10 Kasım 2007

ÇOCUKLARIMA NASİHAT-SÖYLEŞİ-16

SÖYLEŞİ -16-



Salat dua demektir. Bu daha önce da geçmişti. Yani istediğin zaman dua, istediğin zaman namaz olmaz. Ancak salat içinde rükû ve secde de vardır. Zamanı ise yoktur. Şekil hiç yoktur. Yoksa çeşitli mezhepler ayrı şekiller benimsemezlerdi. Hepsi de geçerli olabilir. Ancak abdesti tarif eden Kur'an, namazı tarif etmiyorsa, yani salatın nasıl yapılacağını, yani duanın nasıl yapılacağını söylemiyorsa elbet bunda bir hikmet vardır, salatı yap diyen neden nasıl yapılacağını söylemesin? Şimdi bazıları diyecek ki, bu Resulullah'a bırakılmış, olur mu? Resulullah'a bırakıldıysa, Kuran’dan delilinizi getirin. Hepsi ayrı rivayetlere bağlı bir sürü hadis sıralayacak hepsi de kendilerince doğru olduğunu “zan" ettiklerine uyacaklar. Böyle şey olmaz. O zaman Peygamber bunu neden kayda aldırmadı sorusuna ne diyecekler??? Her insanı ayrı şifre ile yaratan Allah, herkesin amelini, her halini kitaplaştıran kayda geçiren şah damarından yakın olan Allah, senin kontrolünü bir an bile bırakmaz,Onun için salatın da zekatın da, iyi amelinde vakti saati özel zamanı yoktur. Her an yapılabilir ve yapılmalıdır. Ayrıca gece yapılacak secde belirtilmiştir ki bu kimsenin görmediği bir zaman riyadan uzak sadece Allah'la kendi arasında olacağı için kurtuluş vesilesi olacak, kendi ile Allah arasında doğrudan ve bağlantısız söz verip uygulama olacağı için kendini de nefsini arıtmada en güzel vasıta olacaktır. Yaradan elbette doğrusunu bilir ki gece secdeyi istemiştir. "innallahe hüvel ganiyyülhamiyd" Allah’ın bizim secdemize elbette ihtiyacı yoktur. O, bize gerekeni söylemektedir.

Salatı da zekatı da her zaman yapmamız gerektiği, hiç değilse hatırladıkça veya fırsat çıktıkça yapılması gerektiği belliyken, başka zamanlara hasretmek, yaradılışdaki hikmetin itaat etmek olduğunu idrak edenler için yanlıştır. Bu uydurmalar, ancak dini , kişisel çıkarları için kul¬lanmayı adet haline getirmiş, din ve diyanet bezirganlarının işidir, Allah Dostu olmaya niyeti olanlar bunlara aldırış etmemeli ve akıl ve kalp süzgecine başvurmalıdır,

Haddini bilmez din bezirganları utanmadan bir de "devir",ıskat" uydurup ,ölmüşlerin namaz, oruç borçlarını affettirmek diye ucube bir şey icat etmişler ki evlere şenlik. Hayret ki hayret. Birkaç fakir buluyor ölü sahibi. Biraz da altın, alleme ölçüp, biçiyor.Kaç sene yaşamıştı diye soruyor.Akıl şu yaşta baliğ olduğuna göre ölenin kadar kaç gün veya sene yaşadığını buluyor .Bu süreye göre namaz,oruç,zekat borçlarını büyük bir dikkat ve titizlikle tesbit edip ölünün kaç gram altınla borçlarının takas edileceğini bir güzel hesap edip fetva¬yı veriyor, Şu kadar fakir, şu kadar altını ,"aldım kabul ettim,verdim" diyecek. Bu böyle bilmem kaç defa devir edilince şu kadar altın devretmiş olacak. Dolayısıyla ölünün, namaz, oruç,vs. borçları kapatılacak. Arka¬daş, buna çocuklar bile güler diyeceksin. Gülmek ne kelime..bangır bangır, bağırarak ...işlemler göz önünde devam edip gidiyor, Kimse de bu hezeyana dur deme cesaretini gösteremiyor, Papazların uydurmalarından daha beter böyle bir günah affettirmeyi acaba kimler akıl etmiş, Engizisyondan daha beter, papazdan daha beter "aforoz," (dinden çıkarma) tehdidi hazır. Ben aforozu hiristiyanlığa mahsus sanırdım. Bunların islami anlayışlarında daha da beteri varmış. Bir de eski din adamı dediklerinin bir sürü uydurma kitaplarından referans göste¬rirler ki dilin tutulur. Hey Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazlar, saf, cahil, insanları ne diye aldatırsınız? Hiç ölünün günahı, altınların birkaç fakir elinde göstermelik el değiştirmesiyle bağışlanır mı? Deliliniz nedir ? Hayret ki hayret .. . (39/53) deki "la taknetu min rahmetillah"(Allah’in rahmetinden ümit kesmeyin) ayetini bu insanlara söylerseniz yetmiyor mu? Saf ve cahiller de bunları bilen, hoca vs, sanıp devam ediyor. Doğruyu söylemeye çalışan birkaç profesör, hoca ekrana çıksa,kanal değiştirip bu izlenmez diyor, yazılı eserlerini hiç eline almıyor
.
Akletmeyenler sonucuna katlanır da benim yüreğim bu kadar cahilliğe dayanmıyor.

Papazlar günah çıkarıyor ya hiç değilse canlı kişi, günahını söyleyip psikolojik bir rahatlama sağlıyor. Papazın önerisi üzerine bir hayır yapıp kurtulduğunu sanıyor. Bizimkiler utanmadan ölüyü gü¬nahlarından arındırıyor? Yeni bir din icat etseler bundan iyi olurdu. Bunları susturmaya kimin gücü yeter. Bir kere hocalık sıfatını yakalamış, karsı gelenleri de “zındık"lıkla suçlayıp "aforoz etme" yetkisini ellerine geçirmişler. İşlerine gelince demokrasi, söz özgürlüğü, bilim¬sellik kavramları savunmaları için bir sürü herze ile dolu uyduruk alleme kitapları ciltlerle hazır, kimin gücü yetecek? (52/48) "vasbir li hükmi rabbike "(Allah'ın hükmü gelene kadar sabret)

(77/15,19) "veylün yevmeizin lilmükezzibin" (tekzip edenlere yazıklar olsun). "febieyyi hadiysin bağdehu yüminun"(başka hangi söze –hadis-e inanacaklar)

Senin bu gibi insanlarla işin de beraberliğin de olmaz, oğlum, dostum kardeşim. Mü'minin bunlarla hiç işi olmaz. Bunlar ancak şeytanın kardeşleri olabilir. Nefislerine uyanlardan uzak dur. Aklını başına al ve oku. Oku ki O Kur’an senin rehberindir.Vesselam.


Devam edecek…

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa