10 Kasım 2007

ÇOCUKLARIMA NASİHAT-SUNUŞ-VE-SÖYLEŞİ-1

ÇOCUKLARIMA

NASİHAT

"Ve ma es'eleküm aleyhi min ecr,in ecriye illa ala RABBlL'ALEMİYN "
(ŞUARA)
“sizden karşılık-ücret- beklemiyorum
hertürlü ücret-nimet-karşılık
ancak
Alemlerin Rabbindendir”

Hacı Dersitamam Kocausta


S U N U Ş


İnsan Dünya’ya gelir ve gider,Aşık Veysel'in deyimiyle iki kapılı bir “han”da yürür ve menzile varır. Bize göre bu süre bazen kısa olur,bazen uzar.Ancak gelişin bir sebebi ve "insan"ın diğer yaratılmışlardan bir farkı olmalı..

Yaşamımın bu bölümünde içinde bulunduğum dünyanın ve toplumun din anlayışı ile ilgili bazı tespitlerimi, düşünce ve görüşlerimi paylaşmak istedim,

İnsanın ömrü belli bir ölçüye göre kısa sayılabilir. Ancak insanlığın yürüyüşü devam ediyor. Nerden geldik,nereye gidiyoruz? Yaradan'a ne kadar yakınız ve O'nun la beraber miyiz? Emirlerine uyuyor muyuz? İnsanı yaratan ve mahlukatı da onun emrine verdiğini açık ve net olarak belirten Allah’ın yazılı kanıt,öğüt ve rehberi Kur-an'ı nasıl anlıyor, yorumluyoruz?

Peygamberlerine neler söyletiyor ? Bu söylemlere karşın neler yapıyor,doğru olmak yolunda gidebiliyor muyuz? Allah'la konuşmak yerine araya bazı aracıları mı koyuyoruz?

Ve elbette bütün yanlışlıklarla dolu bir yaşam tarzı içinde son din "İslam" a tabi olduğunu iddia eden ve sananların içinde bulundukları durum bizi nasıl bir düşünceye sevk ediyor? Asıl nedir, dönüş nereyedir?Düşünün ve sorgulayın.

Gayret kuldan başarı Allah'tandır.


SÖYLEŞİ-1

Nereden çıktı bu "Çocuklarıma Nasihat"..?

Ondört yaşı dolayında iken ailemden ayrılmak zorunda kalmıştım. Babam küçük bir yere tayin olmuş,annem ve küçük kardeşimle yola çık¬mak üzereydi.Benim dedemin yanında tahsile devam etmeme karar veril¬mişti. Eve lazım olacak birkaç parça eşya ile yatak-yorganın sarıldığı bir balyayı, eski bir tomruk yüklü kamyona sıkıştıran babam,beni bir odaya çekerek hayatım boyunca unutmadığım, ve bana rehber olan şu sözleri söylemişti."oğlum, ne nasihat etsem unutursun,tutamazsın. ama şu sözümü unutmazsın,tek bir şey söyleyeceğim,-doğruluktan ayrılma, ne yaparsan yap-" beni öperek ayrılan babamla,seneler içinde belki birkaç gün,belki birkaç saat beraber olduk,bundan sonra ölümüne kadar.

Ve bana o sözünü bir daha hiçbir zaman hatırlatmadı ve bir şey sormadı..

Ben bu olayı çocuklarıma anlattım.Ancak çocuklarımla da bu konuyu bir daha konuşmadım.Anlayan anlar.

Her doğrunun her yerde söylenmemesi gerektiğini ise çok yıllar sonra öğrendim. Bu insan topluluğu içinde yaşamak mecburiyeti ile ilgili. Doğruyu bilip de gerektiğinde söyleyememek ne kadar acı verici anlatamam.






Kur-an'ın (11/112) ayeti "festekım kema ümirt" (emr olunduğun gibi dosdoğru ol) önüme geldiğinde, babamın bana nasıl bir nasihat vermiş olduğunu ancak idrak ettim.

Bu söyleşi dizisi, çeşitli ortamlarda yapılan sohbetlerde, çoğu kez, ileri sürdüğüm ,düşüncelerimden, bunlardan yararlanmak, yeni ufuklara açılmak istemi gösteren dost ve arkadaşların teşvikinden kaynaklandı. Ayrıca ben de bildiğim doğruları bilmesi gerektiğine inandığım ki¬şilerle paylaşmak istedim. Doğruları bilip de söyleyememek acısı da bu vesile ile bir parça hafifleyecek,taşınması daha kolay olacak ...

İnsan ve dünya, ayrılmaz iki yaratılan..


İki ten bir can içindir. Bilir misiniz? Bir kadın bir erkek Allah’ın eş olarak yarattığı ,insan olarak yarattığı yaratılanların en şereflisi iki varlık...Benim dünyaya gelmeme vesile olan iki kişiden biri babamsa biri de annem elbette..Ve babamın o sözü nasıl devamlı kulaklarımda aklımda ise annemin de "kendine, ailene, vatanına hayırlı insan olacaksan, Allah seni yaşatsın, yoksa canını alsın da yokluğuna yanayım" sözünü hiç unutmadım. Anne, bir erkek evladına bu nasıl söz ,dediğimde "oğlum, yokluğun benim için şerefsizliğinden da¬ha iyidir.. yüreğime taş basarım, yokluğuna yanarım ama kötü bir halini görmeye dayanamam" derdi.

Geldik işte böylece bu güne.. O tarafta çok rahat olduklarına inandığım annem ve babamın sözlerinin aksi bir halimi hiç görmediklerini (çok şükür ki ) belirtmek zorundayım. Gözlerini kaparlarken ve görür gibi bildiğim O tarafa geçerlerken ki mutluluklarını her an yaşar gibiyim."Vel akibeti lilmüttekin" (hayırlı akıbet-gelecek-inananlarındır-korkan-çekinen-takvaya sarılan-muhtelif-mealler) (7/l28)

Selam O'na inanan, salih ve seçilmiş kullarının üzerine olsun...vesselam...

Okuyucuya not: Parantez içinde yazılı ilk rakamlar Kur’an’ın sure,ikinci rakamlar ayet numaralarını belirtir.

Devam edecek…

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa