı bir ekonomik ortamda "bir kimseye yüz lira verir, bir müddet sonra yüz bir lira olarak geri alırsanız yüzde bir faiz (ribâ) almış olusunuz." Enflasyon varsa, onun farkını aldıktan sonra bir puan fazla alırsanız faiz (ribâ) almış olursunuz. Faiz kavramı içine giren başka işlemler de vardır, ama bizi burada ilgilendireni yukarıda verdiğimiz tanımdır.

Şimdi aşağıdaki tabloya bakarak bankalardaki mevduatın yoksullara mı, yoksa zenginlere mi ait olduğunu görelim:

2005 yılında bankalardaki mevdûâtın dağılımı:

10 Bin YTL'ye kadar 23.928 % 10,2
10-50 bin YTL arası 43.243 % 18,5
50-250 bin arası 46.401 % 19,8
250 bin-1 milyon arası 28.896 % 12,3
1 milyon YTL üzeri 91.795 % 39,2

2004 yılı ile yapılan karşılaştırma da giderek, büyük rakamların diğerlerine oranının arttığını gösteriyor.

Sonuç olarak bankalara para yatırıp faiz alanların dar gelirliler değil, yoksullar hiç değil, zenginler, hem de bayağı zenginler olduğu anlaşılıyor.

Peki faiz son tahlilde kimin cebinden çıkıyor?

Tüketicinin cebinden çıkıyor; çünkü üretim giderlerine ve maliyete faiz de ekleniyor ve kâr ile birlikte tüketiciden alınıyor.

Ülkemizde tüketici durumunda olan halkın kahir ekseriyetinin ekonomik durumu nasıldır?

Dar gelirli ve yoksullardır.

Sonuç: Bugün de faiz, yoksuldan alınıp zengine veriliyor.

Aynı zenginler faiz yeyici değil de sermayesi ile teşebbüse -kâr ve zararda ortak olarak- katılıcı olsalardı fiyatlardan faiz düşecek ve yoksulların cebinden fazla para çıkmayacaktı.

Reformculara duyurulur.
19 Mart 2006
Pazar

http://www.hayrettinkaraman.net/makale/0021.htm

BEN DE İMZALIYOR VE REFORMCULARLA AKLINI KULLANMAYANLARA DUYURUYORUM...

BAŞÖRTÜSÜYLE BU ÜLKENİN GÜNDEMİNİ ALT-ÜST EDENLER SAĞLADIKLARI BAŞ BAĞLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ İLE CENNETİ BULURLAR BELKİ....

7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yu'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)





rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59) ve selamün alel mürselin (37-/182)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin


SELAM SEÇİLMİŞLERE..HAMD YARADAN-ALEMLERİN RABBİNE..HER ZAMAN VE HER AN....

03 Mart 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-29-BİLGİ ÜZERİNE

BİLGİ ÜZERİNE ÖZLÜ SÖZLER
Derleyen: Prof.Dr.Coşkun Can Aktan
——————————————————————————–
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
Kuran-ı Kerim, Zümer:9
——————————————————————————–
“Fakat içlerinde ilimde derinleşmiş olanlar… var ya onlara pek yakında büyük mükafat vereceğiz.”
Kuran-ı Kerim, Nisa:162
——————————————————————————–
“Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir.”
Hz. Muhammed
——————————————————————————–
“Uygarlığımızın geleceği bilimsel düşünme alışkanlığımızın gitgide yayılmasına ve derinleşmesine bağlıdır.”
John Dewey
——————————————————————————–
“Hikmetli bilgi, tecrübe ile desteklenmiş ve uygulanabilir özellikler taşıyan ilimdir… Hikmet, ilim ile sanatın birleşmesidir.”
Elmalılı M. Hamdi Yazır
——————————————————————————–
“Bir kuruluşun sahip olduğu yeri doldurulamaz tek sermaye insanların bilgi ve yeteneğidir.”
Andrew Carnegie
——————————————————————————–
“İlim ilim bilmektir,
ilim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Bu nice okumaktır.”
Yunus Emre
——————————————————————————–
“İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.”
Napolyon
——————————————————————————–
“Şer’i şerifin bekası ilimledir. Ve ilmin bekası ulema iledir.”
Koçi Bey
——————————————————————————–
“Dünya artık emek-yoğun, malzeme yoğun, enerji-yoğun değildir; bilgi yoğun olmaktadır.”
Peter Drucker
——————————————————————————–
“Şaşılacak kadar çok aklım olmalı!
Bazen, haftada bir kez aklımı başıma toplamam gerekiyor.”
Mark Twain
——————————————————————————–
“ Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.”
Lao-Tzu
——————————————————————————–
“Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir.”
Mustafa Kemal Atatürk
“Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“Bizim akıl, mantık ve zeka ile hareket etmek şiarımızdır. Bütün hayatımızı dolduran vak’alar bu hakikatin delilidirler.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“Türk milletinin elinde tuttuğu meş’ale müsbet ilim meş’alesidir.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“İlim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve izlemek şarttır.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“İnsan akıllı bir yaratıktır; böyle olduğu için de uygun gıdasını bilimden alır; fakat insanın bilgisinin alanı öylesine dardır ki, bilimden aldığı besinlerden ancak çok az bir kısmı için ümitlenilebilir.”
David Hume
——————————————————————————–
“Biz hiçbir şey bilemeyiz. Doğru ancak gerçeğin derinliğinde bulunabilir.”
Democritus
——————————————————————————–
“Evrende aklımızın kavrayamayacağı ve duygularımızla sezemeyebileceğimiz şeyler vardır.”
Ludwig von Mises
——————————————————————————–
“Aklı ve gerçekleri kullanan bir insan mükemmele erişecektir. Doğa insanın akıl gücüne bir sınırlama getirmemiştir.”
Condorcet
——————————————————————————–
“Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum.”
Konfüçyüs
——————————————————————————–
“Bilgiye sahip oldum mu? Bilmiyorum.”
Konfüçyüs
——————————————————————————–
“Bir şey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.”
Sokrates
——————————————————————————–
“İnsan akıbetinin efendisi değildir ve hiçbir zamanda olmayacaktır. İnsanın aklı onu daima bilinmeyen ve öngörülmeyen yeni şeyler öğrenmeye doğru götürecektir.”
Friedrich A.von Hayek
——————————————————————————–
“Bilebileceğimiz bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimizdir ve az bilgi tehlikeli bir şeydir.”
Chuang-Tzu
——————————————————————————–
“İnsan bilgisinin sınırları vardır.”
Bernard de Mandeville
——————————————————————————–
“İnsanın aklı kendisine sınırlamalar getirilmesinden nefret eder.”
Joseph Addison
——————————————————————————–
“İnsanın bilebileceği şeyler sınırlıdır ve kendisi gibi mükemmel değildir.”
Giovanni Battista Vico
——————————————————————————–
“İnsanın varlığı sırla kuşatılmıştır. Bizim dar bilgimiz ve tecrübemiz sınırsız denizlerde bir küçük adadır sadece.”
John Stuart Mill
——————————————————————————–
“Eğitim her şeydir. Şeftali bir zamanlar acı bir bademdi; karnabahar, üniversite eğitimi almış bir lahanadan başka bir şey değildir.”
Mark Twain
——————————————————————————–
“Eğitimin yapamayacağı hiçbirşey yoktur. Hiçbir şey onun etki alanının dışında kalamaz. Kötü ahlakları iyiye çevirebilir; kötü ilkeleri yıkar ve yerine yenilerini koyar; insanları melekler seviyesine çıkarabilir."
Mark Twain
——————————————————————————–
“Genel bir kural olarak, yaşamdaki en başarılı insan, en iyi bilgiye sahip olandır.”
Benjamin Disraeli
——————————————————————————–
“Birine göre adaletli olan şey, diğerine göre haksızlıktır; birine göre güzel olan, diğerine göre çirkindir; birine göre bilgelik olan, diğerine göre çılgınlıktır.”
Ralph Waldo Emerson
——————————————————————————–
“Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi?
Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla.”
Konfüçyüs
——————————————————————————–
“Doğanın sonsuz gücü karşısında daha saygılı olmamız, bilgisizliğimizi, yetersizliğimizi bilmemiz gerekir.”
Michel de Montaigne
“Ben ne biliyorum.”
Michel de Montaigne
——————————————————————————–
“Kesin olan bir şey var. Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek.
Şüphe etmek düşünmektir.
Düşünmekse var olmaktır.
Öyleyse var olduğum şüphesizdir.
Düşünüyorum, o halde varım.
İlk bilgim bu sağlam bilgidir.
Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim.”
Rene Descartes
——————————————————————————–
“Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.”
Rene Descartes
——————————————————————————–
“Bizim çıkış noktamız bireyin subjektivitesidir… Çıkış noktamızdan bakıldığında ‘düşünüyorum öyleyse varım’ gerçeğinden başka bir gerçek olamaz. Herhangi bir gerçekten önce, bir mutlak gerçek olmalıdır. Bu gerçeği kavramak basittir, zira bireyin varlığında mevcuttur.”
Rene Descartes
——————————————————————————–
“Düşünüyorum, öyleyse varım.”
(Cogito, ergo sum; je pense, donj je suis.)
Rene Descartes
——————————————————————————–
“İlk olarak, açık bir şekilde bilmediğim bir şeyi asla doğru olarak kabul etmem. İkinci olarak, doğru çözüme ulaşmak için incelediğim konuyu mümkün olduğu ölçüde küçük parçalara ayırır, ondan sonra analiz ederim. Üçüncü olarak, küçükten başlayarak büyüğe doğru adım adım ilerleyerek düşüncelerimi netleştirmeye çalışırım. Nihayet, son olarak, her durumun sonucunu ortaya koyar ve genel olarak gözden geçiririm.”
Rene Descartes
——————————————————————————–
“Düşüncenin doğruluğu pratik doğrulamayla kanıtlanır.”
Bernardino Telesio
——————————————————————————–
“Bir şey biliyorsam o da hiç bir şey bilmediğimdir.”
Sokrates
——————————————————————————–
“Hiç bir şey bilmediğimi de kesin olarak bilmiyorum.”
Arksilaos
——————————————————————————–
“Ebedi gerçeklik olmadığı gibi, mutlak doğru da yoktur.”
Friedrich Nietzsche
——————————————————————————–
“Bilgelik için tek anahtar devamlı soru sormaktır… Şüphe ederek bir araştırmaya başlarız. Araştırmakla da doğruya ulaşırız.”
Peter Abelard
——————————————————————————–
“Tecrübe bütün öğretmenlerin en iyisidir.”
Publilus Syrus
——————————————————————————–
“…Unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta
bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.”
Xsentius
——————————————————————————–
“İnsanın evrendeki durumu, bir kedinin kitaplıktaki durumu gibidir; görür ve dinler ama hiç bir şey anlamaz.”
William Jones
——————————————————————————–
“Evren insan için uyumsuzdur ve bilinemez.”
Albert Camus
——————————————————————————–
“İnsanın bilebileceği tek şey olan kendisiyle yetinmelidir.”
Protagoros
——————————————————————————–
“Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula.”
Konfüçyüs
——————————————————————————–
“Bizler sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın rüyasını görmekteyiz. Gerçekte bildiğimiz hiç bir şey yoktur. Bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. O olaylar ki, bilmediğimiz bir objeyle asla bilemeyeceğimiz bir sujenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur.”
Immanuel Kant
——————————————————————————–
“Doğuştan bilgi yoktur ve insan zekası doğduktan sonra dolmaya başlayan bomboş bir levha (tabula rasa) dır.”
John Locke
——————————————————————————–
“İşe kesinliklerle başlayan, şüphelerle bitirir. Şüphelerle başlamaya razı olan, kesinliklerle bitirir.”
Francis Bacon
——————————————————————————–
“Deneyiniz, deneyiniz, denemeden hiç bir şeye inanmayınız.”
Francis Bacon
“Bilgi güçtür.”
Francis Bacon
——————————————————————————–
——————————————————————————–
“Hala öğreniyorum.”
Michelangelo
——————————————————————————–
“İlmin değeri de diğer mumların kendisinden ışık aldığı enerji kaynağına benzer.”
Nizamülmülk
——————————————————————————–
“Sanayi toplumunun yakıtı paraydı. Bilgi toplumunda yakıt da, güç de bilgidir.”
John Kenneth Galbraith
——————————————————————————–
“Üç türlü aristokrasi vardır; birincisi yaş ve kıdem; ikincisi servet; üçüncüsü akıl ve bilgidir. En şereflisi sonuncusudur.”
Schopenhauer
——————————————————————————–
“Kazandığımız aydınlık bize… bilgimiz vasıtasıyla verildi.”
John Milton
——————————————————————————–
“Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir.”
Gracian
——————————————————————————–
“Doğru düşünce bilgidir.”
Eflatun
——————————————————————————–
“Bilginin elde edilmesi… bizi iyiye ulaştıracaktır.”
Eflatun
——————————————————————————–
“Sadece şimdiyi değil, aynı zamanda gelecekteki gelişmeleri de açık bir şekilde öngörebilen bir kimse bilgiye sahiptir.”
Terence
——————————————————————————–
“Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.”
Sokrates
——————————————————————————–
“Bilgi sonsuza dek cehaleti yönetecektir.”
James Madison
——————————————————————————–
“Bilgi ruhun gıdasıdır.”
Sokrates
——————————————————————————–
“Mutluluk bilgi ile kazanılır.”
Eflatun
——————————————————————————–
“Gerçek mutluluk mal ve mülke sahip olmak ile değil, akıl ve erdeme sahip olmak ile mümkündür.”
Aristo
——————————————————————————–
“Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız.”
John Milton
——————————————————————————–
“Hammadde, emek, zaman, mekan, sermaye ve öteki girdilere olan ihtiyacı azalttığı için, bilgi her şeyi ikame etmekte, ileri bir ekonominin merkezi haline gelmektedir. Ve bu gerçekleştikçe değeri hızla artmaktadır.”
Alvin-Heidi Toffler
——————————————————————————–
“İçinde yaşadığımız yeni çağda, zenginlik bilginin ürünüdür. Bilgi, ekonominin başlıca hammaddesi ve en önemli ürünü haline gelmiş bulunuyor. Günümüzde zenginlik yaratmak için gerek duyulan sermaye varlıkları arazi, bedensel emek, imalat ve fabrikalar değildir. Bunların yerini bilgi almış durumdadır.”
Thomas A.Stewart
——————————————————————————–
“İnsanlar kendi sahip olduğu zekayı, kaosa karşı bir düzen oluşturmak amacıyla kullanabilirler. Zeka sadece bilimsel sorun çözme amacı için değil, aynı zamanda insanlar arasında anlaşmayı sağlamak ve devam ettirmek için de önemlidir.”
James M. Buchanan
——————————————————————————–
“Toplumu gerçek amacına, gerçek mutluluğuna ulaştırmak için iki orduya gerek vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri ulusun geleceğini yoğuran bilim ordusudur. Bu ordulardan her ikisi de aynı derece gerekli, kıymetlidir, her ikisi de hayatidir. Ancak bilim ordusunun kıymet ve kutsallığını anlatmak için şunu söyleyeyim ki, bilim ordusu, ölen ve öldüren birinci orduya, niçin ölüp, niçin öldürdüğünü öğreten ordudur.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olmayacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.”
Mustafa Kemal Atatürk
——————————————————————————–
“İnsanlara eğitim ve bilgi sağla. Barış ve düzenin sağlanmasının kendi çıkarları için gerekli olduğunu onlara öğret.”
Thomas Jefferson
——————————————————————————–
“Batıl inanç ve cehaletten oluşan fanatizm, bütün asırlar boyunca bir hastalık olmuştur.”
Voltaire
——————————————————————————–
“Bağnazın kafası gözbebeği gibidir; ne kadar aydınlık olursa o kadar küçülür.”
Oliver Wendell Holmes Jr.
——————————————————————————–
“Hiçbir acı cehaletten daha fazla zahmet verici değildir.”
Ali Ibu Abu Talip
——————————————————————————–
“Hiçbir şey bigotların vicdanından daha tehlikeli değildir.”
George Bernard Shaw
——————————————————————————–
“Batıl inanç, zayıf akılların sahip olduğu dindir.”
Edmund Burke
——————————————————————————–
“İnsanın cehaleti konusunda cahil olması daha kötüdür.”
Saint Jerome
——————————————————————————–
“Bu dünyada hiçbir şey bilinçli cehaletten ve aptallıktan daha tehlikeli değildir.”
Martin Luther King
——————————————————————————–
“Cehalet ne kadar fazla ise dogmatizm de o kadar büyüktür.”
Sir William Osler
——————————————————————————–
“Asırlarca eğitimin bir devlet hizmeti olduğu keşfedilemedi (!) ve devlet eğitim işlerine karışmadı. Fakat ne zaman ki modern absolutizm (mutlakçılık) ortaya çıktı, o zaman devlet her şey üzerinde hak iddia etmeye başladı. Ticaret, sanayi, edebiyat, din ve diğer bir çok hizmetin devletin görevi olduğu deklare edildi. Bu hizmetler devlete havale edildi ve devlet tarafından kontrol edilmeye başlandı.”
Lord Acton
——————————————————————————–
“Tecrübe bilginin anasıdır.”
Cervantes
——————————————————————————–
“Pratik, bütün öğretmenlerin en iyisidir.”
Publius Syrus
——————————————————————————–
“Bilimlerin Anası: Tecrübe.”
Miguel de Cervantes
——————————————————————————–
“Bütün sahip olduğumuz bilginin tecrübe ile başladığına şüphe yoktur.”
Immanuel Kant
——————————————————————————–
“Sadece tecrübe sayesinde bir şeyler öğrenebiliriz ve hiçbir zaman bir olayı akıl yoluyla tamamen kavrayamayız.”
Friedrich A.Von Hayek
——————————————————————————–
“Denemedikçe ne yapacağını hiç kimse bilemez.”
Publilius Syrus
——————————————————————————–
“Tecrübe, hatalarımıza verdiğimiz addır.”
Oscar Wilde
——————————————————————————–
“İyi bir akla sahip olmak yeterli değil, önemli olan aklı iyi kullanmaktır.”
Rene Descartes
——————————————————————————–
“Bir insanın bilgisi vardır, pratiği yoktur, fakat bir diğerinin bilgisi de, pratiği de, yeterli tecrübesi de vardır. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bir şahıs bir hastalığın ilacını kitaplarda arar, bulur, okur, üstelik bütün ilaçların isimlerini de bilir, o kadar. Bir diğeri bütün ilaçların isimlerini bildiği gibi, hasta tedavi etmiş ve defalarca tecrübe yapmış ise, bu iki zat asla aynı olamaz.”
Nizamülmülk
——————————————————————————–
“Sadece tecrübe ile test edilmiş bir sistemi ampirik ve bilimsel kabul edeceğim. Bir sistemin doğrulanabilirliği ya da yanlışlanabilirliği kriter olarak alınmalıdır.”
Karl Popper
——————————————————————————–
“Öğrenme ilkesi insanın temiz karakterini ortaya çıkarmak, insanlara yeni yaşam vermek ve nihai iyiye ve doğruya ulaşmak demektir.”
Konfüçyüs
——————————————————————————–
“İnsana hiçbir şey öğretemezsin; öğrenmeyi ancak kendi içinde bulacağını öğretebilirsin.”
Galileo
——————————————————————————–
“Cehalet kötü bir bitki gibidir; diktatörler bu bitkiden istifade ederler; oysa demokrasilerde vatandaşların cehaletine katlanılamaz.”
Sir William Beveridge
——————————————————————————–
Kaynak: C.C.Aktan, Yeni Global Gerçekler, İstanbul: TÜGİAD Yayını, 2000.

Ahmet Ülkü Aktuğ diyor ki:
29 Şubat 2008, 17:39 tarihinde.
Kişi bilmediğinin cahilidir.Bildiğini zan eder..Bütün peygamberler cahillikten YARADAN’a sığınmıştır.Ama insan oğlu bunun da farkında değil..Cahillikten tecrübe ile kurtulunur..Ne diyeyim Yaradan bu ülkeyi CAHİL YÖNETİCİLERDEN korusun....selam ve sevgiler..
Her şeyiniz yeterli olsun…

EKLEYEYIM...HİÇBİR ACI YAŞLILIKTAKİ YOKSULLUK KADAR ACI VERMEZ....YÜCE YARADAN'IMA SIĞINIRIM....


SELAM SEÇİLMİŞLERE..HAMD YARADAN'A...

02 Mart 2008

KURAN BANA DİYOR Kİ-68-KURAN ÖĞÜT-NASİHATTIR

KURAN BANA DİYOR Kİ-28 BAŞLIKLI YAZIYA DA GÖZ ATINIZ...


68-KALEM

51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikra ve yekulune innehu lemecnunun.

52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne




Diyanet Vakfı 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır 51-Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 51 O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.
________________________________________



Diyanet Vakfı 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Elmalılı Hamdi Yazır 52-Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 52 Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.



81-TEKVİR

27. İn huve illa zikrun lil'alemiyne.

28. Limen şae minkum en yestekıyme,.

29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne



Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz



7-ARAF-23 kale
rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin
Diyanet Vakfı 23. (Adem ile eşi) dediler ki:
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


21-ENBİYA-87……(yunus dediki)…
………el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin

Diyanet Vakfı 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde:
"Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!"



28-KASAS-16-kale
rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli ....fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym

Diyanet Vakfı 16. Musa:
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla
dedi,
Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.

2-BAKARA-286-..rabbena la tüahızna in nesina ev ahta'na*..

2-286-DİYANET- ..Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…sorgulama…hesaba çekme…






7-ARAF- 185-.... fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yu'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)



rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin (23-/109)

ve selamün ala ibadihillezinastafa (27-/59) ve selamün alel mürselin (37-/182)

Vel hamdü lillahi rabbil alemin

26 Şubat 2008

DOSTLARA MEKTUPLAR-28-ENDÜLÜS-ENDÜLÜS-ENDÜLÜS-ELVEDA

Nedense Anadolu'da ne zaman bir kargaşa çıksa önce aklıma ENDÜLÜS gelir...Umarım bu toprakların insanlarına birgün ELVEDA ANADOLU demek nasip olmaz...Ya da Yaradan yeni bir İSTİKLAL MARŞI yazılmasına izin vermez....

İNTERNETTEN ALINTILAR....


'ER GİBİ KORUYAMADIĞIN MEMLEKET İÇİN, ŞİMDİ DİŞİ GİBİ AĞLA!'

Son Gırnata hükümdarı Abdullah, atalarının ülkesini terketmek zorunda kaldığında, Padul Dağı'nın tepesinde durakladı. Bu yüksek tepeden deniz görünüyordu. Abdullah, Afrika'ya gitmek üzere gemiye binecekti. Bu tepeden Gırnata, Vega ve kenarında Katolik Kral Ferdinando ile Isabella'nın çadırlarının yüksekliği Genil Nehri de görünüyordu. Hükümdar Abdullah, bu güzel memleketi ve hâlâ şurada-burada Müslümanların mezarlarının yerini işaret eden selvileri görünce ağlamaya başladı. Eskiden maiyetini oluşturan, büyüklerle beraber peşinden gelen annesi Ayşe Sultan ona: "Er gibi koruyamadığın memleket için şimdi dişi gibi ağla!" dedi. İşte o anda dağdan indiler. Artık Gırnata gözlerinin önünden ebediyete kadar silinip gitmişti.


BİR GEZİDEN NOTLAR:

ELVEDA ENDÜLÜS, ELVEDA!..


Büyük bir tecessüsle gittiğimiz ve Malaga'yla başlayan, daha sonra hüzünlü bir atmosfere dönüşen yolculuğumuz Gırnata, Kurtuba ve Sevilla'yla son buluyor. "Elveda yaşayan efsaneler ülkesi Endülüs, elveda Gırnata, elveda el-Hamra, elveda Kurtuba, elveda İşbiliye elveda" diyerek noktalıyoruz gezimizi...

http://forumneuro.com/archive/index.php/t-221361.html

GİTMEME GEREK YOKKİ....SANKİ GÖRMÜŞ GİBİYİM....

Mehmed Âkif'in tecessüsünün de Endülüs'e pek fazla yönelmemesi dikkat çekicidir. Sırat-ı Müstakîm'in 15 Ramazan 1327 tarihli 56. sayısında çıkan "Mukallidliği de Yapamıyoruz" başlıklı makalesinde, "Endülüs'ün o feyizli toprağında yetişen şairler hissiyat-ı garam u şevki musavver gayet rakîk, gayet nezîr şiirler vücuda getirmişler" der. "Süleymaniye Kürsüsü'nde ise, Beni Ahmer Devleti'nin (Endülüs Gırnata Emîrliği. LŞ.) son hükümdarı Abdullahü's-Sagîr'e annesi Ayşe'nin söylediği ünlü sözleri zikretmiştir:

"Bu sizin ağlamanız benzedi bir diğerine:
Endülüs tâcı elinden alınan bahtı kara
Savuşurken o güzel mülkü verip ağyâra
Tırmanır bir kayanın sırtına, etrafa bakar
Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar
Başlar ağlatmaya bîçareyi hüngür hüngür
Karşıdan vâlide sultan bunu pek haklı görür
Der ki: Çarpışmadın erkek gibi düşmanlarla
Şimdi hiç yoksa kadınlar gibi olsun ağla!"

http://www.endulus.net/endulusgezi/endulusturkiye.htm



KURAN-10-YUNUS
100. Ve ma kane li nefsin en tü'mine illa bi iznillah ve yec'alür ricse alellezıne la ya'kılun

Diyanet Vakfı 100. Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.
Elmalılı Hamdi Yazır 100-Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!
Yaşar Nuri Öztürk 100 Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.


Şahadet parmağının ”namazdaki tehiyyatta” kaldırılıp kaldırılmayacağını tartışan Endülüs Emevilerinin alimleri sonunda tartışmayı kesecekleri yerde şahadet parmağının kesilmesine fetva çıkardılar, Cahilliğe bakın.. .Arkebüz tüfekleri icat edilince, onlar kurşun atarken, bizimkiler ok atmakla başa çıkılmayacağını anlayıp ,tüfek edindiler. Gelin bakın ki bu sefer de tetik çekecek parmakları kesik olduğu için zorlandılar. Allah’ın Kanununa karşı çıkmak neymiş anlaşıldı ama çok pahalıya mal oldu. Bak, bakalım onlardan bir nefes, ses duyabilecek misin ? îlmin ne olduğunu anlamayan ve anlamamakta direnenlerin, heveslerine uyanların, boş işler, kişisel çıkarlar peşinde koşanların zararları yalnız kendilerine değil bütün topluma oluyor, Sele kapılmış bir sürü, saman çöpü gibi sürüklenir gider.

VE SIRASI GELDİ..HATIRLATMADI DENMESİN.....

KURAN-8-ENFAL

25. Vetteku fitnetel la tüsıybennellezıne zalemu minküm hassah va'lemu ennellahe şedıdül ıkab


Ali Bulaç 25- Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Diyanet Vakfı 25. Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Edip Yüksel 8:25 Sizden sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının. Bilesiniz ki ALLAH'ın cezası çetindir.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Süleyman Ateş 25. (Öyle) Bir fitneden sakının ki, aranızdan yalnız haksızlık edenlere erişmekle kalmaz (hepinize erişir). Bilinki Allah'ın azabı çetindir.
Yaşar Nuri Öztürk 25 İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden korkun. Bilin ki Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.
________________________________________



KURAN-Bakara-191……. vel fitnetü eşeddü minel katl

Fitne katilden kötüdür….

Fitne ise, adam öldürmekten daha büyük bir kötülüktür.

Bakara-217……. vel fitnetü ekberu minel katl

Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür

Fitne de adam öldürmekten daha büyük bir günahtır.



ANADOLU-ANADOLU-ANADOLU.....


ELVEDA...ELVEDA...ELVEDA....


DEMEK KİMSEYE NASİP OLMADAN

ÖNCE UMARIM AKLINI KULLANMAYI BİLENLER DEVLET-İ EBED MÜDDETİMİZİ DEVAM ETTİRİRLER....



KURAN-7-ARAF-185-....
fe bi eyyi hadisin ba'dehu yü'minun (BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)

KURAN-77-MÜRSELAT -50-Fe bi eyyi hadiysin ba'dehu yu'minune.(BAŞKA HANGİ GERÇEK SÖZ-HADİS-E İNANACAKSINIZ)







rabbena amenna fağfir lena varhamna ve ente hayrur rahimin

ve selamün ala ibadihillezinastafa ve selamün alel mürselin

Vel hamdü lillahi rabbil alemin

16 Şubat 2008

UYUR İDİK-UYANAMADIK-SAYILMAYA DEVAM

Uyur idik


Uyur idik uyardılar
Diriye saydilar bizi
Koyun olduk, ses anladık
Sürüye saydilar bizi




Sürülüp kasabaya gittik
Kanarada mekan tuttuk
Didar defterine yettik
Ölüye saydılar bizi




Halimizi hal eyledik
Yolumuzu yol eyledik
Her çiçekten bal eyledik
Arıya saydılar bizi




Aşk defterine yazıldık
Pir divanına dizildik
Bal olduk, şerbet ezildik
Doluya saydılar bizi




PİR SULTAN Haydar'ım şunda


Çok keramet var insanda


O cihanda, bu cihanda


Veli'ye saydılar bizi




O CİHANDA,BU CİHANDA

O CİHANDA,BU CİHANDA



ALİ’YE SAYDILAR BİZİ

VELİ’YE SAYDILAR BİZİ



PİR SULTAN ABDAL



SELAM SEÇİLMİŞLERE ........ UYUMAYAN VE KOYUN OLMAYANLARA....

SEVGİ TÜM YARATILANLARA.....


HAMD YARADAN'A...HER ZAMAN ..HER AN...

BİR BAŞKADIR MEMLEKETİM-BIRAKIP NEREYE GİDERİM




MEMLEKETİM

Havasına suyuna taşına toprağına
Bin can feda bir tek dostuma
Her köşesi cennetim ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim

Anadolum bir yanda yiğit yaşar koynunda
Aşıklar destan yazar dağlarda
Kuzusuna kurduna Yunus'una Emrah'a
Bütün alem kurban benim yurduma

Mecnun'a Leyla'sına erişilmez sırrına
Sen dost ararsan koş Mevlana'ya
Yeniden doğdum dersin derya olur gidersin
Bir başkadir benim memleketim

Gözü pek yanık bağrı türkü söyler çobanı
Zengin fakir hepside sevdalı
Ben gönlümü eylerim gerisi Allah kerim
Bir başkadır benim memleketim

SÖZ-FİKRET ŞENEŞ
AYTEN ALPMAN SÖYLÜYOR.....


SELAM SEÇİLMİŞLERE......SEVGİ TÜM YARATILANLARA.....


HAMD YARADAN'A HER ZAMAN...HER AN...

11 Şubat 2008

KURAN BANA DİYOR Kİ-67-SON CÜZ-AMME CÜZÜ-78-114 NCÜ SURELERDE

KURAN BANA DİYOR Kİ SERİSİNİ BU SON BÖLÜMLE BİTİRMEK İSTİYORUM.KURAN ÖĞRENİMİNİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN 20 ŞER SAYFALIK BÖLÜMLER HALİNDE 30 CÜZE BÖLÜNDÜĞÜ BİLİNİYOR...SON CÜZDEKİ SURELERİ TEK BİR BÖLÜM HALİNDE BURAYA ALARAK İZLEYENLERE KOLAYLIK SAĞLAMAK İSTEDİM...DİKKAT ÇEKMEK İSTEDİĞİM AYETLERİ DE YİNE FARKLI RENKTE BELİRLEYEREK DİKKATLERİ ÇEKMEYE ÇALIŞTIM...FAYDALI OLMASINI CANDAN DİLERİM...


KURAN-I KERİM

30 NCU CÜZ-AMME CÜZÜ


Bismillahirrahmanirrahim

78 – NEBE

1. Amme yetesaelune.
2. Aninnebeil'azıymi.
3. Elleziy hum fiyhi muhtelifune.
4. Kella seya'lemune.
5. Sümme kella seya'lemune.
6. Elem nec'alil'arda mihaden.
7. Velcibale evtaden.
8. Ve halaknakum ezvacen.
9. Ve ce'alna nevmekum subaten.
10. Ve ce'alnelleyle libasen.
11. Ve ce'alnennehare me'asen.
12. Ve beneyna fevkakum seb'an şidaden.
13. Ve ce'alna siracen vehhacen.
14. Ve enzelna minelmu'sırati maen seccacen.
15. Linuhrice bihi habben ve nebaten.
16. Ve cennatin elfafen.
17. İnne yevmelfasli kane miykaten.
18. Yevme yunfehu fiyssuri fete'tune efvacen.
19. Ve futihatissemau fekanet ebvaben.
20. Ve suyyiretilcibalu fekanet seraben.
21. İnne cehenneme kanet mirsaden
22. Littagıyne meaben.
23. Labisiyne fiyha ahkaben.
24. La yezukune fiyha berden ve la seraben.
25. İlla hamiymen ve gassakan.
26. Cezaen vifakan.
27. İnnehum kanu la yercune hısaben.
28. Ve kezzebu biayatina kizzaben.
29. Ve kulle sey'in ahsaynahi kitaben.
30. Fezuku felen neziydekum illa 'azaben.
31. İnne lilmuttekıyne mefazen.
32. Hadaika ve a'naben.
33. Ve keva'ıbe etraben.
34. Ve ke'sen dihakan.
35. La yesme'une fiyha lagven ve la kizzaben.
36. Cezaen min rabbike 'ataen hısaben.
37. Rabbissemavati vel'ardı ve ma beynehumerrahmani la yemlikune minhu hıtaben.
38. Yevme yekumurruhu velmelaiketu saffen la yetekellemune illa men ezine lehurrahmanu ve kale savaben.
39. Zalikelyevmulhakku femen saettehaze ila rabbihi meaben.
40. İnna enzernakum 'azaben kariyben yevme yenzurulmer'u ma kaddemet yedahu ve yekululkafiru ya leyteniy kuntu turaben
.


Diyanet Vakfı l. Birbirlerine neyi soruyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Neden soruşuyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk 1 Hangi şeyden sorup duruyorlar birbirlerine?
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. O büyük haberden mi?
Elmalılı Hamdi Yazır 2-O büyük peygamberlik haberinden
Yaşar Nuri Öztürk 2 O büyük haberden mi?
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-ki Onlar onda görüş ayrılığına düşüyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Ki onda tartışma içindedirler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Hayır! Anlayacaklar!
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Hayır, ileride bilecekler!
Yaşar Nuri Öztürk 4 Hayır, sandıkları gibi değil! Yakında bilecekler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Hayır, hayır, ileride bilecekler!
Yaşar Nuri Öztürk 5 Hayır, hayır! Düşündükleri gibi değil, yakında bilecekler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yaşar Nuri Öztürk 6 Biz bu yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Dağları da birer kazık .
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Dağları da birer kazık (yapmadık mı)?
Yaşar Nuri Öztürk 7 Dağları birer kazık yapmadık mı?
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Sizi çifter çifter yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Sizleri çift çift yarattık.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Sizleri çiftler olarak yarattık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Sizin uykunuzu bir dinlenme/bir rahatlama/bir tür ölüm yaptık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. Geceyi bir örtü yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Geceyi bir örtü yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Geceyi bir giysi yaptık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Gündüzü bir geçim vakti yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Gündüzü, geçim için çalışma zamanı yaptık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Üstünüzde yedi sağlam/aşınmaz kurduk.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. (Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Bir de parıl parıl parlayan kandil yerleştirdik.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Sıkarak su çıkaranlardan şarıl şarıl bir su indirdik,
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Ki çıkaralım onlardan dâneler ve otlar;
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Ve içiçe girmiş bağlar-bahçeler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Şüphesiz ki, o fasıl (kıyamet) günü belirlenmiş bir vakit olmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 17 Hiç kuşkusuz, o ayırma ve hüküm günü kesin olarak belirlenmiştir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Sur'a üfürüldüğü gün, bölük bölük gelirsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 18 Sûra üfürüldüğü gün, bölükler halinde geleceksiniz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Gökde açılmış, kapılar oluşmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 19 Gök açılmış, kapı kapı oluvermiştir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Dağlar yürütülmüş, bir serap olmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Dağlar yürütülmüş, bir serap oluvermiştir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Şüphesiz, cehennem bir gözetleme yeri olmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 21 Cehennem, bir gözetleme yeri olmuştur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Azgınlara bir barınak olmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Azgınlar için bir barınak.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,
Elmalılı Hamdi Yazır 23-İçinde devirlerce kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Devirlerce kalacaklardır içinde.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 24-Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.
Yaşar Nuri Öztürk 24 Ne bir serinlik tadacaklar ne de bir içecek.
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. Kaynar su ve irin (tadarlar).
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Yalnızca bir kaynar su ve irin.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Sadece kaynar su, atık su,
________________________________________
Diyanet Vakfı 26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Çok uygun bir karşılık olarak.
________________________________________
Diyanet Vakfı 27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Çünkü onlar, hiçbir hesap ummazlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Doğrusu onlar böyle bir hesap ummuyorlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ayetlerimize yalan diye diye tam bir yalancı olmuşlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 28 Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Biz ise her şeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.
Yaşar Nuri Öztürk 29 Oysaki biz, her şeyi iyiden iyiye sayıp kitaplaştırmıştık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır 30-Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!
Yaşar Nuri Öztürk 30 "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."
________________________________________
Diyanet Vakfı 31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 31-Şüphesiz, takva sahipleri için bir kurtuluş ve murada erme var
Yaşar Nuri Öztürk 31 Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 32. Bahçeler,bağlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 32-Bahçeler var, bağlar var.
Yaşar Nuri Öztürk 32 Sulak bahçeler, bağlar, üzümler,
________________________________________
Diyanet Vakfı 33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 33-Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
Yaşar Nuri Öztürk 33 Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 34. Ve içki dolu kâse(ler) .
Elmalılı Hamdi Yazır 34-Dopdolu bir kadeh var.
Yaşar Nuri Öztürk 34 Dopdolu kadehler vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir yalan isnadı.
Yaşar Nuri Öztürk 35 Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.
________________________________________
Diyanet Vakfı 36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 36-Rabbinden bir karşılık ki, yeter mi yeter!
Yaşar Nuri Öztürk 36 Rabbinden bir ödül, tam kıvamında bir bağış.
________________________________________
Diyanet Vakfı 37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 37-O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. O'na bir hitapta bulunma gücüne sahip olamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk 37 Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir O! Rahman'dır. O'nun huzurunda söze cüret edemezler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
Elmalılı Hamdi Yazır 38-Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf saf kıyama duracakları gün, Rahman'ın izin verdiğinden başka hiç kimse konuşamaz; o da doğruyu konuşacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 38 O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
Elmalılı Hamdi Yazır 39-O gün gerçektir, o halde dileyen Rabbine varacak bir yüz edinsin, bir yol tutsun!
Yaşar Nuri Öztürk 39 İşte budur hak olan gün! Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol tutsun!
________________________________________

Diyanet Vakfı-40 Çünkü biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 40-Çünkü Biz size yakın bir azabı ihtar ettik. O gün kişi ellerinin önceden gönderdiğine bakacak ve kafir ise: "Ah ne olurdu ben bir toprak olsaydım!" diyecektir.
Yaşar Nuri Öztürk 40 Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: "Keşke toprak olsaydım"

________________________________________




79 – NAZİAT



1. Vennazi'ati garken.
2. Vennasitati nestan.
3. Vessabihati sebhan.
4. Fessabikati sebkan.
5. Felmudebbirati emren.
6. Yevme tercufurracifetu.
7. Tetbe'uherradifetu.
8. Kulubun yevmeizin vacifetun.
9. Ebsaruha hasi'atun.
10. Yekulune einna lemerdudune fiylhafireti.
11. Eiza kunna 'ızamen nehıreten.
12. Kalu tilke izen kerretun hasiretun.
13. Feinnema hiye zecretun vahıdetun.
14. Feiza hum bissahireti.
15. Hel etake hadiysu musa.
16. İz nadahu rabbuhu bilvadilmukaddesi tuven.
17. İzheb ila fir'avne innehu taga.
18. Fekul hel leke ila en tezekka.
19. Ve ehdiyeke ila rabbike fetahsa.
20. Feerahul'ayetelkubra.
21. Fekezzebe ve 'asa.
22. Summe edbere yes'a.
23. Fehasere fenada.
24. Fekale ene rabbukumul'a'la.
25. Feehazehullahu nekalel'ahıreti vel'ula.
26. inne fiy zalike le'ubreten limen yahsa.
27. Eentum eseddu halkan emissema'u benaha.
28. Refe'a semkeha fesevvaha.
29. Ve agtase leyleha ve ahrece duhaha.
30. Vel'arda ba'de zalike dehaha.
31. Ahrece minha aeha ve mer'aha.
32. Velcibale ersaha.
33. Meta'an lekum ve lien'amikum.
34. Feiza caetittammetulkubra.
35. Yevme yetezekkerul'insanu ma se'a.
36. Ve burrizetilcehıymu limen yera.
37. Feemma men taga.
38. Ve aserelhayateddunya.
39. Feinnelcahıyme hiyelme'va.
40. Ve emma men hafe mekame rabbihi ve nehennefse 'anilheva.
41. Feinnelcennete hiyel me'va.
42. Yes'eluneke 'anissa'ati eyyane mursaha.
43. Fiyme ente min zikraha.
44. İla rabbike muntehaha.
45. İnnema ente munziru men yahsaha.
46. Keennehum yevme yerevneha lem yelbesu illa 'asiyyeten ev duhaha.

Diyanet Vakfı l. Söküp çıkaranlara, andolsun;
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Andolsun, o daldırıp çıkaranlara,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yemin olsun, çekip koparanlara/yay çekenlere/kuyudan su çekenlere/bağsız-bekçisiz koşan atlara/ayrılık yüzünden hasret çekenlere/daldırıp daldırıp çıkaranlara,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Yavaşça çekenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-usulcacık çekenlere,
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yemin olsun, rahatça, incitmeden çekenlere/düğümü hünerle çözenlere/bir yerden bir yere gidenlere/coşkuyla iç çekenlere,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3.Yüzdükçe yüzenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-yüzüp yüzüp gidenlere.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Yemin olsun, boşlukta yahut suda yüzüp gidenlere,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4.Yarıştıkça yarışanlara,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-yarışıp geçenlere,
Yaşar Nuri Öztürk 4 Derken öne geçip yarışı kazananlara,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5.Derken iş düzenleyenlere .
Elmalılı Hamdi Yazır 5-ve bir iş çevirenlere ki,
Yaşar Nuri Öztürk 5 Bir iş ve oluşu çekip çevirenlere,
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,
Elmalılı Hamdi Yazır 6-o gün sarsıntı sarsacak.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Ki o gün şiddetle sarsacak olan saracaktır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Onu ikincisi izleyecek.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Onu, ardısıra gelen izleyecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8.İşte o gün yürekler kaygıdan oynar,
Elmalılı Hamdi Yazır 8-O gün yürekler oynar kaygıdan.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Bazı kalpler o gün kaygıdan titreyecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9.Gözler yorgun düşer.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Gözler kalkmaz saygıdan.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Onların gözleri yerlere eğilecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10.Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz,
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Diyorlar ki: "Biz gerçekten eski halimize döndürülecek miyiz?
Yaşar Nuri Öztürk 10 "Biz gerçekten bu çukurda eski halimize döndürülecek miyiz?" diyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11.(Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?"
Yaşar Nuri Öztürk 11 "Un-ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!"
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. "O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Dediler ki: "Öyleyse o zararlı bir dönüş!"
Yaşar Nuri Öztürk 12 "Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Fakat o zorlu bir kumandadır,
Yaşar Nuri Öztürk 13 Oysaki o, sert bir komut sesinden ibarettir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Sana o Musa'nın haberi geldi ya?
Yaşar Nuri Öztürk 15 Ulaştı mı sana Mûsa'nın haberi?
________________________________________
Diyanet Vakfı l6. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Hani Rabbi ona o mukaddes vadi Tuva'da seslenmişti:
Yaşar Nuri Öztürk 16 Hani, Rabbi ona, kutsal vadide, Tuva'da seslenmişti:
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Haydi git Firavun'a, çünkü o pek azıttı.
Yaşar Nuri Öztürk 17 "Firavun'a git! İyice azdı o."
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. De ki:Nasıl arınmağa gönlün var mı?
Elmalılı Hamdi Yazır 18-De ki: "İster misin temizlenesin?
Yaşar Nuri Öztürk 18 "De ki ona: 'Arınıp temizlenmeye ne dersin?"
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Sana Rabbini tan itayım da ona saygı duyasın?"
Yaşar Nuri Öztürk 19 "Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin!"
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Fakat o, yalan dedi ve isyan etti.
Yaşar Nuri Öztürk 21 Ama o yalanladı, isyan etti.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Sonra koşarak ters yöne gitti.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Sonra, sırtını döndü; koşuyordu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Derken toplayıp bağırdı!
Yaşar Nuri Öztürk 23 Derken, bir araya toplayıp bağırdı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır 24-"Benim en büyük Rabbinizi" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 24 Dedi ki: "Ben sizin en yüce rabbinizim."
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Şüphesiz ki, bunda saygı duyacaklar için bir ibret vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Kuşkusuz, bunda, içine ürperti düşen için tam bir ibret vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 27. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O "Allah" bina etti.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Siz mi daha zorsunuz yaratılışça, gök mü?
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. Onu yükseltti, düzene koydu ,
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.
Yaşar Nuri Öztürk 28 Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
Yaşar Nuri Öztürk 29 Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 30. Ondan sonra da yerküreyi döşedi,
Elmalılı Hamdi Yazır 30-Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.
Yaşar Nuri Öztürk 30 Bundan sonra da yeri yayıp deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 31. Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,
Elmalılı Hamdi Yazır 31-Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
Yaşar Nuri Öztürk 31 Ondan suyunu, otlağını çıkardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 32. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 32-Ve dağlarını oturttu.
Yaşar Nuri Öztürk 32 Dağları, demir atmış gibi oturttu;
________________________________________
Diyanet Vakfı 33. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.
Elmalılı Hamdi Yazır 33-Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.
Yaşar Nuri Öztürk 33 Sizin için ve hayvanlarınız için bir geçim aracı olarak.
________________________________________
Diyanet Vakfı 34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,
Elmalılı Hamdi Yazır 34-Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,
Yaşar Nuri Öztürk 34 O güç yetmez büyük felaket geldiğinde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 35. İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,
Elmalılı Hamdi Yazır 35-O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,
Yaşar Nuri Öztürk 35 O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 36. Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 36-gören kimseler için cehennem hortlatıldığı zaman,
Yaşar Nuri Öztürk 36 Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 37. Artık kim azmışsa ,
Elmalılı Hamdi Yazır 37-artık her kim azgınlık etmiş,
Yaşar Nuri Öztürk 37 Artık azmış olan,
________________________________________
Diyanet Vakfı 38. Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,
Elmalılı Hamdi Yazır 38-dünya hayatını tercih etmişse,
Yaşar Nuri Öztürk 38 Ve iğreti hayatı yeğlemiş olan için,
________________________________________
Diyanet Vakfı 39. Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır 39-muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.
Yaşar Nuri Öztürk 39 Cehennem, barınağın ta kendisidir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 40. Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,
Elmalılı Hamdi Yazır 40-Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,
Yaşar Nuri Öztürk 40 Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklanmış olan içinse,
________________________________________
Diyanet Vakfı 41.Şüphesiz cennet(onun) yegâne barınağıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 41-muhakkak cennettir onun varacağı.
Yaşar Nuri Öztürk 41 Cennet, barınağın ta kendisidir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 42. Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)
Elmalılı Hamdi Yazır 42-Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zama demir atması?" diye,
Yaşar Nuri Öztürk 42 O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye.
________________________________________
Diyanet Vakfı 43. Sen onu nereden bilip bildireceksin!
Elmalılı Hamdi Yazır 43-Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!
Yaşar Nuri Öztürk 43 Nerede sende, onu hatırlatacak şey!
________________________________________
Diyanet Vakfı 44. Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.
Elmalılı Hamdi Yazır 44-Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi.
Yaşar Nuri Öztürk 44 Ona ilişkin bilginin sonu Rabbine varır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 45. Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Elmalılı Hamdi Yazır 45-Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!
Yaşar Nuri Öztürk 45 Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.
________________________________________
Diyanet Vakfı 46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 46-Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Yaşar Nuri Öztürk 46 Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
________________________________________






80 – ABESE

1. Abese ve tevella.
2. En caihul'a'ma.
3. Ve ma yudriyke le'allehu yezzekka.
4. Ev yezzekkeru fetenfe'ahuzzikra.
5. Emma menistagna.
6. Feente lehu tesadda.
7. Ve ma 'aleyke ella yezzekka.
8. Ve emma men caeke yes'a.
9. Ve huve yahsa.
10. Feente 'anhu telehha.
11. Kella inneha tezkiretun.
12. Femen sae zekerehu.
13. Fiy suhufin mukerremetin.
14. Merfu'atin mutahheretin.
15. Bieydin seferetin.
16. Kiramin bereretin.
17. Kutilel'insanu ma ekferehu.
18. Min eyyi sey'in halekahu.
19. Min nutfetin halekahu fekadderehu.
20. Summessebiyle yesserehu.
21. Summe ematehu feakberehu.
22. Summe iza sea enserehu.
23. Kella lemma yakdı ma emerehu.
24. Felyenzuril'insanu ila ta'amihi.
25. Enna sabebnelmae sabben.
26. Summe sakaknel'arda sakkan.
27. Feenbetna fiyha habben.
28. Ve 'ineben ve kadben.
29. Ve zeytunen ve nahlen.
30. Ve hadaika gulben.
31. Ve fakiheten ve ebben.
32. Meta'an lekum ve lien'amikum.
33. Feiza caetissahhatu.
34. Yevme yefirrulmer'u min ehıyhi.
35. Ve ummihi ve ebiyhi.
36. Ve sahıbetihi ve beniyhi.
37. Likullimriin minhum yevmeizin se'nun yugniyhi.
38. Vucuhun yevmeizin musfiretun.
39. Dahıketun mustebsiretun.
40. Ve vucuhun yevmeizin 'aleyha gaberetun.
41. Terhekuha kateretun.
42. Ulaike humulkeferetulfeceretu.


Diyanet Vakfı l. (Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Ekşidi (yüzünü ekşitti) ve döndü.
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yüzünü ekşitti ve öteye döndü;
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Âmânın kendisine gelmesinden ötürü
Elmalılı Hamdi Yazır 2-Ona ama geldi diye.
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yanına kör adam geldi diye.
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Belki o temizlenecek,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Ne bilirsin, belki o temizlenecek.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Nereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4.Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Ama ihtiyaç duymayana gelince,
Yaşar Nuri Öztürk 5 O, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Sen ona yöneliyorsun,
Elmalılı Hamdi Yazır 6-sen onun sesine özeniyorsun.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Ki sen ona yöneliyorsun;
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Onun temizlenmemesinden sana ne!
Yaşar Nuri Öztürk 7 Sana ne onun arınmasından!
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Fakat koşarak sana gelen ,
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Ama sana can atarak gelen,
Yaşar Nuri Öztürk 8 O, koşarak sana gelen var ya;
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. Ve (Allah'tan) korkarak gelenle ,
Elmalılı Hamdi Yazır 9-içinde saygı duyarak gelmişken,
Yaşar Nuri Öztürk 9 Odur içine ürperti düşen.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10.Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-sen ondan tegafül ediyor (ona ilgi göstermiyor) sun.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Sen ona aldırmazlık ediyorsun.
________________________________________
Diyanet Vakfı ll. Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
________________________________________
Diyanet Vakfı l2.Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Artık onu dileyen düşünsün!
Yaşar Nuri Öztürk 12 Dleyen onu düşünüp öğüt alır.
________________________________________
Diyanet Vakfı l3.O, değerli sahifelerdir,
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Değerli sayfalarda,
Yaşar Nuri Öztürk 13 Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
________________________________________
Diyanet Vakfı l4.Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,
Elmalılı Hamdi Yazır 14-yüksek tutulan tertemiz sayfalarda,
Yaşar Nuri Öztürk 14 Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
________________________________________
Diyanet Vakfı l5.Kâtiplerin ellerindedir ,
Elmalılı Hamdi Yazır 15-yazıcıların ellerinde,
Yaşar Nuri Öztürk 15 Yazıcıların ellerinde;
________________________________________
Diyanet Vakfı l6.Değerli ve güvenilir katiplerin.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-şerefli, takva sahibi yazıcıların.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Ak-pak, mübarek yazıcıların.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!
Elmalılı Hamdi Yazır 17-O kahrolası insan ne nankör şeydir!
Yaşar Nuri Öztürk 17 Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Allah onu neden yarattı?
Elmalılı Hamdi Yazır 18-O yaratan, onu hangi şeyden yarattı?
Yaşar Nuri Öztürk 18 Hangi şeyden yarattı onu?
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Bir damla sudan yarattı da biçimine koydu onu.
Yaşar Nuri Öztürk 19 Bir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Sonra ona kolaylaştırdı yolunu.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Sonra, yolu kolaylaştırdı ona,
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü.
Yaşar Nuri Öztürk 21 Sonra öldürdü onu, kabre koydurdu onu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltecektir.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Sonra dilediği zaman diriltip ortaya çıkardı onu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Hayır, hayır doğrusu o, O'nun emrini tam yerine getirmedi.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Hayır, hayır! O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. İnsan, yediğine bir baksın!
Elmalılı Hamdi Yazır 24-Bir de o insan yiyeceğine baksın!
Yaşar Nuri Öztürk 24 Hadi, bakıversin insan, kendi yiyeceğine!
________________________________________
Diyanet Vakfı 25.Yağmurlar yağdırdık,
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Biz, o suyu bir döküş (bol bol) dökmekteyiz.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Biz suyu döktük de döktük.
________________________________________
Diyanet Vakfı 26.Sonra toprağı göz göz yardık,
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Sonra o yeryüzünü bir yarış (iyiden iyiye) yarmaktayız.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Sonra yeryüzünü yardık da yardık.
________________________________________
Diyanet Vakfı 27.Bu suretle orada ekinler bitirdik,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Bu şekilde orada daneler,
Yaşar Nuri Öztürk 27 Ardından orada dâneler bitirdik.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28.Üzümler ,yoncalar ,
Elmalılı Hamdi Yazır 28-üzümler ve yoncalar,
Yaşar Nuri Öztürk 28 Üzümler, yoncalar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 29.Zeytinlikler, hurmalıklar ,
Elmalılı Hamdi Yazır 29-zeytinlikler ve hurmalıklar,
Yaşar Nuri Öztürk 29 Zeytinlikler, hurmalıklar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 30. İri ve sık ağaçlı bahçeler,
Elmalılı Hamdi Yazır 30-afaka ser çekmiş dilber (gönül alan) bahçeler,
Yaşar Nuri Öztürk 30 Gür çimenli, bol ağaçlı bahçeler,
________________________________________
Diyanet Vakfı 31. Meyveler ve çayırlar bitirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır 31-meyveler, çayırlar; neler yetiştirmekteyiz.
Yaşar Nuri Öztürk 31 Meyve, otlak/sebze.
________________________________________
Diyanet Vakfı 32. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Elmalılı Hamdi Yazır 32-Sizin ve davarlarınızın yararlanması için.
Yaşar Nuri Öztürk 32 Sizin ve hayvanlarınızın yararına.
________________________________________
Diyanet Vakfı 33. Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır 33-Ama o sayha (gürültüsünü dinletecek bela) geldiği zaman,
Yaşar Nuri Öztürk 33 Şiddetle çarpanın çıkardığı korkunç ses geldiğinde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 34. İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar.
Elmalılı Hamdi Yazır 34-kişinin kaçacağı gün kardeşinden,
Yaşar Nuri Öztürk 34 Bir gün ki o, kişi öz kardeşinden kaçar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 35 .Annesinden, babasından,
Elmalılı Hamdi Yazır 35-anasından, babasından,
Yaşar Nuri Öztürk 35 Öz annesinden, öz babasından,
________________________________________
Diyanet Vakfı 36.Eşinden ve çocuklarından .
Elmalılı Hamdi Yazır 36-karısından ve oğullarından.
Yaşar Nuri Öztürk 36 Eşiden, oğullarından.
________________________________________
Diyanet Vakfı 37. O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 37-Onlardan her kişinin o gün başından aşan bir işi vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 37 O gün onlardan her kişinin kendisine yetecek bir uğraşı vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 38. O gün bir takım yüzler parıl parıl,
Elmalılı Hamdi Yazır 38-O gün yüzler vardır ışılar,
Yaşar Nuri Öztürk 38 Yüzler vardır o gün, pırıl pırıl,
________________________________________
Diyanet Vakfı 39.Güler ve sevinir.
Elmalılı Hamdi Yazır 39-güler, sevinir.
Yaşar Nuri Öztürk 39 Gülen, müjdelerle parıldayan.
________________________________________
Diyanet Vakfı 40. Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,
Elmalılı Hamdi Yazır 40-Yüzler de vardır, üzerinde tor toz.
Yaşar Nuri Öztürk 40 Ve yüzler vardır o gün toza-toprağa bulanmış.
________________________________________
Diyanet Vakfı 41.Hüzünden kapkara kesilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 41-Onu bir kara sarar.
Yaşar Nuri Öztürk 41 Tozu-toprağı da bir is bürümüştür.
________________________________________
Diyanet Vakfı 42.İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 42-İşte onlardır, o kafirler, facirler (yoldan sapmış günahkarlar).
Yaşar Nuri Öztürk 42 İşte bunlardır küfre sapanlar, kötülüğe batanlar.






81 – TEKVİR

1. İzessemsu kuvviret.
2. Ve izennucumunkederet.
3. Ve izelcibalu suyyiret.
4. Ve izel'isaru 'uttılet.
5. Ve izelvuhusu husiret.
6. Ve izelbiharu succiret.
7. Ve izennufusu zuvvicet.
8. Ve izelmev'udetu suilet.
9. Bieyyi zenbin kutilet.
10. Ve izessuhufu nusiret.
11. Ve izessema'u kusitat.
12. Ve izelcahıymu su''ıret.
13. Ve izelcennetu uzlifet.
14. 'Alimet nefsun ma ahdaret.
15. Fela uksimu bilhunnesi.
16. Elcevarilkunnesi.
17. Velleyli iza 'as'ase.
18. Vessubhı iza teneffese.
19. İnnehu lekalu resulin keriymin.
20. Ziy kuvvetin 'ınde ziyl'arsi mekiynin.
21. Muta'ın semme emiynin.
22. Ve ma sahıbukum bimecnunin.
23. Ve lekad reahu bil'ufukılmubiyni.
24. Ve ma huve 'alelgaybi bidaniynin.
25. Ve ma huve bikavli seytanin reciymin.
26. Feeyne tezhebune.
27. İn huve illa zikrun lil'alemiyne.
28. Limen şae minkum en yestekiyme,.
29. Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.


Diyanet Vakfı 1. Güneş katlanıp dürüldüğünde,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-O güneş dürüldüğünde,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Güneş büzülüp dürüldüğünde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-yıldızlar bulandığında,
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-dağlar yürütüldüğünde,
Yaşar Nuri Öztürk 3 Dağlar yürütüldüğünde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Gebe develer salıverildiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-kıyılmaz mallar bırakıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 4 O bakmaya kıyılmayan develer kendi hallerine bırakıldığında,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır 5-vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
Yaşar Nuri Öztürk 5 Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Denizler kaynatıldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır 6-denizler ateşlendiğinde,
Yaşar Nuri Öztürk 6 Denizler kaynatıldığında,
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır 7-ruhlar eşleştirildiğinde.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Benlikler çiftleştirildiğinde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,
Elmalılı Hamdi Yazır 8 -Diri diri gömülen kıza sorulduğunda;
Yaşar Nuri Öztürk 8 O diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğunda,
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. "Hangi günah sebebiyle öldürüldü?diye.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-hangi suçtan öldürüldü diye,
Yaşar Nuri Öztürk 9 Hangi günah yüzünden öldürüldü diye!
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. (Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır 10-defterler açıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 10 Sayfalar açılıp göz önüne konduğunda,
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. Gökyüzü sıyrılıp alındığında,
Elmalılı Hamdi Yazır 11-gök yüzü sıyrılıp açıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 11 Göğün örtüsü soyulup indirildiğinde,
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. Cehennem tutuşturulduğunda,
Elmalılı Hamdi Yazır 12-cehennem kızıştırıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 12 Cehennem kızıştırıldığında,
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Ve cennet yaklaştırıldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır 13-cennet yaklaştırıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 13 Cennet yaklaştırıldığında,
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-bir nefis (herkes) ne hazırladığını anlar.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Her benlik, önceden ne hazırlamışsa bilmiş olacaktır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Şimdi yemin ederim o sinenlere ,
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Şimdi yemin ederim o sinenlere,
Yaşar Nuri Öztürk 15 Hayır, iş onların sandığı gibi değil! Yemin olsun o sinip gizlenenlere,
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. O akıp akıp yuvasına gidenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır 16-o akıp akıp yuvasına girenlere,
Yaşar Nuri Öztürk 16 Akıp akıp giderek yuvasına girenlere,
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,
Elmalılı Hamdi Yazır 17-yöneldiği zaman o geceye,
Yaşar Nuri Öztürk 17 Beriye geldiği ve geriye döndüğü zaman geceye,
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Elmalılı Hamdi Yazır 18-nefeslendiği zaman o sabaha ki,
Yaşar Nuri Öztürk 18 Ve soluyarak açıldığı zaman sabaha,
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. O (Kur'an), şüphesiz değerli,bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-muhakkak o (Kur'an), şerefli bir elçinin getirdiği bir sözdür.
Yaşar Nuri Öztürk 19 Ki o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. O elçi güçlü, Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında çok itibarlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Çok güçlüdür o elçi, Arş sahibinin katında saygındır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. O orada sayılan, güvenilen (bir elçi) dir.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Orada kendisine itaat edilendir, güvenilendir.
Yaşar Nuri Öztürk 21 İtaat edilir orada kendisine, emindir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Yoksa sizin arkadaşınız (Muhammed), delirmiş değildir.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Ve arkadaşınız bir cin çarpmış değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Elmalılı Hamdi Yazır 24-O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.
Yaşar Nuri Öztürk 24 O, gayb konusunda cimri değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. O lânetlenmiş şeytanın sözü de değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Ve o (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Ve o, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 26. Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Böyle iken siz nereye gidiyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk 26 Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
________________________________________
Diyanet Vakfı 27. O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı Hamdi Yazır 27-O, sadece bir öğüttür, alemler için.
Yaşar Nuri Öztürk 27 O, âlemlere bir öğütten başka şey değildir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
Yaşar Nuri Öztürk 28 İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!
________________________________________






82 – İNFİTAR

1. İzessemaunfetaret.
2. Ve izelkevakibun teseret.
3. Ve izelbiharu fucciret.
4. Ve izelkuburu bu'siret.
5. 'Alimet nefsun ma kaddemet ve ahharet.
6. Ya eyyuhel'insanu ma garreke birabbikelkeriymi.
7. Elleziy halekake fesevvake fe'adeleke.
8. Fiy eyyi suretin ma sae rekkebeke.
9. Kella bel tukezzibune biddiyni.
10. Ve inne 'aleykum lehafizıyne.
11. Kiramen katibiyne.
12. Ya'lemune ma tef'alune.
13. Ýnnel'ebrare lefiy na'ıymin.
14. Ve innelfuccare lefiy cahıymin.
15. Yasleneha yevmeddiyni.
16. Ve ma hum 'anha bigaibiyne.
17. Ve ma edrake ma yevmuddiyni.
18. Summe ma edrake ma yevmuddiyni.
19. Yevme la temliku nefun linefsin sey'en vel'emru yevmeizin lillahi.


Diyanet Vakfı l. Gökyüzü yarıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Gökyüzü çatladığında,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Gök çatlayıp yarıldığı zaman,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Yıldızlar döküldüğü zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-yıldızlar döküldüğünde,
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yıldızlar dökülüp saçıldığı zaman,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Denizler birbirine katıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-denizler (yarılıp) akıtıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 3 Denizler fışkırtıldığı zaman,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-kabirler deşildiğinde,
Yaşar Nuri Öztürk 4 Kabirler deşildiği zaman,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-bir nefis (herkes) önden neyi gönderdiğini ve neyi bıraktığını bilir.
Yaşar Nuri Öztürk 5 Benlik, bilmiş olacaktır önden gönderdiğini de arkaya bıraktığını da.
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Ey insan, o lütfu bol olan Rabbine karşı ne aldattı seni?
Yaşar Nuri Öztürk 6 Ey insan! O sonsuz cömertliğin sahibi Kerîm Rabbine karşı seni aldatıp gururlu kılan nedir?!
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp,ölçülü bir biçim verdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-O ki, seni yarattı, düzenine koydu ve dengeli kıldı.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Rabbin ki seni yarattı, düzgün hale koydu, en güzel ölçülerle şekillendirdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8.Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Seni dilediği herhangi bir biçimde oluşturdu.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Dilediği herhangi bir biçimde seni oluşturdu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Hayır, hayır, doğrusu siz dini yalanlıyor, cezaya inanmıyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Hayır, iş sanıldığı gibi değil! Siz dini yalanlıyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10.Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Halbuki, üzerinizde gözcüler var.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Ve şu kuşkusuz ki, sizin üzerinizde koruyucular-bekçiler var.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11.Değerli yazıcılar var,
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Değerli, dürüst katipler.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Çok değerli yazıcılar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 12.Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Her ne yaparsanız biliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Bilirler yapmakta olduğunuzu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. İyiler muhakkak cennettedirler,
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Şüphesiz ki, iyiler Naim (Cenneti) içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Şu da kuşkusuz: İyiler tam bir nimet içindedir,
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Kötüler de cehennemdedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Ve şüphesiz kötüler de cehennemdedirler.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Kötülerse cehennemin ta ortasında.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Ceza gününde oraya girerler.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Din gününde ona yaşlanacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Din günü girerler oraya.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Ondan çıkacak da değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Ceza günü nedir bilir misin?
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Sen bildin mi nedir din günü?
Yaşar Nuri Öztürk 17 Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü?
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Evet, sen bildin mi nedir din günü?
Yaşar Nuri Öztürk 18 Evet, din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-O gün ki, kimse, kimse için hiçbir yardım yapma gücüne sahip olamaz ve o gün buyruk yalnız Allah'ındır!
Yaşar Nuri Öztürk 19 Bir gündür ki o, bir benlik bir başka benlik için hiçbir şeye güç yetiremez. O gün, buyruk yalnız Allah'ındır!




83 - MUT'AFFİFİN

1. Veylun lilmutaffifiyne.
2. Elleziyne izektalu 'alennasi yestevfune.
3. Ve iza kaluhum ev vezenuhum yuhsirune.
4. Ela yezunnu ulaike ennehum meb'usune.
5. Liyevmin 'azıymin.
6. Yevme yekumunnasu lirabbil'alemiyne.
7. Kella inne kitabelfuccari lefiy sicciynin.
8. Ve ma edrake ma sicciynun.
9. Kitabun merkumun.
10. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
11. Elleziyne yukezzibune biyevmiddiyni.
12. Ve ma yukezzibu bihi illa kullu mu'tedin esiymin.
13. Ýza tutla aleyhi ayatuna kale esatıyrul'evveliyne.
14. Kella bel rane 'ala kulubihim ma kanu yeksibune.
15. Kella innehum 'an rabbihim yevmeizin lemahcubune.
16. Summe innehum lesalulcahıymi.
17. Summe yukalu hazelleziy kuntum bihi tukezzibune.
18. Kella inne kitabel'ebrari lefiy 'ılliyyiyne.
19. Ve ma edrake ma 'ılliyyune.
20. Kitabun merkumun.
21. Yesheduhulmukarrebune.
22. Ýnnelebrare. Lefiy na'ıymin.
23. 'Alel'eraiki yenzurune.
24. Ta'rifu fiy vucuhihim nadretenna'ıymi.
25. Yuskavne min rahıykın mahtumin.
26. Hıtamuhu miskun ve fiy zalike felyetenafesilmutenasifune.
27. Ve mizacuhu min tesniymin.
28. Aynen yesrebu bihelmukarrebune.
29. Ýnnelleziyne ecremu kanu minelleziyne amenu yadhakune.
30. Ve iza merru bihim yetegamezune.
31. Ve izenkalebu ila ehlihimunkalebu fekihiyne.
32. Ve iza reevhum kalu inne haulai ledallune.
33. Ve ma ursilu 'aleyhim hafizıyne.
34. Felyevmelleziyne amenu minelkuffari yadhakune.
35. 'Alel'eraiki yenzurune.
36. Hel suvvibelkuffaru ma kanu yef'alune.



Diyanet Vakfı 1. Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Veyl ölçü ve tartıda hile yapanlara!
Yaşar Nuri Öztürk 1 Azap ve kaygu, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Onlar insanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-Onlar ki, insanlar üzerinden kendilerine ölçtüklerinde tam basarlar.
Yaşar Nuri Öztürk 2 Ki onlar insanlardan alırken ölçüyü tam yaparlar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Onlara ölçtükleri veya tarttıklarında ise eksiltirler
Yaşar Nuri Öztürk 3 Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Onlar düşünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler!
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Onlar, tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?
Yaşar Nuri Öztürk 4 Peki, bunlar kendilerinin diriltileceğini sanmıyorlar mı?
________________________________________
Diyanet Vakfı 5.Büyük bir günde
Elmalılı Hamdi Yazır 5-O büyük gün için.
Yaşar Nuri Öztürk 5 Çok büyük bir gün için.
________________________________________
Diyanet Vakfı 6.Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 6-İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Bir gün ki, insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda kıyama geçerler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn'de olmaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Hayır, hayır, facirlerin yazısı Siccin'dedir.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccîn'in ta içindedir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Siccîn nedir, bilir misin?
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Bildin mi Siccin nedir?
Yaşar Nuri Öztürk 8 Siccîn'in ne olduğunu sana gösteren nedir?
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. (O günahkârların yazısı) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Yazılmış bir kitaptır.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Rakamlandırılmış bir kitaptır o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. O gün vay haline yalancıların!
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Veyl o gün yalan diyenlere!
Yaşar Nuri Öztürk 10 Vay haline o gün, yalanlayanların!
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-O ceza gününü yalanlayanlara.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Onlar ki din gününü yalanlarlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Böyle birine âyetlerimiz okununca "Eskilerin masalları" derdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Karşısında ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Ayetlerimiz ona okunduğunda, "Daha öncekilerin efsaneleri!" deyiverir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Hayır, hayır! Onların kazançları kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!
Yaşar Nuri Öztürk 14 İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Sonra onlar cehenneme girerler.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Sonra onlar, mutlaka cehenneme yaslanacak
Yaşar Nuri Öztürk 16 Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Sonra onlara: "İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur" denilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.
Yaşar Nuri Öztürk 17 Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn'dadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Hayır, hayır; çünkü iyilerin yazısı İlliyyun'dadır.
Yaşar Nuri Öztürk 18 Hayır, sandıkları gibi değil! İyilik sergileyenlerin kitabı İlliyyûn'da, en yüce burçlardadır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. İlliyyûn nedir, bilir misin?
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Bildin mi nedir İlliyyun?
Yaşar Nuri Öztürk 19 İlliyyûn'un ne olduğunu sana anlatan nedir?
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. (O İlliyyûn'daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-O yazılmış bir kitaptır!
Yaşar Nuri Öztürk 20 Rakamlanmış bir kitaptır o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. O kitabı, Allah'a yakın olanlar görür.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Yakın melekler ona şahit olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk 21 Yaklaştırılmış olanlar tanıklır ederler ona.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. İyiler kesinkes cennettedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Haberiniz olsun ki, iyiler bir naim (cenneti) içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk 22 İyilik sergileyenler büyük bir nimetin tam içindedir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Koltuklar üzerinde seyre dalarlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır 24-Yüzlerinde nimet ve mutluluğun parıltısını tanırsın.
Yaşar Nuri Öztürk 24 Yüzlerinde nimetin sevinç parıltısını izlersin.
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. Kendilerine mühürlü hâlis bir içki sunulur.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Onlara mühürlenmiş halis bir içkiden sunulur.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Katıksız, damgalı bir içecekten içirilirler,
________________________________________
Diyanet Vakfı 26. Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Onun sonu misktir, işte ona imrensin artık imrenenler!
Yaşar Nuri Öztürk 26 Ki sonu bir misktir. İşte, yarışanlar böyle bir şey için yarışsınlar!
________________________________________
Diyanet Vakfı 27. Karışımı Tesnîm'dendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 27-Onun karışımı Tesnim'dendir.
Yaşar Nuri Öztürk 27 Onun katkısı Tesnîm'den; en yüce, en seçkin olandandır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 28. (O Tesnîm Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır 28-(Allah'a) yakın olanların içeceği bir çeşmeden.
Yaşar Nuri Öztürk 28 Bir kaynak ki, iyice yaklaştırılmış olanlar içerler ondan.
________________________________________
Diyanet Vakfı 29. Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 29-Evet, o günah işleyenler, iman edenlere gülüyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 29 Şu bir gerçek ki, suça batmış olanlar, iman sahiplerine gülerlerdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 30. Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 30-Onlara uğradıklarında birbirlerine göz kırpıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 30 Onların yanlarından geçerken birbirlerine kaş-göz işareti yaparlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 31. Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 31-Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 31 Ailelerine döndüklerinde, gülüp eğlenmeye koyulurlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 32. Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır 32-İnananları gördüklerinde: "İşte bunlar sapıklar!" diyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 32 İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 33. Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
Elmalılı Hamdi Yazır 33-Halbuki inananların üzerlerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk 33 Oysaki kendileri, inananlar üzerine bekçi gönderilmemişti.
________________________________________
Diyanet Vakfı 34. İşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler.
Elmalılı Hamdi Yazır 34-İşte bugün de inananlar, kafirlere gülecekler.
Yaşar Nuri Öztürk 34 İşte bugün, iman sahipleri, küfre batmışlara gülüyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 35. Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 35-Koltuklar üzerinde bakacaklar (kendileriyle eğlenen kafirlerin cehenneme nasıl yaslandıklarını seyredecekler).
Yaşar Nuri Öztürk 35 Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 36. Kâfirler yaptıklarının cezasını bulduar mı! (Elbette buldular.)
Elmalılı Hamdi Yazır 36-Nasıl, kafirler ettiklerinin cezasını buldular mı?
Yaşar Nuri Öztürk 36 Nankör kâfirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?
________________________________________








84 – İNŞİKAK


1. İzessemaunsakkat.
2. Ve ezinet lirabbiha ve hukkat.
3. Ve izel'ardu muddet.
4. Ve elkat ma fiyha ve tehallet.
5. Ve ezinet lirabbiha ve hukkat.
6. Ya eyyuhel'insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan femulakıyhi.
7. Femma men utiye kitabehu biyemiynihi.
8. Fesevfe yuhasebu hısaben yesiyren.
9. Ve yenkalibu ila ehlihi mesruren.
10. Ve emma men utiye kitabehu verae zahrihi.
11. Fesevfe yed'u suburen.
12. Ve yasla se'ıyren.
13. İnnehu kane fiy ehlihi mesruren.
14. İnnehu zanne en len yehure.
15. Bela inne rabbehu kane bihi basıyren.
16. Fela uksimü bissefekı.
17. Velleyli ve ma veseka.
18. Velkameri izetteseka.
19. Leterkebunne tabekan 'an tabekın.
20. Femalehum la yu'minune.
21. Ve iza kurie 'aleyhimülkur'anu la yescudune.
22. Belilleziyne keferu yukezzibune.
23. Vallahu a'lemu bima yu'une.
24. Febessirhüm bi'azabin eliymin.
25. İllelleziyne amenu ve 'amilussalihati lehum ecrun gayru memnunin.



Diyanet Vakfı l. Gök yarıldığı,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Gökyarıldığında
Yaşar Nuri Öztürk 1 Gök yarılıp parçalandığı,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-ve Rabbini dinleyip haklandığında,
Yaşar Nuri Öztürk 2 Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Yer dümdüz edildiği,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-yer uzatılıp dümdüz edildiğinde
Yaşar Nuri Öztürk 3 Ve yer uzatıldığı,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. İçinde bulunanları atıp boşaldığı ,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-ve içindekileri dışa atıp tamamen boşaldığında,
Yaşar Nuri Öztürk 4 Ve içindekini atıp boşaldığı,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Ve Rabb'ini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
Elmalılı Hamdi Yazır 5-ve Rabbini dinleyip haklandığında,
Yaşar Nuri Öztürk 5 Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.
Elmalılı Hamdi Yazır 6-ey insan, sen gerçekten Rabbine doğru çaba üstüne çaba gösterir, sonra da O'na varırsın!
Yaşar Nuri Öztürk 6 Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Kimin kitabı sağından verilirse,
Elmalılı Hamdi Yazır 7-O zaman kitabı sağ eline verilen,
Yaşar Nuri Öztürk 7 O zaman kitabı sağdan verilen,
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Kolay bir hesapla hesaba çekilecek;
Elmalılı Hamdi Yazır 8-kolay bir hesaba tabi tutulur
Yaşar Nuri Öztürk 8 Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-ve ailesine sevinçli olarak döner.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. Kimin de kitabı arkasından verilirse,
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Ama kitabı arkasından verilen ise,
Yaşar Nuri Öztürk 10 Kitabı arka tarafından verilen,
________________________________________
Diyanet Vakfı 11.Derhal yok olmayı isteyecek,
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Helak diye çağırır
Yaşar Nuri Öztürk 11 Bir ölüm çağıracak,
________________________________________
Diyanet Vakfı 12.Ve alevli ateşe girecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-ve alevli ateşe yaslanır.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Ve korkunç ateşe girecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13.Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.
Yaşar Nuri Öztürk 13 O, ailesi içinde sevinçli idi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Çünkü o, hiç inkılap görmeyecek (bu durumunun asla değişmeyeceğini) sanmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Hayır, çünkü Rabbi , onu gözetiyordu.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Hayır! Rabbi onu iyice görmekteydi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Hayır! Şafağa, yemin ederim ki ,
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Şimdi yemin ederim ,o şafağa,
Yaşar Nuri Öztürk 16 İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Geceye ve onda basan karanlığa,
Elmalılı Hamdi Yazır 17-geceye ve derlediğine,
Yaşar Nuri Öztürk 17 Geceye ve derlediğine,
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Dolunay olmuş aya ,
Elmalılı Hamdi Yazır 18-ve derlendiğinde (dolunay haline geldiğinde) o aya ki,
Yaşar Nuri Öztürk 18 Toparlandığı zaman Ay'a,
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Ki,siz elbette halden hale geçeceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz!
Yaşar Nuri Öztürk 19 Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?
Elmalılı Hamdi Yazır 20-O halde onlara ne oluyor ki, iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Peki onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?!
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmezler?
Yaşar Nuri Öztürk 21 Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Hatta o küfredenler yalan derler!
Yaşar Nuri Öztürk 22 Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Oysa Allah, içlerindekini biliyor.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24. (Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!
Elmalılı Hamdi Yazır 24-Onun için onlara acı bir azap müjdele!
Yaşar Nuri Öztürk 24 O halde, onlara acıklı bir azap muştula!
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlara tükenmez bir mükafat vardır!
Yaşar Nuri Öztürk 25 İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
________________________________________





85 – BURUC

1. Vessemai zatilbüruci.
2. Velyevmilmev'udi.
3. Ve sahidin ve meshudin.
4. Kutile ashabül'uhdudi.
5. En nari zatelvekudi.
6. Ýz hüm 'aleyha ku'udün.
7. Ve hüm 'ala ma yef'alune bilmü'miniyne sühudün.
8. Ve ma nekamu minhüm illa en yü'minu billahil'aziyzilhamiydi.
9. Elleziy lehu mülküssemavati vel'ardı vallahü 'ala külli sey'in sehiydün.
10. İnnelleziyne fetenülmü'miniyne velmü'minati sümme lem yetubu felehüm 'azabü cehenneme ve lehüm 'azabülhariykı.
11. İnnelleziyne amenu ve 'amilussalihati lehüm cennatün tecriy min tahtihel'enharü zalikelfevzülkebiyrü.
12. İnne batse rabbike lesediydün.
13. İnnehu hüve yübdiü ve yü'ıydü.
14. Ve hüvelgafurülvedudü.
15. Zül'arsilmeciydü.
16. Fa''alün lima yüriydü.
17. Hel etake hadiysülcünudi.
18. Fir'avne ve semude.
19. Belilleziyne keferu fiy tekziybin.
20. Vallahü min veraihim muhıytun.
21. Bel hüve kur'anün meciydün.
22. Fiy levhın mahfuzın.



Diyanet Vakfı l. Burçlara sahip gökyüzüne,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-O burçlara sahip gök yüzüne,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yemin olsun o burçlarla dolu göğe,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Geleceği bildirilmiş olan güne,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-o va'dolunan güne,
Yaşar Nuri Öztürk 2 O vaat olunan güne,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3.(O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-o şahitlik edecek ve şahitlik edilecek olana yemin olsun ki,
Yaşar Nuri Öztürk 3 Tanıklık edene, tanıklık edilene/seyredene, seyredilene,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Kahroldu o hendeğin sahipleri,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-o hendek sahiplerine la'net edildi.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Ki gebertildi o hendekçi grup/o kamçıları hendek gibi iz bırakan herifler,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5.O çıralı ateşin ,
Elmalılı Hamdi Yazır 5-O çıralı ateş sahiplerine.
Yaşar Nuri Öztürk 5 O tutuşturulan ateşin adamları,
________________________________________
Diyanet Vakfı 6.Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 6-O zaman ki, çevresinde oturmuşlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Onlar onun başında oturmuşlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Müminlere yaptıklarını bizzat seyrediyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Ve hepsi, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Onlardan, sırf, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Onlara sadece güçlü ve övgüye layık Allah'a iman etmeleri yüzünden kızıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Onlardan sadece, Azîz ve Hamîd Allah'a iman ettikleri için öc alıyorlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9.O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisine aittir, ve Allah her şeye şahittir .
Elmalılı Hamdi Yazır 9-O ki, göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız O'nundur ve Allah, herşeye şahittir.
Yaşar Nuri Öztürk 9 O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisinindir. Allah her şeye tanıktır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-İnanan erkeklere ve inanan kadınlara eziyet edip de sonra tevbe etmeyenlere kesinlikle cehennem azabı vardır ve de yangın azabı!
Yaşar Nuri Öztürk 10 Şu bir gerçek ki, inanan erkeklerle inanan kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmemiş olanlar için, cehennem azabı vardır. Onlar için yangın azabı da vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. İman edip sâlih ameller işleyenlere ise, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-İman edip iyi işler yapanlara ise muhakkak altından ırmaklar akan cennetler vardır, işte o büyük kurtuluş odur!
Yaşar Nuri Öztürk 11 İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Büyük başarı işte budur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Gerçekten Rabbinin tutuşu çok şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Hiç kuşkusuz, Rabbinin yakalayışı/çarpışı çok şiddetlidir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Çünkü yoktan var eden de, tekrar dirilten de odur.
Yaşar Nuri Öztürk 13 İlk yaratan da O'dur, tekrar yaratan da O'dur!!
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. O, çok bağışlayan ve çok sevendir.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Bununla beraber, çok bağışlayıcıdır, sevgi doludur.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Gafûr O'dur, Vedûd O!
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Şerefli Arş'ın sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Arş'ın sahibidir, şanı yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Arşın sahibidir; Mecîd'dir, şanı yüce olandır!
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Dilediğini yapandır.
Yaşar Nuri Öztürk 16 İstediğini hemen yapandır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Orduların, haberi sana geldi mi?
Elmalılı Hamdi Yazır 17-O orduların kıssası sana geldi ya?
Yaşar Nuri Öztürk 17 Geldi mi sana orduların haberi?
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Yani Firavun ve Semûd'un
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Firavun'un ve Semud'un kıssası?
Yaşar Nuri Öztürk 18 Yani Firavun ve Semûd'un?
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Doğrusu inkârcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Fakat o küfredenler hala bir yalanlama içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk 19 Gerçek şu ki, inkâr edenler bir yalanlama içindedirler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk 20 Allah ise onları arkalarından kuşatmış bulunuyor.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. Hayır o şerefli bir Kur'an'dır.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Fakat o, şanlı bir Kur'an'dır,
Yaşar Nuri Öztürk 21 İş onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur'an'dır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22.Levh-i Mahfuz'dadır.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Levh-i Mahfuz'dadır.
Yaşar Nuri Öztürk 22 Korunmuş bir levhada/Levh-i Mahfûz'dadır.
________________________________________








86 – TARIK

1. Vessemai vettarikı.
2. Ve ma edrake mettariku.
3. Ennecmüssakıbü.
4. İn küllü nefsin lemma 'aleyha hafizun.
5. Felyenzuril'insanü mimme hulika.
6. Hulika min main dafikın.
7. Yahrücü min beynissulbi vetteraibi.
8. İnnehu 'ala rec'ihi lekadirün.
9. Yevme tüblesserairü.
10. Fema lehu min kuvvetin ve la nasırin.
11. Vessemai zatirrec'ı.
12. Vel'ardı zatissad'ı.
13. İnnehu likavlün faslün.
14. Ve ma hüve bilhezli.
15. İnnehüm yekiydune keyden.
16. Ve ekiydü keyden.
17. Femehhililkafiriyne emhilhüm rüveyden.


Diyanet Vakfı 1. Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim.
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Andolsun o gök yüzüne ve Tarık'a,
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yemin olsun göğe ve Târık'a; o, gece gelene/o, tokmak gibi vurana/o, çıkıverip de yürek hoplatana.
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır 2-Bildin mi Tarık nedir?
Yaşar Nuri Öztürk 2 Nereden bileceksin sen nedir Târık?
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. (O, karanlığı) delen yıldızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-O karanlığı delen (parlak) yıldızdır.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Parlayan, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde bir gözetleyici olmasın.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Hiçbir benlik yoktur ki, üzerinde bir koruyucu/bir gözetleyici bulunmasın.
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. İnsan neden yaratıldığına bir baksın!
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Onun için insan bir düşünsün neden yaratıldığını!
Yaşar Nuri Öztürk 5 İnsan, neden yaratılmış olduğuna bir baksın!
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Atılan bir sudan yaratıldı.
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Bir atılgan sudan yaratıldı.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Fırlayan bir suyun bir parçacağından yaratıldı o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Ki, arka kemiği ile göğüs kemikleri arasından çıkar.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Bel ile kaburgalar arasından çıkar o su.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Elbette O, onu döndürmeğe kadirdir.
Yaşar Nuri Öztürk 8 O Allah, o insanı tekrar hayata döndürmeye elbette kadirdir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. Gizlenenlerin ortaya döküldüğü gün
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Bütün sırların yoklanacağı gün,
Yaşar Nuri Öztürk 9 Sırların/gizlilerin yoklanıp ortaya çıkarılacağı gün,
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-o zaman ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Artık onun için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, yemin ederim ki,
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Andolsun o dönüşlü göğe,
Yaşar Nuri Öztürk 11 Yemin olsun o, dönüşle/döndürümle dolu göğe,
________________________________________
Diyanet Vakfı 12.(Nebat ile) yarılan yere ,
Elmalılı Hamdi Yazır 12-yarılan yere,
Yaşar Nuri Öztürk 12 Çatlayışlarla/yarılışlarla dolu yere de yemin olsun,
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Şüphesiz Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-ki, o her halde keskin bir hükümdür.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Ki o, tam bir biçimde ayırt eden bir sözdür;
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. O, asla bir şaka değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-O asla şaka değildir!
Yaşar Nuri Öztürk 14 Şaka değildir o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. Onlar bir tuzak kurarlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Haberin olsun ki, onlar hep hile kuruyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Onlar ha bire tuzak kuruyorlar/oyun çeviriyorlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Ben de bir tuzak kurarım.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Ben de hilelerine kaşı hile kurarım.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Ben de tuzak kuruyorum.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Onun için Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Onun için o kafirlere mühlet ver, biraz daha süre tanı onlara!
Yaşar Nuri Öztürk 17 O halde, o küfre batmışlara mühlet ver, süre tanı onlara birazcık...
________________________________________








87 - A'LA

1. Sebbihısme rabbikel'a'la.
2. Elleziy haleka fesevva.
3. Velleziy kaddere feheda.
4. Velleziy ahrecelmer'a.
5. Fece'alehu gusaen ahva.
6. Senukriüke fela tensa.
7. İlla ma saallahü innehu ya'lemülcehre ve ma yahfa.
8. Ve nüyessirüke lilyüsra.
9. Fezekkir in nefe'atizzikra.
10. Seyezzekkerü men yahsa.
11. Ve yetecennebühel'eska.
12. Elleziy yaslennarelkübra.
13. Sümme la yemütü fiyha ve la yahya.
14. Kad efleha men tezekka.
15. Ve zekeresme rabbihi fesalla.
16. Bel tü'sirunelhayateddünya.
17. Vel'ahıretü hayrün ve ebka.
18. İnne haza lefissuhufel'ula.
19. Suhufi ibrahiyme ve musa.


Diyanet Vakfı 1. Yüce Rabbinin adını,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Tesbih et Rabbinin A'la (yüce) ismini.
Yaşar Nuri Öztürk 1 Rabbinin o Al'a,o yüce adını tespih et!
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. Yaratıp düzene koyan,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-Yaratııp düzene koyan Rabbinin.
Yaşar Nuri Öztürk 2 O ki yarattı, düzene koydu,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3. Takdir edip yol gösteren,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Takdir edip doğru yolu gösteren Rabbinin.
Yaşar Nuri Öztürk 3 O ki miktarını, şeklini belirledi, yolunu çizip aydınlattı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. (Topraktan) yeşil otu çıkaran,
Elmalılı Hamdi Yazır 4-O Rabbin ki, mer'ayı, çıkardı,
Yaşar Nuri Öztürk 4 O ki otlağı çıkardı,
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-sonra da onu karamsı, bir sel kusuğuna çevirdi.
Yaşar Nuri Öztürk 5 Sonra da onu sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Sana (Kur an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Seni/sana okutacağız da artık unutmayacaksın.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Artık Allah'ın dilediği hariç, Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Yalnız Allah'ın dilediği başka; çünkü O, açığı da bilir, gizliyi de.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Allah'ın dilediği müstesna. O, açıklananı da gizleneni de bilir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8. Seni en kolaya muvaffak kılacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Sana, en kolay olanı kolaylaştıracağız.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verilse.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!
________________________________________
Diyanet Vakfı 10. (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Saygısı olan öğüt alacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 10 İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11.Kötü kimse ise öğütten kaçınacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 11 İçi kararmış bedbaht ise ondan kaçınacaktır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 12.O ki,en büyük ateşe girecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-O ki, en büyük ateşe yaşlanacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 12 En büyük ateşe girer o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13.Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Sonra ne ölecek onda, ne de hayal bulacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14. Doğrusu feraha ermiştir temizlenen,
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Doğrusu felah bulmuştur temizlenen,
Yaşar Nuri Öztürk 14 Benliğini arındıran/zekât veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15 Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Rabbinin adım anıp namaz kılan.
Yaşar Nuri Öztürk 15 Rabbinin adını anmış, namaz kılmıştır/dua etmiştir o.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Fakat siz, dünya hayatım tercih ediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Doğrusu şu ki, siz şu iğreti hayatı yeğliyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk 17 Oysaki sonraki hayat daha mutlu, daha kalıcıdır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Haberiniz olsun, bu ilk sabitelerde vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 18 Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. İbrahim ve Musa'nın kitaplarında.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-İbrahim'in ve Musa' nın sahifelerinde.
Yaşar Nuri Öztürk 19 İbrahim'in ve Mûsa'nın sayfalarında.
________________________________________






88 – GAŞİYE

1. Hel etake hadiysülgaşsiyeti.
2. Vücuhün yevmeizin haşi'atün.
3. 'Amiletün nasıbetün.
4. Tasla naren hamiyeten.
5. Tüska min 'aynin aniyetin.
6. Leyse lehüm ta'amün illa min dariy'ın.
7. La yüsminü ve la yugniy min cu'ın.
8. Vücuhün yevmeizin na'ımetün.
9. Lisa'yiha radıyetün.
10. Fiy cennetin 'aliyetin.
11. La tesme'u fiyha lagıyeten
12. Fiyha 'aynün cariyetün.
13. Fiyha sürürin merfu'atün.
14. Ve ekvabün mevdu'atün.
15. Ve nemariku masfufetün.
16. Ve zerabiyyü mebsusetün.
17. Efela yenzurune ilel'ibilli keyfe hulikat.
18. Ve ilessemai keyfe rufi'at.
19. Ve ilelcibali keyfe nusıbet.
20. Ve ilel'ardı keyfe sutihat.
21. Fezekkir innema ente müzekkirün.
22. Leste'aleyhim bimusaytırin.
23. illa men tevella ve kefere.
24. Feyü'azzibühullahül'azabel'ekbere.
25. inne ileyna iyabehüm.
26. Sümme inne 'aleyna hısabehüm.


Diyanet Vakfı 1. (Resûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Geldi mi sana o Ğaşiye ( her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi?
Yaşar Nuri Öztürk 1 Geldi mi sana Ğaşiye'nin/her şeyi her yandan sarıp kaplayacak olanın haberi!
________________________________________
Diyanet Vakfı 2. O gün bir takım yüzler zelildir,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür.
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 3.Durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Çalışmış, boşa yorulmuştur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 4. Kızgın ateşe girer.
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Kızışmış bir ateşe dalarlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 5. Onlara kaynar su pınarından içirilir.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Kızgın bir kaynaktan sulanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk 5 Ateşimsi bir kaynaktan sulanırlar.
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur,
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Dari' adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Yırtıcı bir dikenden başka yemek yoktur onlar için.
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. O ise ne besler ne de açlığı giderir.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Ne besler, ne açlıktan kurtarır.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Ne semirtir ne açlıktan kurtarır.
________________________________________
Diyanet Vakfı 8.O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Kimi yüzler de mesuttur o gün.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Yüzler de vardır o gün, nimetlerle mutlu.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9 (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır,
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Yaptıklarından hoşnut.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Emek ve gayreti yüzünden hoşnuttur.
________________________________________
Diyanet Vakfı 10.Yüce bir cennettedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Yüksek bir cennette.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Yüksek bir bahçededir;
________________________________________
Diyanet Vakfı 11.Orada boş bir söz işitmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Orada boş bir söz işitmezler.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Hiçbir boş söz işitmez orada,
________________________________________
Diyanet Vakfı 12. Orada (cennette) devamlı akan bir pınar,
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Orada akan bir kaynak,
Yaşar Nuri Öztürk 12 Akıp duran bir pınar vardır orada,
________________________________________
Diyanet Vakfı 13. Yükseltilmiş tahtlar,
Elmalılı Hamdi Yazır 13-yüksek kanepeler,
Yaşar Nuri Öztürk 13 Yüksek sedirler vardır orada,
________________________________________
Diyanet Vakfı 14.Konulmuş kadehler,
Elmalılı Hamdi Yazır 14-konulmuş küpler,
Yaşar Nuri Öztürk 14 Hizmete sunulmuş kadehler,
________________________________________
Diyanet Vakfı 15.Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
Elmalılı Hamdi Yazır 15-dizilmiş koltuklar, yastıklar,
Yaşar Nuri Öztürk 15 Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
________________________________________
Diyanet Vakfı 16.Serilmiş halılar vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-serilmiş nefis döşemeler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Serilmiş seçme döşekler.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı?
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Hala bakmazlar mı o deveye ki, nasıl yaratılmış?
Yaşar Nuri Öztürk 17 Bakmıyorlar mı o deveye, nasıl yaratıldı!
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Göğe bakmıyorlar mı nasıl yükseltilmiş?
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Göğe ki, nasıl kaldırılmış?
Yaşar Nuri Öztürk 18 Ve göğe ki, nasıl yükseltildi!
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Dağların nasıl dikildiğine, bakmazlar mı?
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Dağlara ki, nasıl dikilmişler?
Yaşar Nuri Öztürk 19 Ve dağlara ki, nasıl dikildi!
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Yere ki, nasıl yayılmış?
Yaşar Nuri Öztürk 20 Ve yere, nasıl yayılıp döşendi!
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Haydi öğüt ver, sen şimdi yalnızca bir öğütçüsün!
Yaşar Nuri Öztürk 21 Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.
________________________________________
Diyanet Vakfı 22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır 22-Onların üzerinde bir zorba değilsin!
Yaşar Nuri Öztürk 22 Üzerlerine musallat bir despot değilsin.
________________________________________
Diyanet Vakfı 23. Ancak yüz çevirir inkâr ederse,
Elmalılı Hamdi Yazır 23-Ancak tersine giden ve inkar eden başka.
Yaşar Nuri Öztürk 23 Tersine giden, nankörlük eden başka.
________________________________________
Diyanet Vakfı 24.İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
Elmalılı Hamdi Yazır 24-Allah, onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.
Yaşar Nuri Öztürk 24 Allah, böylesine en büyük azapla azap edecektir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 25-Onlar, mutlaka döne dolaşa Bize geleceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 25 Hiç kuşkusuz, onların dönüşleri bizedir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Elmalılı Hamdi Yazır 26-Sonra da mutlaka Bize hesap vereceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk 26 Bunun ardından, hesapları da bizim elimizde olacaktır.
________________________________________






89 – FECR

1. Vel fecri.
2. Ve leyalin 'asrin.
3. Vessef'ı velvetri.
4. Velleyli iza yesri.
5. Hel fiy zalike kasemün liziy hıcrin.
6. Elem tere keyfe fe'ale rabbüke bi'adin.
7. ireme zatil'ımadi.
8. Elletiy lem yuhlak mislüha fiylbiladi.
9. Ve semudelleziyne cabussahre bilvadi.
10. Ve fir'avne ziyl'evtadi.
11. Elleziyne tagav fiylbiladi.
12. Feekseru fiyhelfesade.
13. Fesabbe 'aleyhim rabbüke sevta 'azabin.
14. inne rabbeke lebil mirsadi
15. Femmel'insanü iza mebtelahü rabbühu feekremehu ve na'amehu feyekulü rabbiy ekremeni.
16. Ve emma iza mebtelahü fekadere 'aleyhi rizkahu feyekulü rabbiy ehaneni.
17. Kella bel la tükrimunelyetiyme.
18. Ve la tehaddune 'ala ta'amilmiskiyni.
19. Ve te'külunettürase eklen lemmen.
20. Ve tühıbbunelmale hubben cemmen.
21. Kella iza dükketil'ardu dekken dekken.
22. Ve cae rabbüke velmelekü saffen saffen.
23. Ve ciy'e yevmeizin bicehenneme yevmeizin yetezekkerül'insanü ve enna lehüzzikra.
24. Yekulü ya leyteniy kaddemtü lihayatiy.
25. Feyevmeizin la yü'azzibü 'azabehu ehadün.
26. Ve la yusiku ve sakahu ehadün.
27. Ya eyyetühennefsülmutmeinnetü.
28. irci'ıy ila rabbiki radıyeten merdıyyeten.
29. Fedhuliy fiy 'ıbadiy.
30. Vedhuliy cennetiy.


Diyanet Vakfı 1. Andolsun Fecre ,
Elmalılı Hamdi Yazır 1-Andolsun şafağa.
Yaşar Nuri Öztürk 1 Yemin olsun tan yerinin ağırma vaktine,
________________________________________
Diyanet Vakfı 2.On geceye ,
Elmalılı Hamdi Yazır 2-on geceye,
Yaşar Nuri Öztürk 2 On geceye,
________________________________________
Diyanet Vakfı 3.Çifte ve teke,
Elmalılı Hamdi Yazır 3-çifte ve teke,
Yaşar Nuri Öztürk 3 Çifte ve teke,
________________________________________
Diyanet Vakfı 4.(her şeyi karanlığı ile) örttüğü an geceye
Elmalılı Hamdi Yazır 4-ve geçeceği sırada geceye.
Yaşar Nuri Öztürk 4 Yola koyulduğu zaman geceye.
________________________________________
Diyanet Vakfı 5.Bunlarda akıl sahibi için elbette birer yemin (değeri) vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için bir yemin (edilir şey) var değil mi?
Yaşar Nuri Öztürk 5 Nasıl, bunlarda akıl sahibi için bir yemin var mı?
________________________________________
Diyanet Vakfı 6. Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine?
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad kavmine?
Yaşar Nuri Öztürk 6 Görmedin mi ne yaptı Rabbin Âd kavmine?
________________________________________
Diyanet Vakfı 7. Direkleri (yüksek binaları) olan, İrem şehrine?
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Sütunların sahibi İrem'e
Yaşar Nuri Öztürk 7 Sütunlarla dolu İrem'e,
________________________________________
Diyanet Vakfı 8.Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı ,
Elmalılı Hamdi Yazır 8-ki, o ülkeler içinde bir benzeri yaratılmamıştı.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 9.O vadide kayaları yontan Semûd kavmine?
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Ve vadilerde kayaları kesen (yontan) Semud kavmine?
Yaşar Nuri Öztürk 9 Ve ne yaptı vadide kayaları oyan Semûd kavmine?
________________________________________
Diyanet Vakfı 10.Kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a?
Elmalılı Hamdi Yazır 10-O kazıkların sahibi Firavun'a?
Yaşar Nuri Öztürk 10 Ve kazıklar sahibi Firavun'a.
________________________________________
Diyanet Vakfı 11. Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Onlar ki o memleketlerde azıtmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 12.Oralarda kötülüğü çoğalttılar.
Elmalılı Hamdi Yazır 12-Oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk 12 Ve oralarda bozgunu çoğaltmışlardı.
________________________________________
Diyanet Vakfı 13.Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır 13-Onun için de Rabbin üzerlerine bir azap kamçısı yağdırdı.
Yaşar Nuri Öztürk 13 Bu yüzden Rabbin, üzerlerine azap kamçısını yağdırıverdi.
________________________________________
Diyanet Vakfı 14.Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Elmalılı Hamdi Yazır 14-Şüphesiz ki Rabbin öyle mirsad ile gözetlemektedir.
Yaşar Nuri Öztürk 14 Çünkü Rabbin tam gözetleme yerindedir/tam bir biçimde gözetlemektedir.
________________________________________
Diyanet Vakfı 15. İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti" der.
Elmalılı Hamdi Yazır 15-Ama insan, Rabbi onu her ne zaman imtihan edip de kendiside ikramda bulunur, nimetler verirse: "Rabbim bana ikram etti." der.
Yaşar Nuri Öztürk 15 İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der.
________________________________________
Diyanet Vakfı 16. Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der.
Elmalılı Hamdi Yazır 16-Fakat her ne zaman da sınayıp rızkım daraltırsa: "Rabbim bana ihanet etti." der.
Yaşar Nuri Öztürk 16 Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.
________________________________________
Diyanet Vakfı 17. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz,
Elmalılı Hamdi Yazır 17-Hayır, hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk 17 Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 18. Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,
Elmalılı Hamdi Yazır 18-Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk 18 Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 19. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır 19-Oysa mirası dermecesine (helal haram demeden) öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki!
Yaşar Nuri Öztürk 19 Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 20. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır 20-Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına!
Yaşar Nuri Öztürk 20 Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz.
________________________________________
Diyanet Vakfı 21. Ama yeryüzü parça parça döküldüğü,
Elmalılı Hamdi Yazır 21-Hayır, hayır, yer üst üste sarsıntılarla düzlendiği zaman,
Yaşar Nuri Öztürk 21 İş böyle gitmeyecektir! Yer birbirine çarpılıp dümd