10 Kasım 2007

ÇOCUKLARIMA NASİHAT-SÖYLEŞİ-4

SÖYLEŞİ-4-



Kur-an da 14 adet secde ayeti yer aldığı belirlenmiş. Ancak başka ayetlerde de secde kelimesi geçer. (17/79) "...fetehecced bihi nafileten lek" gibi. Namaz kılma diye adlandırılan ibadet sırasında, kıyam (ayakta), rüku (eğilme), secde şeklinde hareketler yapılmakta, oturma (kuud) da da "selam" ile namazdan çıkılmaktadır. Doğrusunu ararsanız, Kur-an da namaz bu şekilde tarif edilmemekte, peygamberimizin bu hareketleri bir¬leştirerek uygulaması sonucu namaz içinde, Kur-an emri olan hare¬ketler yapılarak "salat" yani "İslami dua" tamamlanmaktadır. Peygamberimizin gösterme şeklini tartışmam mümkün değil. Ancak sonradan ortaya çıkan çeşitli mezhepler, kendilerine göre bazı farklılıklar oluşturmuşlar ve uygulamayı da öyle yönlendirmişler ki ben üzerinde durmuyorum. Asıl olan bu ibadeti yaparken ne kadar ruhunu , kendini verebiliyor, hiç değilse ibadet ediyorum dediğin zaman Allah’la ne kadar beraber olabiliyorsun ?... Aslında sen Allah'la beraber olmayı ne derece istiyor ve kendini verebiliyor musun? Sen farkında değilken, Allah seni görüyor, duyuyor ve murakabe ediyor. İşte bunun farkına varman çok önemli. Yoksa namaz kılıyorum diye belli vakitlerde yatıp kalkmak, ve ne dediğini bile hatırlamadan belli duaları papağan gibi tekrarlamak seni O'na ne kadar yaklaştırır ki ?..

Salat(dua) kelimesi iyi anma, iyilik isteme, hayırla anma, hayra vesile olma ,destekleme,kutsama anlamlarına da gelir. Dua için zaman kavramı olmaz. Aklımızı zorlayalım Allah’ı anmanın zamanı ve yeri olmaz. Şah damarın¬dan daha yakın olan Allah, seni, belli zamanla kısıtlamaz. Her an O'nun yanında olduğunu biliyorsan böyle bir şey düşünme bile.

(96/19) "vescüd vakderib" (secde et rabbine yaklaş) bir emir. 14 secde ayetini de incelersen dersini de alırsın. Namaz kılma(salat-dua) içinde secde yapıldığından bu emir yerine getiriliyor. O halde bu salatı-duayı-(17/78) "ekiymussalate lidulikişşemsi ila gasakılleyli" (güneşin parlamasından karanlığın-gece-nin basmasına kadar salat et) ve devamında da "ve kuranel fecr, inne kuranel fecri kane meşhuda" "ve fetehecced bihi nafilaten lek" (fecir okunurken de, o şahit olur, ve fazladan secde et) mealindeki ayetler zaman kısıtlaması olma¬dığını ancak fecir zamanının kıymetli olduğunu belirtiyor. Benim bir ahbabım vardı, baba nasihatı olarak sabahleyin mutlaka duasını yapar ve söz açılınca da bunu anlatırdı, demek ki babası bunu biliyormuş. Sabah ezanına da onun için “essalatü hayrün minen nevm” (salat uyku¬dan hayırlıdır) sözünü eklemişler.Şunu Türkçe söyleseler belki millet anlayacak .Sen duanı ne zaman yaparsan yap,yeter ki yap.

Dua yapmanın zamana bağlı olmaması her an Rabbinin seni gözetmesinden. Ancak,güneş parladığı zaman,yani uykudan kalkınca ve gece bastırınca yani uykuya yatacağın zaman, bir de gece bir sebeple uyandığında secde etme borcun olduğunu, şükür borcun olduğunu unutma.

Her gün, güneş yerinde kendi etrafında dönerken, güneş etrafın¬daki yörüngesinde yürüyen dünya, kendi çevresinde döndüğü için gündüz ve gece oluşuyor. Dünya aynı yörüngede bir santim şaşmadan yürürken yıl,kendi çevresinde dönerken gece-gündüz oluşuyor. Güneş doğdu, güneş battı diyoruz,ancak güneş ne doğuyor,ne de batıyor.Öyle sanı¬yorsun ama güneş yerinde duruyor,dünya kendi etrafında dönüyor.(36/40) (küllün fiy felekün yesbehun) ( hepsi kendi yörüngelerinde dönerler) (6/116)(ve in tu'ti eksere men fil ard yedullike an sebiylillah, in yettebiune illlezzann ve in hüm illa yahrusun) (insanların çoğuna uyarsan yanılırsın, onlar çoğu kez zanlarına uyarlar ve bunlar yalancıdırlar.
Yani güneş doğdu,battı demek bile zanna uyma sonucu …ve yalan olduğunu bilmeden yalan söyleme olur….İş bu denli incedir….

Her uykudan kalkışta, yeniden doğmuş gibi olacak ve ona biad edeceksin. Saygın, minnetin işte bu seni yaratan, dünya, güneş, ayı emrine veren, senin için zamanı, mahlukatı yaratan bu büyük güce, Allah'a olacak. Güneşi olduğu yerde, dünyayı hem kendi hem de güneşin çevresinde döndüren bu güce tabi olacaksın. Teslim olacaksın. Müslim teslim olan demektir. Yaradan sana da bunu talim ettirmekte.

Uyumadan önce, uykudan kalkınca abdestini tarif edildiği gibi al ve secdeni yap. İstersen buna salat-namaz de. (3/l9l) (elleziyne yez-kuranallahe kıyamen,ve kuuden ve ala cünibihim ve yetefekkerune fiy halkıssemavati vel ard, rabbena ma halakte haza batıl sübhaneke fekına azabennar) (leayatinliulul elbab) (akıl sahibleri-düşünenler) (Allah’ı ayakta, otururken, uzanırken anarlar- tezekkür ederler-ve tefekkür ederler- ve Yarabbi seni tenzih ederiz, yerleri ve gökleri boşa (batıl olarak) yaratmadın, bizi ateşten koru derler) Demek ki Allah'ı anmak, büyüklemek, "kebbirhu tekbira"(17/111) "ve “lezikrullahü ekber" (Allah’ı zikir büyüktür) Anlayabilir ve uyabilir-sen ne mutlu. (29/45) Secdeni yapmadan önce (6/79) “inni veccehtü vechiye lilleziy fatıressemavati vel ardı haniyfa ve ma ene minel müşrikiyn” (ben yüzümü hanif-tek-olan-yeri ve göğü yaratan bir olan Allah'a çevirdim, ben müşriklerden değilim) (Hz,İbrahim'in duası) duasını ve ardından(2/285) "subhaneke gufraneke rabbena ve ileykel masir" (seni tenzih ederim, bağışla, dönüşüm sanadır) okumanı tavsiye ederim.
Secde sırasında, Allah’ı anarken, veya namaz kılma biçimine uyarken, (27/26) "allahü la ilahe illa huve rabbilarşil aziym" (Allah’tan başka tapılacak yoktur, O büyük arşın sahibidir-mealen-) ayetini eğilirken, doğrulurken okumak gerektiğini düşünüyorum. Bu ayeti Hz. Süleyman'ın avuç kadar kuşuna söyletir, Alemlerin Rabb'i...ve secdede iken de (l7/108)(sübhane rabbina inkane vağdu rabbina lemef'ula) (seni tenzih ederim, vaadin mutlak yerine gelecektir) ayetini okuma¬yı adet etmenin doğru olacağını düşünüyorum. Bu ayet çok kitaplarda da tavsiye edilir.
Otururken okunan (2/201) deki (rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten ve kına azabennar) (yarabbi bu dünyada da ahirette de iyilik ver-ve bizi ateşten koru) ayetine (76/13) deki Şems ve Zemheriyi de eklemen(yani güneş ve soğuktan da koru) )(ve kına azabeşşemsi) ve (ve kına azabezzemheri ve hatta bir de (ve kına azabel zaikatül mevt) ve (ve kına azabel hayateddünya vel ahireti) eklemek ölüm acısı ve dünya ve ahiret azabından da koru) nasıl olur bir düşün?... Kur'an insana neler talim ettiriyor bak..Oku..Önüne neler gelir?...(37/58) Cennet ehli "ya rabbi bize bir daha ölüm acısı tattırmayacaksın değil mi derler" Yani “zaikatül mevt (21/35) (her can ölümü tadacaktır.)Yani her canlı ölecektir. (55/26-27) " küllü men aleyha fan,ve yebka vechü rabbike zül celali ve ikram)(her şey yok olacak,yalnız ikram sahibi rabbin baki kalacak) Kur'an böyle söylüyor ama bazı insanlar isimlerini yaptırdıkları veya yapılmasına vesile oldukları çeşitli tesislere vermeye devam ediyorlar. Hadi bir ölünün adını verdiniz, ya yaşayanların durumuna ne demeli..Bilmem nerde Valilik veya bakanlık yapmış diye verilen isimleri sıralamaya kalksam ciltler dolar neredeyse.. Spor tesislerinden, okullara, parklara ve hatta camilere isimlerini veren valilerin bu¬lunduğu bir memlekette İslam düşüncesinin, yaşantısının varlığından bahsetmek ne kadar doğru olur ?

?.?????........... Düşün ve yine düşün.. vesselam....

Devam edecek….

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa